Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

KY-218343 Tarafından Yapılan Yorumlar

23.05.2005

Bu eser sosyoloji için ve özellikle Türkiyedeki kuralcı ve sosyolojiyi bir kalıba sokmaya çalışanlara çok iyi bir cevap. objektif, olayları bütün boyutları ile ele almaya çalışan bir eser. teşekkurler Cemil meriç. işte kitaptan bir örnek:
İSLAMİYET VE SOSYALİZM
Sosyalist istihsalin mutlaka bir ideolojiye ihtiyacı vardır. Kalabalıkların fedakarlık yapması için mutlaka bir ideolojiden faydalanmak, gönüllerine hitap etmek mecburiyeti vardır. Bu ideolojiler üç türlü olabilir:
1. içinde yaşanılan toplumu yüceltenler.
2. Tanrı’yı yüceltenler.
3. İnsanı yüceltenler.
Kapitalizm ancak millisinden faydalanabilir bu ideolojilerin. Bilhassa Türk milliyetçiliği çok garip, çok talihsiz bir silahtır. Çünkü tarihi boyunca bu millet Türk olmadan evvel Müslüman'dı ve Osmanlı’ydı. İslamiyet milleti idi âdeta. Bütün inananlar kardeşti, yani milletti. Bugüne kadar yapılan tariflerin en güzeli: aynı değerlere inanan, aynı değerler için seferber İslam milleti. Bunun içinde zümreler olabilir. 600 sene bu millet kendini yeryüzünde Tanrının mümtaz kulu olarak görmüş, Batı’ya minârelerden bakmıştır. Sonra bu değerler manzumesi bir anda silinmiş, sen Hititsin, sen Sümersin denmiştir. Oysa bu kadar eski bir medeniyetin sıcaklığı yoktur. Bir heyecan vermiyordu.
İslamiyet sınıf kavgasını körükleyemez. Çünkü İslamiyet’te sınıf kavgası yoktur, çünkü İslam İslam’ın kardeşidir. Kur’an’da bir iktisat sistemi yoktur, fakat sosyal adalete yönelen bir ahlak vardır. Bu ahlak bir sosyalist için pekâlâ faydalı olabilir. Dinin değerleri tabiat üstü değerlerdir, ancak Kur’an’ın bu adalet kısmı üzerinde ısrar ederek, kitleler harekete geçirilebilir.
23.05.2005

Milliyetçilik; 3. Dünyanın kapitalist ülkeler tarafından sömürülmesi için kurgusal, Anderson’un deyimiyle “Hayali” olarak ortaya çıkartılmış bir “fare tuzağıdır.” Milliyetçilik 3. dünyaya etki etmeye başladığı ilk yıllarda batı karşıtı bir nitelik taşımaktan öte batı ile bütünleşme veya modernleşme olarak ortaya çıktı. Fakat 3. dünyada egemen olan bir unsur bu bütünleşme ilişkisini bozdu. Bu unsur başta belirtildiği gibi 3. dünyanın en etkin ve önemli unsuru olan “Din yada kutsallık düşüncesi idi.” 3. dünyada baş gösteren milliyetçilik düşüncesinin kutsal olanla bütünleşmesi sonucu ulusal bağımsızlık hareketleri doğdu. Milliyetçilikten en çok zarar gören herhalde İslam Ülkeleri olmuştur. Çünkü bu ülkelerin toplumsal yapısı “Ümmet” esası üzerine kurulmuş idi. Milliyetçilik ise bu yapının dağılması anlamına geliyordu. Dağılmaya rağmen din faktörü etkili olmasından dolayı bu ülkeler tam anlamıyla sömürge olamadılar. Kısa bir süre içerisinde dinsel hareketler liderliğinde ulusal mücadeleler verildi. Ülkeler bağımsızlıklarına kavuştu. Fakat vahşi kapitalist çarkın pençesinden kurtulamadılar. Bunun en önemli sebebi de 3. dünya ülkelerindeki modern ulus-devlet ve siyasal elit ve modernist aydınlardır.
19.05.2005

kitap gayet güzel. fakat yararlandığı kaynaklar çokta objektif değil. coğrafi ve tarihi yorumu dikkat çekici. ama ustadın evrene bakışını değerlendirirken yetersiz kalmış. tevhid anlayışının yerine nevtoncu bir anlayışla ele almış ki. bu ustadın temel felsefesine aykırıdır.
diğer bir husus risaleler kemalizmin boşluğunu doldurmaya yönelik değildir. bu kitaplar kemalizmin dayandığı pozitivist, materyalist seküler yapının temellerini sarsmış bir eserdir. risalei nuru okuyanlar bunu çok rahat anlayabilir. bütün bunlarla birlikte sayın şerif mardiniyi takdir etmek lazım. akedemi dunyasının öcu gibi kaçtığı ustat bediüzzaman hakkında eser yazması takdir etmemizi de gerekli kılmaktadır. sayın nurcu kardeşlerime tavsiye ederim.