Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kübra Çelik Tarafından Yapılan Yorumlar
Mehmet Rauf denince akla hep Eylül gelir ama Böğürtlen bence yazarın o psikolojik derinliğini çok daha farklı bir yere taşımış. Kitabı okurken o eski İstanbul’un, köşk hayatının o naif ama bir o kadar da hüzünlü havasını ciğerlerime kadar çektim resmen. Mehmet Rauf, insanın iç dünyasındaki o fırtınaları, aşkın ve sadakatin çatışmasını öyle bir anlatıyor ki, karakterlerin yaşadığı her pişmanlığı kendi kalbinizde hissediyorsunuz. Kitabın adı gibi, hem tatlı hem de dikenleri insanın canını yakan bir hikaye... Dilinin o dönemine göre akıcılığı ve hislerin betimlenmesindeki ustalık beni gerçekten etkiledi. Modern edebiyatın karmaşasından sıkılıp, ruhu olan, derin analizlerle dolu ve gerçek duyguları iliklerinize kadar hissettirecek bir klasik arıyorsanız kesinlikle doğru yerdesiniz. Okuduktan sonra insanın içine ince bir sızı bırakıyor ama o sızı bile çok kaliteli.
Zülfü Livaneli yine yapmış yapacağını, kelimenin tam anlamıyla kalbimi paramparça etti bu kitap... Okurken hem tarihin o karanlık sayfalarında kayboldum hem de muazzam bir aşkın izini sürdüm. Struma faciası gibi unutulmuş bir trajediyi o kadar naif ve sürükleyici bir kurguyla anlatmış ki, kitabı elimden bırakamadım. Maya ve Profesör Wagner arasındaki o bağ, müziğin ve hatıraların gücü beni benden aldı. Bazı sahnelerde boğazım düğümlendi, bazı yerlerde ise insanlığın hem ne kadar zalim hem de ne kadar asil olabileceğini tekrar düşündüm. Sadece bir roman değil, resmen bir yüzleşme kitabı bu. Livaneli’nin o akıcı, insana dokunan dili sayesinde tarihin soğuk yüzü canlanıp bir ağıda dönüşmüş. Bitirdiğimde bir süre boşluğa baktım diyebilirim; etkisi kolay kolay geçmeyecek, her satırı ders niteliğinde bir şaheser.
Bu kitap resmen Anadolu’nun kadim ruhuna açılan tılsımlı bir kapı gibi. Sayfaları çevirdikçe kendimi bir köy kahvesinde, ocağın başında dumanı tüten bir çay eşliğinde en eski masalları dinliyormuşum gibi hissettim. Taşın, toprağın, dağın ve suyun dili olsa ancak bu kadar içten konuşabilirdi. Yazar, bu toprakların genlerine işlemiş o gizemli efsaneleri öyle samimi ve akıcı bir dille toplamış ki, okurken bazen bir peri bacasının gölgesinde serinliyor, bazen de bir kalenin burçlarında hüzünleniyorsunuz. Unutulmaya yüz tutmuş bu sözlü kültür mirasını yeniden canlandırmak, tozlu sandıklardan mücevher çıkarmak gibi bir şey. Eğer bu toprakların o mistik havasını solumak ve ardımızda bıraktığımız devasa hikaye denizinde kaybolmak isterseniz, bu kitap kütüphanenizin en sıcak köşesinde durmalı. Hem çok bilgilendirici hem de insanı çocukluğundaki o saf hayal dünyasına götüren şahane bir derleme olmuş.
Bu kitap tam anlamıyla kitap kurtları için yazılmış bir aşk mektubu gibi! Okurken kendimi o devasa, gizemli kütüphanenin koridorlarında kaybolmuş gibi hissettim. İçinde hem o eski sahaf kokusu var hem de dur durak bilmeyen bir macera... Boyutlar arası yolculuklar, ejderhalar, vampirler ve tabii ki her şeyin merkezinde o büyülü kitaplar... Yazarın hayal gücü o kadar geniş ki, kurgudaki detaylara hayran kalmamak elde değil. Ana karakter Irene’in zekası ve kütüphaneci kimliğiyle olayları çözmesi hikayeye çok farklı bir hava katmış. Eğer "kitap içinde kitap" temalı, biraz gizemli biraz da fantastik dünyaları seviyorsanız hiç düşünmeden sepete atın derim. Okuması aşırı keyifli, sürükleyici ve her sayfasında merak uyandıran bir seri başlangıcı olmuş.
Bu kitap gerçekten bambaşka bir şey... Yıllardır bildiğimiz o kötü cadı Kirke imajını alıp paramparça ediyor. Madeline Miller resmen 'gelin bir de onun iç dünyasını, dışlanmışlığını dinleyin' demiş. Tanrıların o kibri ve bencilliği arasında Kirke’nin kendi gücünü keşfetmesi, o ıssız adayı nasıl bir yuvaya dönüştürdüğünü okurken resmen atmosferin içinde kayboldum. Sadece bir mitoloji kitabı değil, bir kadının tek başına ayakta kalma mücadelesi gibi. Bazı yerlerde o kadar duygulandım ki, sanki Aiaie adasında yanındaymışım da o iksirleri beraber kaynatıyormuşuz gibi hissettim. Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum nadir kitaplardan biri oldu, kesinlikle şans vermelisiniz.