Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

cinsdikici Tarafından Yapılan Yorumlar

29.04.2006

Merhabalar,
Fatima'nin 3 sirri kitabini bu konuda ciddi kaynak zannedip de almak isteyen arkadaslara uyari mahiyetinde olsun diye ozellikle yorum yapiyorum.

1. Bu kitap tamamen misyonerlik adina hazirlanmis bir kitap. Kitapta her zamanki tanidik misyonerlik hikayelerinden birisi mevcut. Kuslar, bocekler, simsekler, eziyetler, iskenceler, gok goruntuleri, melekler vs.. Tamamen masal kitabi seklinde derlenmis udak bir kitapcik.

2. Hristiyanlik dunyasinda bu kadar ciddi konumla konumlandirilmaya calisilan "Fatimanin 3 sirri" hadisesini anlatan kitapta en ufak bir atifin (referansin) olmamasi cok ilginc. Ornegin Fatima bolgesinde insan topluluklari
simsekler, olaganustu hava olaylarina taniklik ediyorlar, papazlar valiler yorenin
yoneticileri alarma geciyor hatta vali hadisenin basrol aktorleri olan 3 kucuk cocugu (7, 9 ve 10 yaslarinda cocuklar)
sIkIstrirarak hapse falan atiyor sirf
Meryem Ana'yi gorebilmek ya da olayi
itiraf ettirebilmek hirsiyla..
Gel gor ki, bir Allah'in kulu bunu belgelendirememis olacak ki, hic bir belge kayit vs. bahsedilmiyor. 13 Mayis 1917'den 13 Ekim 1917'ye kadar cereyan eden olaylarda biride cikip "kamerayla olayi tespit etmek istememis. Hatta vazgectim kamerayi, fotografta cekmemis. Ondan da vazgectim. Belgelendirmemis !!!" Bu hadisenin gercekliginden bahsedebilmek bile guc.
Ancak bu kadar agiza dusmus bir konu olmasi hasebiyle "husn-u zan" edip,
belki bir baska hadise olmustur, dur
bakalim okumaya devam edelim diyor insan.

3. Kitabi okuyunca bir musluman olarak "Allah'im iyi ki beni Islam ile sereflendirmissin" diye dua ediyorsunuz. Cunku Islamiyette cocuklar masumdur. Gunahlari olmadigi gibi ibadet yapmasi ya da farkli yukumlulukler beklenmesi dahi soz konusu degildir. Cunku cocugun etrafini algilayabilmesi, aklini kullanarak kendini tek basina yonlendirebilmesi kabiliyetine sahip olmasi ondan beklenemez. Hele zorlama yapilmasi kesinlikle hos bir durum olamaz.

Hal boyle iken kitabi okurken bunaldim. Neden mi? 7 yasindaki kiz cocuguna Meryem ana gok goruntusuyle gorununce "Tanriniz Isa icin izdirap cekmeniz lazim cocugum, gunahkarlarin bagislanmasi icin eziyet cekmen lazim, Tanriniz Isa cok uzgun, sizden eziyet cekmenizi bekliyor" diyor... Bunun uzerine kitapta ne mi yaziyor? Kucuk cocuklar bu istekler uzerine "temizi dururken pis atik sularini iciyorlar, kendilerini iplerle sarip boguryorlar, vucutlarinda curuk izleri olusturacak sekilde kucuk iskenceler yapiyorlar"... Kitapta bu hareketler hani hatali davranis olarak soylenecekken !!!!
Tesvik ediliyor.. Nasil mi? Meryem ana gok goruntusu ile geliyor. "Cocuklar yetmedi daha cok aci cekmeniz, izdirap yasamaniz lazimc diyor.... Yahu bu soyleyisler Hz.Meryem'e iftira atmaktik. Allah'in dinine camur atmaktir.

Hz.Meryem annemize ve Hz. Isa peygamberimize yapilan bu atiflar cirkindir. Asilsizdir. Terbiyesizcedir.

4. Kitap cocuklardan hic anlamayan bir Tanri ciziyor. Zaten Tanri Isa yapilinca, ortalik tam bir kaosa surukleniyor. Kitapta Isa, baris icin milletin eziyet/izdirap/aci cekmesini istiyor. Telkinleri bu sekilde sunuyor. Tahminim Portekiz halki bi sekilde birileri tarafindan
uyutuluyor. 1917-1919 yillari icin bu halk iyi kurgulanmis bir senaryoyla muhatap diye dusunuyorum.

Kitabi da ele alan yazari, cocuklara asiladigi/ogrettigi fikirler acisindan kiniyorum. Ciddiyetsiz bir kitap ortaya koymasi yonuylede zaten olumsuz elestriyorum.

5. Kitabin en ciddi denebilecek bolumu son sayfalar (5 sayfa) Burda Mehmet Ali Agca, Papa, Meryem Ana gorunusu, Papalik yonetimi ile ilgili konular aciklanmaya calisilmis.. Ancaak.. Internette, gazetelerde ve kaynak kitaplarda konan bilgilerin %1'i burda. Yani yeni ya da orjinal denebilecek hicbir bilgi mevcut degil.

