Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Haygenstein Tarafından Yapılan Yorumlar

26.05.2025

Ahmet Bey, evrim (evolution, tatavvur) kavramı sözkonusu olduğunda akla ilk gelen zaten güneşin varlığı kadar açık ve seçik olan genel bir değişim mi yoksa modern anlamda bir biyolojik evrim fikri mi? "İslam düşüncesinde evrim fikri batıdan daha eski bir geçmişe sahip. Mutezili Kindi'den, Sunni İbn Haldun'a, Osmanlıda da Erzurumlu İbrahim Hakkı'ya dek." ifadeniz ilkini mi ikincisini mi ima ediyor? ilkiyse değil mutezili kindi ya da sünni ibn haldun adnan oktardan bile evrimci görüşler çıkartabilirsiniz. yok ikincisiyse zaten açıkça kitapta tam tersi ileri sürülüyor. bu konularda okuma yapacaksanız evvela kavramsal bir netliğe sahip olduktan sonra yapın.aksi halde böyle yanlış fikirlere kapılmanız işten bile değildir. bu konularda telif eserler vermiş biri olarak veriyorum bu tavsiyeyi.
03.03.2025

Jack London sadece eserleriyle değil, hayat öyküsüyle de öğreten bir yazar. Bu roman ise onun alelade bir eseri değil, aynı zamanda Martin Eden karakteri üzerinden okuyucuya aktardığı kendi yaşamöyküsüdür. Dolayısıyla diğer London eserlerinden ayırt edici bir yönü vardır. Üslubun çarpıcılığı ile hitabetin kuvvetini hep eğitimle edinilmiş bir meziyetmiş gibi algılamaya meyilliyiz. Ancak Jack London'ı her okuduğumda bunun edinilmiş bir meziyet değil, doğa ya da Tanrı tarafından -adına ne derseniz deyin- bahşedilmiş bir yetenek olduğu kanaatim perçinleşiyor. Beyaz Diş, Adem'den Önce gibi başyapıtların nasıl vücuda geldiğini anlamak için Martin Eden'ı okumak gerekir, hem de sindire sindire..
10.02.2025

Zannedersem lisansüstü bir çalışmanın kitaplaştırılmış hali.Hacminden de bir yüksek lisans tezi olduğu anlaşılıyor. Bir YL tezine göre başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Zira YL de kişi odaklı çalışmalar yaygınken konu bazlı sistematik çalışmalar ya nicelik ya da nitelik açısından eksik olabiliyor. Bununla beraber açıkçası oldukça eksik yönleri olduğunu belirtmeliyim. Örneğin metodolojik natüralizm konusundaki eleştiriler eksik ve yetersiz. Metodolojik natüralizm baştan ön kabullere dayalı bir yaklaşım değildir.Aksine tümevarımsal argümanlarla desteklenmektedir. bu konuda Belçikalı felsefeci Marteen Boudry'nin çalışmalarına bakılabilir. Ayrıca kitabın ana tezini desteklemede güçsüz kaldığını müşahede ettim. Doğa yasalarının askıya alınabilirliği mucizeyi mümkün kılsa da "pratik bilimin imkanı" önünde ciddi bir engeldir. Bu nokta havada kalmış.Ayrıca örneklem olarak Newtoncu değil de Leibnizci yaklaşım çözüm açısından daha fazla malzeme sunabilirdi.Her halükarda yazarın kalemine sağlık
09.02.2025

hataya bir örnek verebilir misiniz? aksine pek çok vesika ve mektubu olduğu gibi yayınlamış paşa. ayrıca Atatürk'ün tüm kitapları toplatıp yaktırdıktan sonra sadece okumak için bıraktığı nüshaya düştüğü notlar ölümünden sonra Hasan Ali Yücel'in çekmecesinden çıktı. O el yazısı notlar kitabın sonunda olduğu gibi yayınlandı. Orada Atatürk Karabekir'in kendisini Şişlide ziyaret ettiği ve enteresan konuşmaların geçtiği olaya "kesinlikle ziyaret etmedi" diyor ama Atatürkün ölümüne kadar en yakınında olan Ruşen Eşref 1933te gazetedeki köşe yazısında kitaba reddiye yazacağım derken farkında olmadan net bir şekilde ziyaretin gerçekleştiğini ağzından kaçırıyor çünkü bizzat kendisi de oradaydı :) Ben ötesine yorum yapmıyorum Karabekir'in de dediği gibi vicdan ve hakikat hakem olsun!
19.10.2024

Erken Osmanlı Tarihi için Aşıkpaşazadenin Tevârih-i Âli Osmanı ne ise, Safeviler için Safvatü's-Safa ne ise, Erken dönem Sasaniler için Kârname-i Erdeşir de odur. O döneme ait doğrudan birinci el kaynak olma hüviyetini hâiz olmasından ötürü oldukça önemli bir eserdir. Dolayısıyla Türkçe'ye çevrilmesi çok kıymetli bir iştir. Ne var ki pek çok yerde metni detaylandıran mütercimin; İngilizce Almanca ve diğer dillerdeki çeviriler de "Medlerin Kürt Kralı" şeklinde çevrilen "Kurdan Şah-ı Madig" ifadesini, sadece "Kordan Şah" şeklinde çevirerek hiçbir açıklama yapmaksızın geçiştirmesi bana göre çevirinin en kötü yönünü oluşturuyor. Çünkü tam da bu ifadenin tam olarak nasıl çevrilebileceğini merak ettiğimden ilgili kitabı edinmiştim ki bildiğim kadarıyla mütercim Pehleviceye de hakim bir isim. Bu açıdan en ufak bir ifadede uzun uzun açıklama yapan mütercimin bu kadar önemli bir meseleye hiç temas etmeden geçiştirmesi oldukça talihsiz bir durum olmuş.