Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

yezdannur Tarafından Yapılan Yorumlar

17.12.2006

Edebiyat dünyasının Pamuk Prenses'idir şiir. Uzaklara gittiğinde peşine avcılar gönderilen...Ama kimi avcılar kıyamaz şiire. Görevini tamamlayanlar da vardır-belki-. Fakat biz okuyucular bilemeyiz bazen neden öldürüldüğünü ya da ölü sanıldığını. Şiirin akibetini görebilmek için Cadı'nın aynasına sahip olmak isteriz. İşte Hasan Akay bu çalışmasıyla her zaman doğruyu söyleyen bir ayna tutar... Metnin akibetini ve ahiretini gösteren.

Bu kitap şiirsel “altın bir göz”ün boşlukta seyreden ebedi dünyasından sesleniyor. Sırf bu sebeple her şair için bir başucu kitabıdır. Cadı’nın bir hamlesiyle ışığa dönüşecek olan şiirin gökyüzündeki ebrusunu çizer bu eser. Şiirin gökyüzünde bıraktığı bu izi sürerek yani “şiirin alametleri”ni takip ederek (d)bize getirir.

Şiir aşk ile dirilecektir diyor Hasan Akay! Elbette her masal mutlu sonla gökten biter…Pamuk Prenses’i öperek uyandıracak olan Beyaz Atlı Prens’i bekleyenlere tavsiye olunur…
14.02.2006

KPSS' ye nasıl hazırlanacağını bilmeyenlere rehberlik edecek şekilde hazırlanan bu kitapta konu anlatımlarından, testlere kadar herşeyi bulabilirsiniz. Bunun yanısıra aklınızı allak bullak edecek ayrıntılarla boğulmaksızın konunun en önemli noktalarına değinen bu kitap için yazarlara ve yayınevine teşekkürler...
Tüm memur adaylarına tavsiye olunur...
14.02.2006

Eser, dönemi yazarlarının aksi yönünde eserler veren Hüseyin Rahmi'ye belki farklı değil ama rahat bir bakış açısıyla oluşturulmuş. Sanırım kitabın H.Rahmi'ye benzer yönü de bu.
Eserde yazarla ilgili ilginç bilgiler bulabilir, işlediği konuların tasnifi ve ruh tahlilleri yanında yazarın dili hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz.
H.Rahmi'yi sevenlere tavsiye olunur.
13.05.2005



İlk ayrılığı, hep fazla erken gelen ilk acıyı, ilk yağmuru tanımayan şiir, çocukluklarında acı çekmeleri önlenmiş
kişilere benzer: Biraz hafif, biraz kör, direnci tanımadığı için ise dirençsiz....

Hasan AKAY, bu çalışmasında biraz şiirin-belki şairin- canını acıtır? Onu yılların ÖTEsinden bugüne
getirerek- ki bu bugün tüm bir dün'ü kapsar- okuyucusuyla yüzleştirir. Kimi zaman ise mantık oyunlarıyla duygunun
gramerini sunar (okuyucuya, şaire ve şiire) bu gramer her 3 ucu da kesen bir keski gibi okuyucu, şiir ve şair arasında
gidip gelirken "iyi"yi daha iyi, "kötü"yü ise delik deşik eder.

Şair elbette, özel bir duyuş ve söyleyiş biçimine sahiptir.Bu perdeyi aralayan Hasan AKAY'ın da bir şair olduğu
gözden kaçmamalıdır. Belki de yazar, dilbilimini üslup biliminin içinde anlamlı bulmaktadır. Gerçek anlamda her şiir
bir sözdür ve şair de "söz sahibi"dir...

Şiirin insan için en önemli yönü, insanın beynine sınırsız bir düşünme ve devinme gücü sağlamasıdır. Sonuç
olarak her şiir, yeni bir iletişim yolu sunar insanlığa... Bu yola değişik bir alternatif getiren bu kitap, şiiri seven,
şiirden zevk almayı bilen her "göz" için mutlaka okunmalıdır. Çünkü bu yolda, şiir için bir mürid iseniz ve imgenin
önemini şimdiden kavramışsanız, bir mürşide ihtiyacınız vardır... İmge çoğu zaman bir anlam kaosudur! Aklı kendine
muhatap seçer. Aptalları affeder ama, akıllılara zalimce davranır...

Dışsal kuralların, geleneğin içinden ve buyruğundan çıkan şiirin, her edebi çalkantı, her önemli akım ve şairle
birlikte tanımı da değişir. Bu kitap tüm bunların üzerinden şiire bakar. Ve bence en önemli özelliğini de buradan alır.

Her şekilde şiiri ıskalamayan bir şiir çözümlemesidir. Şiiri bir bilmece gibi görmediği halde,
bulmaca "kareler"ini Necatigil üzerinden "yeni"den okursunuz.

Her dilde sözcüklerin tahrik ettiği duygular vardır. Bu duygular sanatçı tarafından hesap edilmelidir, önce.
Sonra da okuyucu tarafından algılanması ve onun önünde açtığı "uzay" şiirin "yeniden çözümlenmesi"dir.

Son olarak "der"in"liğe açılan penceresiyle defalarca okunması gereken bir kitap... Göz'ünüzün pasını silmek için...
Tavsiye olunur...