Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
eyeofthebook Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap, gazeteci Yenal Bilgici ile İlber Ortaylı’nın hayata dair yaptıkları söyleşiden oluşuyor. Kitabı okurken sanki siz de kendinizi o ropörtajın bir parçasıymışsınız gibi hissediyorsunuz. Hani almışsınız çayınızı kahvenizi, İlber Hoca anlatıyor siz dinliyorsunuz. Çok beğendim
Hakan Günday okumak için kesinlikle psikolojinizin yerinde olması gerekiyor. Kitabın konusu çok ağır başlıyor. Dilinden yazımından bahsetmiyorum, dili gayet akıcı ve güzel ilerliyor ancak konu o kadar ağır ki, her sayfayı yutkuna yutkuna okuyorsunuz. 200 lerden sonra acaba konu nereye nasıl bağlanacak derken sonunda tüm hikaye toparlanıveriyor. Konusu her ne kadar acı ve kasvetli olsa da sonu harikaydı. Etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız
30-40 lı yaş aralığındaysanız bu kitabını okurken çocukluğunuzu, eski mahalle yaşantılarınızı ne kadar özlediğinizi hatırlayacaksınız. Hatta kitabın duygusu tam da Perihan Abla dizisini izler gibi, veya bizimkiler dizisi.... ahh bi de Fiko’nun aşkı... Süper Baba ve fonda Bana bir masal anlat baba şarkısı. Yani ben tam da bu dizilerin bizde yaşattığı duyguları hissettim bu kitapta. Yazarımızın eline, yüreğine, kalemine sağlık
Yazarla tanışma kitabım oldu Sputnik Sevgilim. Kitaba başlarken isminden de anlaşılacağı üzere bir aşk romanı okuyacakmışsınız hissiyle başlıyorsunuz. Ancak bu aşk bir kadının kadına duyduğu aşkla tasvir ediliyor. Murakami’nin mistik doğa üstü akla çok yatmayacak şekilde bir yazım tarzı olduğunu duymuştum. Bu kitapta da çok mantığınıza oturmayacak şeyler var. Ama zaten yazarın derdi de mantığınıza oturması değil. Konuyu köpürtmekten ziyade insanları, onların karakterlerini ve duygularını anlatmayı daha ön planda tutmuş. Kitapta dikkat çeken başka bir konu da yazarın tasvirleri oldu. Yani bir duygu insanın aklı hayaline gelmeyecek şekilde, uzun ama edebi bir dille nasıl anlatılır derseniz Haruki okumalısınız derim.
Hani bazı kitaplar vardır gözleriniz yanana kadar okumak istersiniz. Hadi bir sayfa hadi bir sayfa daha derken bir bakmışsınız bitmiş. Sonra oturur ağlarsınız ya niye bitti keşke hep sürseydi diye... İşte tam da bu kitaptan bahsediyorum, bir zamanların efsane dizisi Leyla ile Mecnun’un kitabından. Kitabı okurken her cümlede karakterler aklınıza geliyor ve öyle yadırgamıyorsunuz ki absürt cümleleri. Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken katıla katıla güldüm. Çok klişelerim vardı benim. Kitaba da gülünür mü yaaa derdim. Hem de ne gülünürmüş. Kitabı okumak isteyenler için, diziyi izlemeden kitaba başlamayın derim. Çünkü kitap öyle edebi bir dille değil baya konuşma ağzıyla yazılmış. Bu nedenle de karakterleri özümsemeden kitabı okursanız size garip gelebilir. .