Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

kurkmantolumelo Tarafından Yapılan Yorumlar

22.10.2025

Okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitaplarını da okuyacağım mutlaka. Hikayenin konusu hepimizin aşina olduğu ve maalesef ki artık kanıksadığımız kadına şiddet. Leyla, kadına şiddetin her türlüsünü babasından, amcasından, patronundan, sevdiği adamdan, evlendirildiği kocasından görmüş bir kadın… yani bir bakıma hepimizden bir parça var Leyla’da. En çok beğendiğim şey ise Leyla tarafından anlatılan kitabın üslubu. Çünkü Leyla yaşadığı bu dramı kendince süsleyerek ironik unsurlarla anlatıyor, durum ne kadar üzücü olsa da gülümsemekten kendinizi alamıyorsunuz.

Kitabın adına gelince alkol tedavisinde kullanılan bir ilacın adıymış. Bu coğrafyada kadın olmak her zaman zordu hala daha zor. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
22.10.2025

Çok düşük bir zeka seviyesi ile doğan Charlie, bilim adamlarının zeka seviyesini arttıracağı deneysel bir ameliyatı için gönüllü olur bu deney daha önce Algernon adında bir fare test edilmiş ve başarılı olmuştur. Charlie akıllı olduğunda insanların onunla dalga geçmeyeceğini, birçok arkadaşı olacağını düşünür ancak işler pek öyle gitmez çünkü artık o çevresi tarafından yadırgan, kıskanılan biri olmuştur ve Charlie yine yalnız kaldır.
Benim için kitapta yer alan vurucu cümle “sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez.” Syf:262 bence bugün bizim eğitim sistemimizde de bu eksik. Bu yüzden son yıllarda değerler eğitimi başlığı altında duruluyor. Charlie’nin zeka seviyesi yükseldikçe duyusal zekasının bunu yakalayamadığını görüyoruz kitapta aynı bugün birçok gencin meslek sahibi olup duyusal olarak aynı ölçüde gelişemediğini gördüğümüz gibi.
22.10.2025

İlk kez tanıştığım bir yazar, çok keyif aldığım sıcacık bir öykü kitabıydı. İsmi bile çok muzip, çok tatlı değil mi? 20 mektuptan oluşan öykü kitabımızda yazar, sevgilisi Osman’a yazıyor. Ayrılığın ardından bir kadının kendini yeniden inşa etmesini okuyoruz ki bu kez temeli çok sağlam yerden alıyor: kendi içinden! Muzip, nüktedan, çok tatlı bir dili var yazarın. İlk sayfalarda kahkahalarla okurken aslında çok benzediğimizi fark ettim. Son mektupta herkes kendi yolunu bulur, kendi gökyolumuzu takip etmemiz gerektiğini söyleyen yazarımıza katılmakla birlikte kendi enkazından kendine yeni bir ben yaratan kız kardeşlerime de bir selamı borç bilirim! Velhasıl diyebiliriz ki herkesin bir Osman’ı var arkadaşlar. Ayrılmaya kesin kararlı olduğu, barışmak istediği, pişman olduğu, özlediği, özlemekten delirdiği, gidemediği ama kalmayı da beceremediği… Bu kitapta kendi Osman’larınızdan parçalar bulabilirsiniz.
22.10.2025

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Postmodern romanın tüm özelliklerini barındıran roman, birçok akademik araştırmaya da konu olmuş. Olaylar köyde ve kentte geçiyor. Ortak unsur berber dükkanı. Köyde insanlar kayboluyor bir anda kentte karşımıza çıkıyor ama sonra bir anda geri geliyorlar ama eski hallerinden çok farklı bir şekilde. Sanırım kitabın adı bu yüzden Gölgesizler. Gölgesi olmayan insan, yaşamayan insandır ki karakterlerin ölüm sebepleri de o kadar trajik ki. Köy halkı da nefes almasına rağmen acaba gerçekten yaşıyor muydu? Muallak. Bazı karakterler kendi varlığını sorguluyor acaba ben gerçekten var mıyım diye. Bu çok hoşuma gitti. Ayrıca hayat tekrarların tekrarından oluşur diyor roman. Hatta bu sözden mütevellit sanıyorum kitap içinde de bu sözü tekrar ederek tekrara düşüyor. Fazlasıyla felsefi bir tarafı var aslında ama çok bilgim yok bu konuda. Romanın sonunda hiçbir merakımı da gideremediğimi de söylemek isterim :)
22.10.2025

Terapi seansıyla başlayıp devam eden olaylar, danışan Yankı ve doktor Birkan arasında geçmiş ve bugün arasında geçiyor. Aslında bu seansların ışığında yazar hepimizin çocukluğuna, içsel hesaplaşmalarına, aile ilişkilerimize, ortada olmayan babalarımız ve yalnız annelerimize ayna tutuyor. Bu açıdan bakıldığında hepimizin kendinden bir şeyler bulabileceği bir roman.

Bilinç akışı tekniği ile yazılan romanda neyin geçmiş, neyin şimdi olduğu; konuşanın Birkan mı Yankı mı olduğu -ki Yankı anlatırken doktor Birkan da kendi geçmişine ve çocukluk travmalarına gidip geliyor- belirsiz kalıyor. Bu anlatım tarzının hem avantajı hem dezavantajı olduğu söylenebilir. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak ve olaylarını daha iyi anlamak için bir çırpıda okumaya teşvik ederken aynı zamanda kolayca okumayı zorlaştıran bir tarafı da var. Psikoloji, sosyoloji gibi alanlardaki kurgu eserlere ilgisi olan herkesin okumasını tavsiye edebilirim.