Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Uzak12 Tarafından Yapılan Yorumlar

22.10.2019

Ülkemizde bu konuda yazılmış pek fazla eserin olmayışı da söz konusu çalışmayı değerli kılan diğer etmenler­den biridir. Fransızca’dan yaptığı çevirilerle tanınan Ali Berktay, dipnotlarda kullanılan eserlerin varsa Türkçe basımlarını dipnotlarda belirtmekte ve bu durum da konuyu derinlemesine inceleyecek araştırmacılar için bir kolaylık sağlamaktadır. Neticede eser, ülkemizde yapılmakta olan tarih araştırmalarına -özellikle Ortaçağ alanında- kronolojik anlamda yeni bakış açıları sunabilecek önemli bir çalışma olarak öne çıkmaktadır.
22.10.2019

bu çalışma, sonraki dönemlere damgasını vurmuş bir kavram olan historia’nın ortaya çıkışını ve Klasik Dönem yazarlarını nasıl etkilediğini He­rodotos ve Hippokrates özelinde ele almaktadır. Historia kelimesi hem etimo­jik açıdan hem de felsefî anlamı bakımından irdelenerek derinlemesine bir ça­lışma ortaya konulmuştur. Özellikle yöntem konusunda böylesine ketum olan Herodotos’un historia yapma pratiğine dair yapılan açıklamalar belirli konular ve pasajlar üzerine yoğunlaşmış olsa da doyurucu niteliktedir. Diğer taraftan günümüze ulaşan yazılarıyla Herodotos’a nazaran yöntem konusunda daha belirgin olan Hippokrates’in hekimliğe yaklaşımı ve hastalıkların nedenini açık­larken tıpkı Herodotos gibi historia yapması kısmen aynı dönemde yaşamış bu iki araştırmacının belirli bir felsefî temelden yararlandığını göstermektedir.
22.10.2019

Mitolojik konular hiç olmazsa S. Freud ve C. G. Jung’dan -bir başka deyişle psikoloji bir bilim olarak ortaya çıktığından- beri psikologların ilgisini çek­mektedir. Bu psikologlar genel olarak efsane kökenlerine ve efsaneleştirme süreçlerine dikkatlerini çevirmekle birlikte kendi bilimsel araştırmalarını açıklamak için bu efsaneleri kullanmaktadırlar. Mitolojik söylence araştırma­larında psikoloji bilimini kullanan araştırmacılardan birisi de Otto Rank’tır. O. Rank’ın araştırmalarına Freud’un çalışmaları hem yöntem olarak hem de argümanların kullanımı olarak kaynaklık etmektedir.
22.10.2019

Bu kitapta önerilen tarihyazım türü, salt geçmişle ilgilenmekle kalmamayı, geçmiş olguların geleceği açıklamakta kullanılabi­leceğini savunmaktadır. Böylece tarih bilimi kendi akademik dünyasına kapanmaktan kurtulmuş olacak ve bir zamanlar olduğu gibi topluma yön ve­rebilecek bir uğraşa dönüşecektir. Kitabın yazarlarından Jo Guldi, Brown Üni­versitesi’nde XVIII. ve XIX. yüzyıl Britanyası’nda ekonomi politiği ve kapitalizm gibi konularda araştırmalar yapmaktadır. David Armitage ise Harvard Üniversitesi’nde Lloyd C. Blankfein kürsüsünde tarih profesörüdür ve Bri­tanya İmparatorluğu’nun kökenlerine dair araştırmalarıyla ünlüdür.
22.10.2019

Toner bu kitapta; İngiliz tarihçileri ile seyyahlarının Doğu’yu çoğu zaman nasıl kadim geçmiş aracılığıyla gördükleri konusunu işliyor. İslam’ı ve Doğu’yu anlamak ve onunla ilgili algılar
oluşturmak için nasıl klasik Yunan ve Roma kaynaklarına başvurduklarını
araştırıyor. Aynı zamanda bu bakış açısına tarihsel, toplumsal ve politik olarak
anlam kazandırarak bu koşulların “Doğulu” ötekini nasıl şekillendirdiğini ve
ona karşı alınan tavırları nasıl belirlediğini açıklamaya çalışıyor. Doğu’ya ait
algı ve söylem anlamında İngiliz Oryantalizminin oluşturulmasıyla ilgili birçok
klasik malzemeyi bir araya getirip onları farklı tarihsel ortamlarda inceliyor.
Arap, Osmanlı, Kuzey Afrika, İspanya, Hindistan ve Uzakdoğu gibi bölgelerin
ve kültürlerinin Batılılar tarafından algılanması için kadim metinlerden nasıl
yararlanıldığını araştırıyor.