Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

saiduzun Tarafından Yapılan Yorumlar

03.07.2001

Hz. Said-i Bediüzzaman'ın te'lif ettiği ilk eserlerindendir. Kendi ifadesiyle "Risale-i Nur Külliyatı'nın bir çekirdeği hükmündedir. Külliyatta tafsilli olarak ele alınan pek çok mevzuyu burada hülasa olarak bulabilirsiniz.

Aslı Arapça olan bu eser; Lem'alar, Reşhalar, Lasiyyemalar, Katre, Hubab, Habbe, Zühre, Zerre, Şemme ve Onuncu Risale isimli on harika eserden mürekkeptir.
03.07.2001

Mektubat; Risale-i Nur'un temel eserlerinden birisidir. Mektubat'ta günümüz insanlarına yol gösteren mektublar var. Mektublarda işlenen konulardan bir kaçı:

Kainattaki daimi faaliyetin sırları ve hikmetleri...

Tevhid inancının tükenmeyen gerçekleri....

Peygamberimizin üçyüzü aşkın mu'cizesi....

Allah'a dua etmeye neden ihtiyacımız var?

Ramazan orucunun hikmetleri.....

Kur'an'daki milliyetçilik anlayışı....

İslam'da reform teşebbüslerine verilen susturucu cevablar...

ve daha yüzlerce konu...

Zihninizi kurcalayan pek çok suale size hitaben yazılmış mektuplarda cevab bulmak istiyor musunuz? O halde kütübhanenizde Mektubat'a da yer ayırın...
03.07.2001

Lem'alar'da her insana hitab eden mesajlar var.

Gençler, öğrenciler, hastalar, ihtiyarlar, ilim adamları, hanımlar ve diğerleri!

Sorularınıza araddığuınız cevabları Lem'alar'da bulacaksınız.

Allah'ın varlığının kesin isbatı..

Peygamberimizin yaşayışıile gösterdiği saadet yolu..

Aile hayatının huzur prensipleri..

Hastalara şifa veren teselliler..

Yaşlıları karamsarlıktan ve ümitsizlikten kurtaran açıklamalar..

İman kardeşliğini pekiştiren esasler..

Günahın psikolojik tahlili ve günahtan kurtuluş yolları..

ve daha pek çok temel konular..

Lem'alar'ı okudukça fikir dünyanızın aydınlandığını göreceksiniz.
03.07.2001

Sırlar, sadakat ister!

Asrın sahibi o zat-ı necib; o ümitsiz ve umutsuz ve ışıksız bekleşen vatan evlatlarına, 'bu hakikatları ve bu esrar-ı Kur'aniyeyi damla damla nasıl ulaştırırım' derdinde iken, Rabb-ı Mutlak Ona; İmanının muazzam sadakatına mukabil harika esrar-ı Kur'an'ı açıyordu. İşte; sahabe mesleğini meslek edinmiş bu şefkat abidesi insan; bu esrarı artık efkar-ı beşere arz ediyordu.. "Ayet'ül Kübra ve Münacat".... Karşılık olarak ise hiç bir şey istemiyordu.. Sadece bizden, başta Rıza-yı Rahman'ı kazandıracak bu Kur'ani derslere sadakati istiyordu...
03.07.2001

İşarat-ül İ'caz Tefsiri; eski Harb-i Umumî'nin birinci senesinde, cebhe-i harbde, me'hazsiz ve kitab mevcud olmadığı halde te'lif edilmiştir. Harb zamanının zaruretinden başka, dört sebebe binaen gayet muhtasar ve îcazlı bir tarzda yazılmış; Fatiha ve nısf-ı evvel daha mücmel, daha muhtasar kalmıştır. Hz. Üstad'ın Altı rükün Talebelerinden Tahiri, Zübeyr, Sungur, Ziya, Ceylan ve Bayram Ağabeyler bu eserin başındaki takrizlerinde şöyle buyururlar:

"Kırk sene evvel Harb-i Umumî'de, cephede avcı hattında bazan at üstünde te'lif edilen bu İşarat-ül İ'caz Tefsirinin bir kısmını Üstadımızdan ders aldık. İlm-i Belâgatı ve kavaid-i Arabiyeyi bilmediğimiz halde, aldığımız ders ile bundaki bir sırr-ı azîmi fehmettik ki; bu İşarat-ül İ'caz Tefsiri, hakikaten hârikadır. .......... Kur'an-ı Hakîm'in Kelâm-ı Ezelî'den gelmesi ve bütün asırlardaki bütün tabakat-ı beşere hitab etmesi hasebiyle, manasında bir câmiiyet ve külliyet-i hârika vardır. İnsandaki akıl ve lisan gibi, bir anda yalnız bir mes'eleyi düşünmek ve yalnız bir lafzı söylemek gibi cüz'î değil, göz misillü muhit bir nazara sahib olmak gibi, Kelâm-ı Ezelî dahi bütün zamanı ve bütün taife-i insaniyeyi nazara alan bir külliyette bir kelâm-ı İlahîdir. Elbette onun manası, beşer kelâmı gibi cüz'î bir manaya ve hususî bir maksada münhasır değildir. Bu sebebden, bütün tefsirlerde görünen ve sarahat, işaret, remiz, îma, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirînin beyan ettikleri manalar, kavaid-i Arabiyeye ve usûl-ü nahve ve usûl-ü dine muhalif olmamak şartıyla, o manalar, o kelâmdan bizzât muraddır, maksuddur."