Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Neeesli_ Tarafından Yapılan Yorumlar

14.06.2015

Neva Bulvarında bir gencin hayatının aşkını bulduğunu sanması,Burun'da bir adamın bir sabah burunsuz uyanması ve burnunun ekmeğin arasından çıkmasıyla gelişen olaylar, Portre'de esrarengiz bir resmin sebep olduğu esrarengiz olaylar,Palto'da bir memurun binbir zorlukla satın aldığı paltosuna tutkuyla bağlılığı,Bir Delinin Anı Defteri'nde bir köpeğin ağzından yazılmış mektuplar ve kalem memurunun hastalık sonucu kendini İspanya kralı sanması ustalıkla anlatılmış.Portre o kadar sarsıcıydı ki etkisinden uzun süre kurtulamadım. Sanki kitabı okumuyordum da o resmi görüyordum.Bir insan nasıl bu kadar sarsıcı yazabilir?Gogol'un ince zekasına hayran olmamak elde değil. Burnu ekmek arasından çıkardığında ağzım açık kaldı.Palto için ''Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık.'' denilmesi her şeyi anlatmaya yetiyor.Akaki Akakiyeviç'in yeni paltosunu giydikten sonraki sevinci,insanda hüzünle karışık bir gülümseme bırakıyor.Gerçekten sarsıcıydı.Kesinlikle okuyun.
13.06.2015

Katıraslan alıştığımız aslan ile tilki masallarından çok farklı. Cahit Zarifoğlu'nun zarif dünyasından bir parça sunuyor bize. Tilki ile Aslan'ı hiç böyle okumadınız.''Kendin gibi ol.''diyen bir aslan düşünün.Okunması gereken bir kitap.
29.05.2015

Nurullah Ataç'ın denemelerini barındıran bir kitap. Deneme sevenler için vazgeçilmezdir Nurullah Ataç. Öyle güzel bir sohbet havasında yazılmış ki sanki kitabı okumuyorsunuz da Nurullah Ataç'la oturmuş sohbet ediyorsunuz. Kesinlikle okunmalı.
28.05.2015

''Beni keşke yoksul çocuklar yese.'' diyen bir şeftali düşünün...Kalbimize dokunan, sıcacık bir masal. Samed Behrengi'nin masalları o kadar farklı ki insan masalların dünyasından gerçek dünyaya dönmek istemiyor, kitap bitsin istemiyor. Bir Şeftali Bin Şeftali'yi çok sevdim. Sonuna çok üzüldüm, keşke böyle bitmeseydi. Çocuklara seve seve okutabilirsiniz.
28.05.2015

Kırmızı Pazartesi sonu daha ilk cümlesinden belli bir cinayetin kitabı. Sonunu en başından bilmenize rağmen merakla sayfaları çevirmekten vazgeçemiyorsunuz. Ama bazı yerlerde sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Cevapsız kalan sorularım oldu. Beklentimin altında kaldı diyebilirim. Marquez'in tarzı alışık olduğumuzun dışında bir tarz. Kırmızı Pazartesi sonu baştan bilindiği halde kendini okutmayı başarıyor. Santiago Nasar'ı kurtarmayı, ona ''Seni öldürecekler!'' demeyi istemeyen yoktur herhalde. Cinayet kısmını sanki okumadım da gözlerimle gördüm. O kadar kötü oluyor insan. Sonunda Santiago Nasar'ın iç organları fırlamış halde evinin mutfağına kadar gidebilmesi ve ''Beni öldürdüler hala.'' demesi beni çok etkiledi.