Genelde çok reklamı yapılan,hakkında çok şamata çıkartılan kitaplar ve yazarlarını geçmişte reklam etkisiyle alıp okuyunca beklentime karşılık bulamayıp hüsrana uğrar,sonrada yazarıyla ilgili küçük bir araştırma yapınca,Yazarları genelde;Müslüman ve Türk adının arkasına saklanan bir takım misyonların sahibi ekalliyetlerden yada illegal çok uluslu cemiyet mensupları çıkardı.Metal Fırtına kitabıyla ilgilide çok şamata yapılınca benzeri düşünceler aklıma geldi.Ancak geçmişten beri kitaplarını güvenerek aldığım ve kafamda şimdiye kadar hiç bir olumsuz imaja sahip olmayan TİMAŞ yayınları içersinde yayınlandığı ve yazarlarının da memleketimin genç insanları oduğunu kitapçı rafında okuyup öğrenince hiç tereddüt etmeden aldım.
Sürükleyici,roman uslubuna yakın bir yöntemle yazılmış,hiç bir edebi değeri olmayan, anacak psikolojik harp yöntemlerinin ustaca kullanıldığı bir CIA belgeseli okuduğum hissine kapıldım.Kitabı bitirip genel bir muhakeme yapınca hislerimin çok ta yabana atılır olmadığını fark ettim.
Genelde psikolojik savaş yöntemlerinin hedefi,insanları yılgınlıkve umutsuzluğa sürüklemek amacıyla okuyucuların (Yada filmlerde izleyicilerin) farkına varmadığı bir şekilde üstü kapalı olarak insanların bilinç altını (alt beyini)hedef alarak alt bilinçte uzun vadede davranış değişikliğine sebep olarak duyguları etkileyip ABD nin yenilmez, önüne çıkan her hedefi yerle bir eden korkunç bir güç olduğu,onunla başa çıkmanın mümkün olmadığını ustaca nakış nakış beyinlere işemek amacıyla hazırlanmış bir CİA psikolojik savaş belgesinden farkının olmadığını düşündüm.
Kitaptan yaptığım çıkarsamalar;
ABD nin ancak dünyanın büyük bütün devletlerinin bir araya gelmesiyle durdurulabileceği Bunun da bugün yada yakın gelecekte mümkün olmadığı,vatandaşları tarafından kimi zaman şempanze kimi zamanda aptal olarak figüre edilen ABD’nin bu günkü başkanı bush’un haçlı seferlerini başlattığını ilan ettiği 11 eylül hadisesinden sonraki konuşmasında da belirttiği gibi “Ya onlardan tarafa olursunuz,ya da bertaraf edilirsiniz” her şeyiniz biter, yok olursunuz düşüncesi okuyucunun alt belleğine kazınmaya çalışılmıştır.
ABD’nin önüne çıkan her devleti silindir gibi teker teker ezip geçeceği, bu günkü çıkarlar dünyasında da ona karşı büyük bütün devletleri bir araya getirme mümkün olsa dahi bu birlikteliğin işgalle eş anlamlı olacağı, diğer taraflara kaynaklarınızı peşkeş çekerseniz(rüşvet karşılığı) buna karşılık onlardan yardım alabileceğiniz, gerçeği işlenerek, okuyuculara ;mademki kaynaklar her halükarda elden çıkacak, hiç olmazsa 8-10 devlet yerine tek süper güce kaynakları peşkeş çekmenin daha akıllıca olacağı,böylece de,hem 80 yıllık sanayi, savunma vs. kazanımlarınızı kurtarılır bunun yanında kendi kaynaklarınızda çok uluslu sermayenin çağdaş marabaları olarak çalışmak kaydıyla yaşamınızı sürdürebilirsiniz ve her halükarda kaynaklarınızı peşkeş çekeceğiniz diğer büyük devletler karşısında 7 kocalı hürmüz olmaktan kurtulursunuz mesajı verilmeye çalışılmaktadır.
Bunca reklam ve tantana kitabı okumadan ve her hangi bir odak yada odaklar tarafından organize edilmeden yapılmışsa ,bunları yapanlar gaflet içindedir.Aksi varid ise planlı bir psikolojik savaşın neferleri olarak ihanet içindedirler.Kitabı gerçekten okuyup anlayanlar arasında bir anket yapılırsa, okurken ve okuduktan sonra kaç kişi kendini aciz hissetmiş olduğundan yola çıkarak ne kadar zihinsel tahribat yapıldığı,ve kitabın amacına nekadar ulaştığını ölçmek mümkün.Yetkililere özelliklede geçmişine saygı duyduğum TİMAŞ yayınevi sorumlularına sesleniyorum,Yirmi yaş altı olan kendi çocuklarınıza okutup onlardan ne hissettiklerini ve gelecekle özellikle ABD ile ilgili ne düşündüklerini sorun,Geleceğimizin teminatı gençlerin zihinlerini yılgınlığa ve umutsuzluğa sevk etmede başat rol üstlenmek için mi kitabın fiyatını düşürdünüz,ne kadar fazla insan okursa o kadar zihin esir alınsın.Bunu size yakıştıramam ama bir de bu pencereden bakın aksi takdirde siz de mahşeri vicdanda günü gelince HAİNLER sınıfına dahil olacaksınız.Bunu kendinize ve bu güne kadar sizin yayınevinize inanan insanlara yapmayın en hafif tabirle ayıp ediyorsunuz.