Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Hüseyin Furkan Karamekik
Romanperver bir tababet ehli. 1996 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğretim lise ve üniversite hayatını İstanbul'da geçirdi. Tıp doktoru olup İstanbul'da yaklaşık 9 ay pratisyen hekimlik yaptıktan sonra, aile hekimliği ihtisasına başladı. Halen İstanbul'da bir eğitim araştırma hastanesinde aile hekimliği asistanı olarak görev yapıyor. Meslek olarak tıp camiasına mensup ancak hayatın geri kalan tüm alanlarında fahri olarak edebiyat dünyasına mensup. Özellikle tababet, edebiyat ve tarihin birleştiği alanlarda gezinmeye bayılır.
Hüseyin Furkan Karamekik Tarafından Yapılan Yorumlar
İşler Güçler, Kardeş Payı, Düğün Dernek vs. gibi Selçuk Aydemir yapımlarını izleyip beğenmiş, ve bu senaryolara imza atan kişiyi merak edip araştırmışsanız ve biraz da hayranlık duymuşsanız tam sizlik bir kitap. Dışarıdan iyi hoş gözüken her şeyin ardındaki görünmeyen çileli ama komik ve samimi süreci anlatıyor yazar. Ve TV'de gördüğümüz insanların da ne kadar etten kemikten insanlar olduğunu;hayatın diğer alanında geçerli olan kuralların birçoğunun orada da geçerli olduğunu hissettiriyor.Toplumda her ne kadar sinemaya dair sadece belli bir zümre tarafından yapıldığı algısı oluşmuşsa da aslında madalyonun öteki tarafında:bu işin içinde de hırsları, hataları, beceriksizlikleri, mutlulukları, bilgelikleri, görmemişlikleriyle iç içe olan insanlar var.
Hem ironi hem mistisizm, bazen ikisinin de bir arada olduğu öyküler var kitapta. Değişik bir din anlayışı olan yazarın Tanrı tasavvurları da bir o kadar ilginç ve okunmaya değer. Klasik anlatımların dışına çıkmış ve kendi bulunduğu yerde de klasik olabilmeyi başarabilmiş, yahut başarabilecek bir eser bence.
Eser kısa ve küçük. Her ne kadar 20. Yüzyılda yazılmış olsa da o dönemde hasbelkader gidilmiş bir ülkeye dair seyahatname yazılmış olması benim için ilginçti.
Güney Amerika'nın İslamiyet'in yayıldığı topraklar olmasına rağmen bölgenin Müslümanları için referans noktası olmayışı, dini yaşatacak önder nitelikte kişilerin olmayışı ve Müslümanların orada azınlık oluşturması hasebiyle duydukları çekingenlik bölgenin dini hayatını hurafeciliğe ve batıllığa yaklaştırmış.Hangi coğrafya olursa olsun Hak yolundaki esas savaşın Şirk'le değil de cehalet'le oluşunu yeniden görmek benim bu kitaptaki en büyük kazanımım oldu. Böyle bir kitabın günyüzüne çıkarılabilmiş olmasını değerli ve anlamlı buluyorum.
Beş uzun hikayeden oluşan bir kitap, ismini aldığı hikaye Mario ile Sihirbaz ise içlerinde en çarpıcı olanı bence. Thomas Mann'ın üslubu o kadar kuvvetli ki hikayede yaşanan huzursuzlukları bizzat yaşıyormuş gibi hissettiriyor okuyana. Henüz Mann'ı okumamış biri için iyi bir başlangıç kitabı olmayabilir fakat diline alışmış birisi için farklı bir deneyim olacağı kanaattindeyim.
Motifler sayıca fazla ama çok çeşitli değil, benzer desenler var.