Toplam yorum: 3.285.288
Bu ayki yorum: 6.814
E-Dergi
KY-207741 Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk yayınlandığı yıllarda siyasi baskıların yoğun olduğu düşünülürse dönemin önemli çalışmalarından biri olduğu görülecektir. Yazar, "Hain Çerkes" ifadesi ile Nazım Hikmet'in dizelerinde de yer bulan Ethem Bey'in Kemalistlerce "hain" ilan edilmesinden sonra Çerkesliğinin akla gelmesine işaret ediyor. Bu önemli bir tespit. Ayrıca kitap okuyucuyu kronolojik yapısı ile adeta yaşanan döneme götürüyor. Yazarının sağ görüşlü olması da kitaba ayrı bir değer katıyor kanaatimce. Solcuların Kemalizme bu konuda eleştiri getirdiklerini biliyorduk ama sağ cenahtan bu tür bir eleştiri gelmesi son derece önemli. Tarihe ilgi duyanlar ve Çerkes Ethem Meselesi'ni merak edenler için değerli bir çalışma...
"Çerkes hikayeleri" denince insanın aklına Çerkes kültürü ile dolu dolu bir kitap geliyor. Ne yazık ki yazar, Çerkes kültüründen uzak yetişmiş birisi olduğu için kitabının da sizi binlerce yıllık Çerkes kültürüne çekmesi mümkün olamamış. Kof bir kitap. Okunması ile okunmaması arasında hiçbir fark yok. Önermiyorum.
Çerkes tarihinde "Bzeyiko Savaşı" adında yaşanmış bir olay yoktur. Bu tamamen Stalin döneminde uydurulmuştur ve Stalinci propagandaya dayanak sağlaması hedeflenmiştir. Belki birkaç köyde ufak-tefek anlaşmazlıklar yaşanmış olabilir ancak bunu tüm Çerkes halkına mal etmek ve hatta Çerkes tarihi gibi yansıtmak doğru değildir. Kitabın destan diye tanımladığı şey on yıllar boyunca Çerkes diasporasında "demokrat kabile" yaygaralarına neden olmuş, feodal düzeni aşamayan toplumda kabilecilik ve şovenizmin yaygınlaşmasına hizmet etmiştir. Tam tersine, Çerkes halkı 12 kabileden oluşur ve bu kabileler arasında feodal kabileler ve yarı-feodal kabileler söz konusudur. Yarı-feodal kabilelerin "demokrat" şeklinde lanse edilmesi tarihsel-bilimsel gerçeklere aykırıdır. Bu kabileler feodal düzene ulaşamayan kabilelerdir. Dolayısıyla bu kitap, tarih uydurmaktadır ve okunmasını kesinlikle önermiyorum.
"Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin" hakkından ne anlamamız gerekir? Egemen ulus sosyalistlerinin ulusal sorun karşısında tutumları ne olmalıdır? Siyasi bağımsızlık hakkı hangi koşullar altında kullanılabilir? Bu ve benzeri sorulara ışık tutan bir çalışma ve bence Lenin'in en iyi yapıtlarından biri.
Ulusal varoluş sorunu yaşayan bir halkın bireyi olarak bu kitabı çok dikkatli okudum. Vardığım sonuç; ulusal mücadele, ulusal kimlik ve ulusallık üzerinden hareket ederek ulus olgusuna daha samimi yaklaşan bir sosyalizmin daha kalıcı olacağı şeklindeydi. Bu aynı zamanda Sovyet deneyiminin bize verdiği bir derstir de. Ancak yazar daha ileri giderek geleceğin sosyalizminin "sınıf" yerine "ulus" üzerinden inşa edileceğini dile getiriyor. Bu tespite katılmasam da, özellikle azınlık halkların ve de egemen ulus sosyalistlerinin okuması gerektiğini düşünüyorum. "Ulus"un sosyalizmdeki yeri nedir, ne olmalıdır..? Horace Davis, farklı yaklaşımı ile zihnimizde bu konuyla ilgili bir soru işareti yaratmayı başarıyor.