Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

S.. Dali Tarafından Yapılan Yorumlar

03.07.2025

Yazarın ilk gençlik yıllarının farklı zamanlarından kesitler sunan ve uzunca bir süre yazar tarafından çevirisinin yapılmasına izin verilmeyen bir kitap.. Yazarın ilk eseriymiş ve benim de yazarla ilk tanışma kitabım oldu.. kitabın içeriği belirttiğim gibi ilk gençlik zamanlarına ilişkin alıntılar, konusu epeyce basit ama bundan ziyade beni etkileyen kısım yazarın dili oldu.. o kadar samimi, dürüst ve o kadar içten bir anlatımdı ki.. kitabı bitirince ben ne okudum diye sordum kendime.. ben sadelik okudum, içtenlik okudum, samimiyet okudum dedim ve rüzgarın şarkısını dinledim keyifle..Yazar hakkında çok şey okumuş ve merak etmiştim eserlerini, kitaba ilk başlarken bu muymuş diye yargılarken kitabın bitiminde neden bunca konuşulmuş bu yazar onu anladım ve utandım.okuyucusuna keyifli okumalar
03.07.2025

Fransa da yaşayan Nathan isminde kırklı yaşlarında bir genç ve Cenavih, Nathan ın yaşının iki katından fazla bir yaşa sahip, Portekizli bir psikiyatrist. Yolları bir konsolosluk binasının bahçesinde kesişir ve olumsuz başlayan ilk karşılaşmadan sonra bir rastlantı sonucu yeniden bir araya gelişleri ve bu durumun hayatlarını nasıl etkilediğini konu edinir.. ilk kez okuduğum bir yazar, dili anlatımı, hikayesi bir solukta okuttu kendini.. her kitap etkilemiştir beni az ya da çok ama uzun zamandır kendimde bu kadar içselleştirebildiğim, hissedebildiğim bir kitabı okumuş olmak çok iyi hissettirdi. çok özlemiştim böyle bir kitap okumayı.. güldüm, ağladım, çokça düşündüm, yaşadım ve hissettim, yeri geldi Nathan oldum yeri geldi bay Cenavi.. bir çeşit terapi etkisi oldu kitap bende.. okumak isteyenlere keyifle okunsun dileğimle
21.05.2025

Bütün distopik tarzdaki kitapların temelini oluşturan bir kitap olarak BİZ'i geç okuduğumu düşünsem de 1984 ve Cesur Yeni Dünya'yı daha önce okuyarak BİZ'in bu kitaplara nasıl bir esin kaynağı olduğunu daha net görmekle bu gecikmenin nedeninin telafi edildiğini düşünüyorum. Bireysel kimliğin yok edildiği, insanların bir sayı ile isimlendirildiği, düş kurmanın yasaklandığı ve hatta bunun tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görüldüğü, insanın kendisine, doğasına, duygularına yabancılaştırıldığı, her düşünce ve davranışının kontrol altında tutulduğu, sınırları bir duvarla belirlenmiş Tek Devlet anlayışı ile yaşayan bir toplum. Bazı şeyler o kadar tanıdık geliyor ki. okuyunca siz de hak vereceksiniz.
27.04.2025

1900 lü yılların Japonyası.Yengeç ve balık avı amacıyla Kamçatka sularına doğru yol alan bir gemi.Avlanan yengeç vb ürünlerin gemi bünyesindeki fabrikalarda konservelenmesi maksadıyla kullanılan bu gemilerde hiçbir kanun geçerli değil,bu gemiler fabrika sayılmadıkları için"fabrikalar kanununun",gemi sayılmadıkları için de"deniz ticareti hukukunun" kapsamı dışında kalıyordu dolayısıyla sermaye sahipleri ve kapitalist sistem için tam bir"sömürü cennetini"ifade ederken, bu gemide çalışmak için gemiye ayak basan işçiler tarafındansa"hey cehenneme gidiyoruz lan"sözü ile başlayan kitap bir solukta bitti.Yoksulluk,sefalet,düşük ücret, insan onuruna yakışmayan yaşam koşulları ve daha sayabileceğim onca kötülüğün insana insan tarafından yapıldığını farklı bir anlatım tarzı ile yeniden okuyorsunuz.Bu kitapta beni şaşırtan yazarın üslubu,dil ve anlatımı oldu ki bunca kötülüğü öylesine gerçekçi ve mizahi bir dille anlatmış ki bu dil ve anlatım şekli kitabın daha rahat okunmasını sağladı benim için
04.03.2025

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Dişi bir kurt olan Akbar ın Erkek kurt Taşçaynar ile bozkırın ortasında ve tüm zorluklara rağmen birbirlerine olan sadakatleri,Akbar ın bir anne olarak çocukları üzerinden kurduğu hayalleriyle sıcacık bir giriş karşılıyor bizi,diğer yandan kilise ile örtüşmeyen fikirleri nedeniyle kiliseden afaroz edilmiş idealist bir genç olan Abdias ın inancı dört duvar arasından çıkararak gençleri zehirleyen,onları amaçları uğruna kullanan uyuşturucu tacirleri ile bireysel mücadelesine tanıklık ediyoruz.Bu kurtlar ile bu gencin yolları nasıl ve ne şekilde kesişiyor,ikinci bölümde merakla okunan hikayeye son bölümde yazarın üçüncü bir hikaye eklemesi ile hepsini nasıl ustalıkla bağladığı şaşkınlığı ile devam ediyor.Yazarın son kitabını da hayranlıkla okudum,bitirdiğimde yüreğimin tam ortasında kocaman bir taş oturdu.Aytmatov,doğa ile aramızda görünmeyen bağlar var,birine zarar verirsen sen de zarar görürsün diye haykırdı adeta bu romanı ile.. itinayla önerilir