Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
psychedelicpink Tarafından Yapılan Yorumlar
Yıllardır yeni kitabı bekleyen bir İ. Oktay Anar okuyucusu olarak gelen bu kitapdan ziyadesiyle memnun kaldım. Tüm kitapların 2 şer 3 er kere okuduğum yazarın kitaplarını her okuduğumda yeni şeyler keşfediyorum. Ve inanıyorum ki bu adam kesinlikle boş değil.
Kitap ilk 50 sayfasında kahramanların çokluğuyla biraz sıksa da öyle şeyler oluyor ki bu karakterler birer birer bütünlüğü süslüyor ve fevkalade bir şölen yaşatıyor. Ben kitabı sanki izlemiş gibiyim. Bir roman gibi değil de film gibi, her sahne hala gözümde. Çok başarılı bulduğumu söylemeliyim. Okuyalı 1 aydan fazla oldu tekrar okumak için zaman geçmesini bekliyorum ve açıkçası sabırsızlanıyorum.
Tek kelimeyle vakit kaybı idi. Sinirlendiğimle kaldım. Adamı bulsam kitabını verip paramı geri alırdım. Keşke bunun yerine daha güzel ve mantıklı bir aşk hikayesi tercih etseymişim ama tavsiye üzerine almıştım. Tek kelimeyle sinir bozucu bir adam ve saf ötesi bir kız. Saçma sapan düşünceler ve çarpık düşünceler dizisi. (Zaten kitabın başı Amerikan Pastası tarzındaydı). Ben kızın ölmesini istedim gerçekten ve öyle oldu. Kahramanın böyle bir derse ihtiyacı vardı. Bu tarz insanların Dünyada temiz kalan hiçbir şeyi hak ettiğini düşünmüyorum. Zaten temiz insanlar da böyle insanlarla ilgilenmezler.
Bir de kitap kalitesi gerçekten çok kötü. Özensiz koyu renk sayfalar, kötü bir kapak... Üstelik 14 Lira. Anlatım da çok acemice. Yazarın 2. kitabıymış ama sayamadım kaç defa kullandı aynı hitap cümlelerini "genç adam, genç kadın, genç uzman, yaşlı kadın, yaşlı adam" çok uyduruk geldi.
Yatmadan önce 100 fırça darbesi bile bundan daha edebi idi.
Eskiden pazar sabahları olan çocuk filmlerinde tiyatroda Kral Artur ve yuvarlak masa şövalyeleri ile ilgili oyun sahnelemek isterken kafasını çarpan çocuğun Kral Artur dönemine gitmesini konu alan son derece keyifle izlediğimim filmlere benzettim. Ama onlardan yüzlerce kat daha başarılı hatta mükemmel bir kurgu, ayrıca başarılı bir anlatım.
Bitmesini istemediğinizi o dönemden ne kendinizin ne de Zenon'un çıkmasını istediğinizi fark edeceksiniz. Kendinizi Zenonun yerine koyup Büyük İskendere, Aristoya kafa tutacak, Nika'ya aşık olacaksınız.
Kitabı almadan önce hem yazar, hem kitap hakkında birçok yorum okudum ve kesinlikle hayal kırıklığına uğramadım. Haldun Hürel'in Sanat Tarihi hocası olması kitabın inandırıcılığını ve gerçekliğini destekliyor. Kitabın tek bir sayfasından bile sıkılmadım. Zaten kendine bağlıyor. Ayrıca kitabı okuyup uyuduğum bir gece, defalarca gözlerimi açıp ölüp ölmediğimi, başka bir boyutta olup olmadığımı kontrol ettim. Kitabı tanımlayan sözcük de bence "etkileyici" olmalı...
Kendimi bulamadığım kitap. Ama okurken heyecanlanıp kuralları bir bir ve hızlıca okuduğumu farkettim. Çok fazla zaman almadan bitecek kitaplardan. Bir yerde 'baş ucu kitabı' olarak tavsiye edildiğini gördüğüm için aldım kitabı. Sanırım tavsiye eden genç bir iş adamıydı.
Kitapta genellemeler yaparken çok cömert davranılmış o yüzden inandırıcılığını kaybetmiş. 'ya da'lar, 'belki'ler ve 'sanırım'lara yer verilmemiş. Yerine 'kişisel gelişim' kitaplarını okumayı yeğlerim.
Bir kaç defa okuduğumu söyleyerek başlayayım. Bir eski zaman hikayesi, Osmanlıca ve Türkçe birbiri içine o kadar ustaca sindirilmiş ki anlaşılmayan hiç bir söz yok. Enteresan bir şekilde aslında iyi-kötü Osmanlıca bildiğinizi düşünüyorsunuz. Felsefi yönü, kurgusu, gerçekçiliği ve gerçek üstülüğüyle de mükemmel bir kitap.
Anar'ın en iyi kitabı bence. O kadar az sayfaya o kadar çok şey sığdırmış ki. Yüzdeki şaşkınlık ifadesi en belirgin ifade oluyor kitap bitince...