6. Hristiyan dunyasi henuz dualizmi (ikileme) ve insana tapmayi asamadi. Bu sebeple seytan hep dunyayi ele gecirebilecek tanri-rakibi gibi vurgulandi. Hz.Isa hep Tanri olarak anlatildi. (insan-tanri) Hz.Isa peygamberimiz kiyamette bu tabloyu cizenlerden cok buyuk hak talep edecek. Kendisine atfedilen bu "Tanrilik" iddiasini ortaya atanlarla yuzlestiginde cok aci tablolar ortaya cikacak. (Ozellikle Iznik konsulunde yer alanlar)

Degerli okuyucular, Islamiyet Hz.Isa'yi ve Hz.Meryem'i onurlu bir konumda insanlara anlatir. Islamiyette "aci cekme/cektirme" mantigi kabul edilemez. Hatta insan kendi nefsine bile zulum edemez.

Kur-an'i Kerimde Kasas suresi 16.Ayette
Allah(c.c.) "Musa -Rabbim! suphesiz ben nefsime zulmettim, beni affet- dedi. Allah da onu affetti. Suphesiz o, cok bagislayandir, cok merhamet edendir"
demektedir.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s) veda hutbelerinde "Nefsinize de zulm etmeyiniz. Kendinizin de uzerinizde hakki vardir"
demistir.

Islamiyeti tum insanliga tavsiye ederim. Ozellikle Hristiyan ve Yahudi arkadaslari Islamiyetin guzellikleri ile tanismaya davet ediyorum. Cunku onlar icin Allah Kuran'i Kerimde "ehl-i kitap" olarak bahsetmektedir.

Muhammed Cinsdikici
24.10.2005

Merhabalar,
Bu kitap, Türkiyede "Harem" konusunun suyunu çıkarmaya çalışanlara karşı güzel bir cevap olmuş. Kitabın içeriği ile ilgili pozitif/negatif şeklinde kısa yorumlarım aşağıdaki gibidir;

Pozitif Yorumlar.......
a) Cariyelik ile ilgili tüm kavramların orjinalleri net biçimde verilerek, tarihi yanılgıların önüne set konmaktadır. En bariz örnek "oğlancılık" olarak verilebilir.

b) Kitapta kullanılan referanslar çok açık ve net biçimde sunulmakta, diğer asılsız
kaynakların çarpıklıkları da verilmektedir. Örnek "haremde çırılçıplak yıkanan kadınların resimleri" gibi hayal ürünü olan eserler...

c) Kitapta kullanılan eski terimler, okuyucunun anlayabileceği şekilde açıklanmaya çabalanmaktadır. Osmanlıca bilmeyenleri polemikte bırakmamak adına güzel bir çaba.

d) Basında ya da muhtelif kaynaklarda Osmanlı devletini karalamaya yönelik çıkarılmış, yakışıksız iddiaların, delilleriyle
ve İslam kurallarıyla açıklanarak çürütülmesi büyük bir emeğin sarfedildiğini belirtmektedir.

Negatif yorumlarım;
a) Yazar, kitabın toplumsal yönünü unutup, şahsi münakaşalarını da kitaba taşımış. Örneğin Murat Bardakçı ile arasındaki problemler.
Gerek yok.. Murat Bardakçı bu işin magazin kısmında.. Paparazzi mentalitesine, akademik cevap vermek yersiz.. İsim verilmeksizin konu masaya
yatırılabilir.. Murat Bardakçı bey'de gereken cevabı kitabınızdan almış olur.

b) Bazı konular üzerine aşırı hassasiyet yüzünden, çok fazla tekrara girilmiş. Fazla tekrar kitabın okunmasını zorlaştırmış.

c) Benim gibi konuya vakıf olmayan okurların daha özetlenmiş biçimde soru/cevap bölümüyle karşılaşması akıcılığı arttırmak için kullanılabilirdi..
Kitapta böyle bir uslub izlenmiş ancak sonlara doğru..
Sonuç; kitap; konuyla ilgili tüm kapalı yönleri ele almış. Cariyelik mevzuunun suistimal edilmesini engellemiş. Bazı mahrem konuları halkın ahlakii yapısına zarar vermemek adına açmamış ve düzeyli bir uslub izleyerek anlaşılmasını sağlamış. Cariyelik müessesesi üzerine kendince uyduruk yol izlemeye çalışan/rant sağlamaya çalışanların tüm çıkışlarını kapayan bu kitabı okurlara tavsiye ediyorum.
06.09.2005

Merhabalar,

Kitabin tanitiminda cok ciddi bir hata oldugunu dusunuyorum. "Mutlak dini dogrular" uzerine kurulu bir dunyasi yok "Dervis"'in.. Aksine dinde olmayan ve dinde varmis gibi zannettigi dogrulari var.

Yugoslavya ve cevresindeki Mevlevi/Bektasi kulturunun goruntulenmesi acisindan onemli bir kitap.

Ancak belirttigim gibi, Dervis'in -yani Mevlevi seyhi olarak takdim edilen kisinin- inanclarinda yanlislar var. Ve bu asla Islam dininin mutlak dogrulari seklinde okuyucu tarafindan algilanmamali.

Kitabin guzel olan yani, "Dervis"'in gercek bir psikolojik analiz ile tanitilmasi. Bir insanin celiskileri ancak bu kadar net ve bu kadar samimi anlatilabilir. Insanin nefsiyle arasinda gecen kavga ve seyh olmanin insani insanliktan cikarmadigini anlatan guzel bir kitap.

Okurken sIkIldIgIm tek konu, psikolojik tanimlamalarin uzun ve detayli olmasi. Kitabin surukleyiciligini bir miktar azaltiyor.

Saygilarimla..