Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kübra Çelik Tarafından Yapılan Yorumlar
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatıp kenara koyamazsınız; o sizin içinizden geçmeye devam eder. Alişan Kapaklıkaya, o meşhur siyah pantolon hikayesi üzerinden aslında hepimizin içindeki o çocukluk yaralarına, pişmanlıklarına ve aile bağlarına dokunuyor. Yazarın anlatımı o kadar samimi ve o kadar 'bizden' ki, sanki karşılıklı oturmuşuz da o anlatıyor, ben dinliyormuşum gibi hissettim. Okurken hem kendi çocukluğuma döndüm hem de sahip olduğum imkanlar için bir kez daha şükrettim. Yoksulluğun içindeki o tertemiz onuru ve bir çocuğun hevesinin kırılışını bu kadar içten anlatan çok az eser vardır. Sadece bir anı veya hikaye değil, resmen bir vicdan muhasebesi bu kitap. Boğazınızın düğümleneceği, gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız ama sonunda kalbinizin yumuşayacağı muazzam bir eser. Herkesin, ama özellikle anne ve babaların mutlaka okuması gerekiyor.
Halide Edib’in bu eseri sadece bir roman değil, resmen bir dönemin ruhunu yansıtan devasa bir tablo gibi. Sinekli Bakkal sokağındaki o dar mahalle yaşamından yola çıkıp, Doğu ve Batı arasındaki o bitmeyen çatışmayı Rabia’nın gözünden izlemek inanılmaz bir deneyimdi. Yazar, geleneksel değerler ile modernleşme sancılarını öyle kanlı canlı karakterlerle işlemiş ki; okurken bazen Mevlevihane’nin huzurunu duyuyor, bazen de o eski İstanbul mahallesinin sıcaklığını hissediyorsunuz. Karakterlerin her biri sanki sokaktan fırlayıp yanınıza oturacakmış kadar gerçek. Hem toplumsal bir analiz hem de çok zarif bir büyüme hikayesi okumak isteyenler için tam bir başyapıt. Kültürümüzün zenginliğini ve o dönemin çok sesliliğini bu kadar duru bir dille anlattığı için her kütüphanede mutlaka bulunmalı.
Halide Edib’in Handan’da bıraktığı o derin izi, Kalp Ağrısı ile çok daha farklı bir boyuta taşıdığını söyleyebilirim. Kitap ismiyle müsemma; insanı gerçekten ince bir sızıyla sarmalıyor. Yazar, aşkı sadece pembe bir bulut gibi değil, bir vazgeçiş ve vicdan muhasebesi olarak öyle bir işlemiş ki, karakterlerin hissettiği o içsel sıkışmışlık sayfaların arasından size geçiyor. Mektup ve günlük tarzındaki o samimi anlatım, sanki birinin gizli dünyasına dokunuyormuşsunuz hissi veriyor. Dönemin ruhunu, toplumsal baskıları ve kalbin o hiç dinmeyen ağrısını bu kadar zarif bir dille okumak çok etkileyiciydi. Duygusal derinliği olan, insan psikolojisinin labirentlerinde dolaşan bir klasik arayanlar için muazzam bir tercih. Okuduktan sonra insanın içine bir yumru oturuyor ama o edebi tat buna kesinlikle değiyor.
Halide Edib Adıvar'ın bu eseri, Türk edebiyatında kadın ruhunun derinliklerine inen en cesur yolculuklardan biri. Mektuplar üzerinden ilerleyen kurgusu o kadar samimi ki, okurken Handan’ın içsel çalkantılarını, aşkını ve acılarını sanki kendi kalbimde hissettim. Dönemin toplumsal yapısı içinde bir kadının var olma mücadelesini ve tutkularını bu kadar imgesel bir dille okumak çok etkileyiciydi. Hem psikolojik derinliğiyle sarsan hem de o eski İstanbul atmosferini ruhunuza işleyen, zamansız bir başyapıt. Modern edebiyatın köklerini merak eden herkes mutlaka okumalı.
Canan Karatay’ın bu kitabı benim için bir yemek kitabından çok sağlıklı yaşam rehberi oldu. Tarifler hem çok pratik hem de tamamen bizim mutfağımıza, damak tadımıza uygun. Yıllardır doğru bildiğimiz yanlışları bu kadar net bir dille anlatması harika. Kitabı okuduktan sonra mutfak alışverişimden pişirme alışkanlıklarıma kadar her şey değişti. Sağlıklı beslenmek isteyen ama lezzetten de ödün vermek istemeyen herkesin elinin altında bulunması gereken, çok değerli bir kaynak. Kesinlikle tavsiye ederim.