Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

walden Tarafından Yapılan Yorumlar

16.01.2026

Richard Flanagan, Japonların milli şairi ve haiku'nun "en büyüğü" sayılan Matsuo Başo'nun kitabının adını vermiş kitabına. Türkçede adları biraz farklı:

-Başo: Kuzeye Giden İnce Yol
-Flanagan: Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol

Sert. Bu sertlik Cormac McCarthy'den.
(Cormac McCarthy'nin 2000'den sonra yazan yazarlara öğrettiği bir sertlik.)

Hikaye de babasından: babasının bir savaş esiri olarak Burma'daki "ölüm demiryolu"nda çalışırken yaşadıklarından esinlenerek yazmış bu romanı.

Cinsellikle ilgili yerlerde klişelere sarılıyor. Kadınlardan söz etmek istemiyor ama söz etmek zorunda kalıyor. Açık "machismo". Örtük mizojini.
18.12.2025

Bu romandaki malzemeyi bir felaket tellalına (meselâ Haneke'ye) verseniz herhalde okuyucuda ciğer bırakmazdı. Ama Ginzburg öyle yapmıyor: anlattığı olaylara soğuk bakıyor ("sudan soğuk bakıyor"), karakterlerle arasına mesafe koyuyor.

Bu bir dönem romanı. İkinci Dünya Savaşı İtalyasını anlatıyor. Bu tür romanlar için yazarlar genellikle çok çalışır, azımsanmayacak okumalar yapar, hatta tanıklıkları kovalar. Ginzburg'unki öyle değil: Hafızadan yazıyor. Savaşı yaşamış bir yazar. Kocasını da savaşta kaybetmiş. Bu, "yazar da her şeyi biliyor" eleştirilerine verilecek bir yanıt aynı zamanda: her şeyi biliyor, çünkü her şeyin olduğu yerdeydi, "oradaydı".

Hiper-gerçekçi bir roman da diyebiliriz. Yazar iyimser değil. İkinci Dünya Savaşı romanlarındaki "iyilik" klişesi yok burada. Ülkenin durumu kötü, hayat kötü, insanlar kötülüğün içinde yaşıyorlar. "Niye iyilik, iyimserlik yok, niye duygu yok?" diyenler için de bir çünküsü var yazarın: gizi karakterlerin "kusur"larında gizli.

16.12.2025

Suat Derviş'in 1928'de, 23 yaşındayken yazdığı roman. Gerdiği ipin bir ucunda "aşk", diğer ucunda "gurur" var.

Süheyla'nın hikâyesiyle dönem ortalaması bir eser ortaya koymuş Derviş. Klişelerle çalışmış, hızlı çalışmış. Kompozisyon da biraz sıkıntılı. Bunları tefrika telaşına vermek lazım.

Romandaki Mithat karakteri Nâzım Hikmet'i çağrıştırıyor. Eser de Nâzım Hikmet'in Suat Derviş için yazdığı "Gölgesi" şiirine bir tür cevap gibi. Gibi.
15.12.2025

Seri öyküler. İç içe geçmiş on yedi öykü. The Economist dergisi “öykü maskesi altına saklanmış bir roman” demiş. “Roman gibi” olduğu için filme de alınmış.

Öyküler yazarın gençlik yıllarını geçirdiği Albany kasabasında geçiyor. Albany, kitapta Angelus olmuş. Dokuz öyküde karşımıza çıkan Vic Lang karakteri büyük ölçüde Tim Winton. Yazar “Açık, Berrak Görüş” hikayesinde anlattıklarını anılarında da anlatmış.

Teknik anlamda kusursuz öyküler. Ama bu bir ciğer söken kitap. Çok sert.

Şiddet dolu merhametli bir adam. Şiddet dolu merhametli bir şair.
12.12.2025

Tamam, "köy romanları kanonu"nun en önemli eserlerinden biri.

Tamam, çiftçilik hakkında, bürokasi hakkında bir roman.

Tamam, "en iyisi çiftçilik. Ama suyun olacak. Yeterli toprağın olacak. Atın, öküzün,motorun, mazotun olacak. Hem de hazine diye, kesinleşmiş karar diye, imar, ihya, icar diye, eciri misil diye sıkıntı vermeyecek bir hükümetin olacak. Bir devlet, baba bir devlet ki, herkesi evlat bilecek!"

Ama, bütün bunların dışında, çok farklı bir özelliği daha var: müthiş bir "giriş"i olan bir roman. Müthiş bir "ilk iki sayfa".

Yazarın anlattığı Türkiye 62-66 yıllarının Türkiyesi. Romanın yazılış tarihi 79-80. Ve dil: 70'lerin Türkçesi.