Toplam yorum: 3.285.014
Bu ayki yorum: 6.540

E-Dergi

Librarian9911 Tarafından Yapılan Yorumlar

09.03.2018

Bu günlük Huzursuz Kemikler'de yaşadığım okuma keyfini oldukça katlayan bir kurguya sahipti. Üstadımızın yola ilk çıktığı nokta olan Oxford'a yaptığı bir ziyaretle başlayan macerada büyük saygı duyduğu hocasının kitaplarının çalındığını öğrenir. Ve Lordunun da onayı ile bu olayı çözmek için Oxford'a gelir. Gizem göründüğü gibi basit olmadığı gibi pek çok şiddet olayı ve cinayeti de peşi sıra getirir. Ve tüm bu koşturmacalı olaylar silsilesi arasında Üstadımız en nihayetinde hayatının aşkını da bulur. Ama iktidar sahibi bir rakibin ortaya çıkması da uzun sürmez. Ve olaylar gittikçe gerilimi yüksek bir hal alır.
Asla aldığıma ve okuduğuma pişman olmadığım bir seriydi. O basitlik ve sadelik içinde yazarın okuyucunun yakasına yapışma başarısı ciddi anlamda takdire şayandı. Şiddetle tavsiye ediyorum
09.03.2018

Ortaçağ döneminde eğitimini cerrahlık düzeyinde tutan bir gencin (Hugh de Singleton) tesadüfler eseri Oxford yakınlarındaki Bampton Kalesi'ne mübaşir olarak atanmasının ardı sıra yaşanan gizemli cinayetlerde/olaylarda değme dedektiflere taş çıkaran incelikteki araştırmalarının anlatıldığı bir seri. Romanların geçtiği dönem incelikli bir araştırmanın ve marifetli bir kalemin işi olarak karşımıza çıkıyor. Dini inancın kahraman kanalı ile bu denli naif, saf, temiz ve dürüst bir şekilde düşünülmesi ve yaşanması en başta beni etkileyen kısımdı. İmkansızlıklar içinde cinayetleri çözme şekli de ustaca kaleme alınmıştı. Ve Üstat Hugh'un hayatın çeşitli noktalarına dair yaptığı tespitleri atasözü vari bir şekilde yer geldikçe dile getirişi kitaplardan aldığım keyfin diğer bir yakasını oluşturuyordu. Okumanızı tavsiye ediyorum.
01.02.2016

Rita Hunter'ın (Zeynep Avcı Ataş) okuduğum ilk romanıydı ve tek kelime ile bayıldım. Tarihi aşk romanı yazmak zaten yeterince maharet gerektirmiyormuş gibi bir de bambaşka bir yüzyılda bambaşka bir ülkede geçenini yazmak maharet ister. Sofie ve Brendan'ın hikayesini bayılarak okuyacak, okurken sık sık romana ışınlanıp Liliana'yı bi güzel pataklamak isteyeceksiniz garanti ediyorum.
23.12.2015

John Green'in okuduğum ilk romanıydı. Hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadan aldığım, büyük bir kısmını kendi kendime oluşturduğum önyargıya dayanarak okuduğum ve bir noktasında ciddi anlamda vurgun diyebileceğim bir çarpılma yaşadığım romanda en çok yazarın üslubuna bayıldım. Kurgu da en az bu unsur kadar etkileyiciydi. Tavsiye ediyorum.
23.12.2015

Birbirini hiç tanımayan bir kadın ve erkeğin aynı asansöre binmesinin saniyeler sonrasında mahsur kalışının ardından geçen 12 saatten bile az sürede birbirlerine aşık olmalarını okuyucuya hiç yadırgatmadan anlatabilme başarısı beğenimi kazanan yanıydı.O kadar ince bir romanda (160 sf.) karakterleri bile oldukça göz önünde canlandırılabilecek boyutta anlatabilmesi, fiziksel tanımlamanın yanında ruhsal betimlemeleri de gayet güçlü yapabilmesi... Takdire şayandı.