Toplam yorum: 3.285.202
Bu ayki yorum: 6.728

E-Dergi

saiduzun Tarafından Yapılan Yorumlar

03.07.2001

Risale-i Nurun en temel esas meselelerini cem etmiş olan bu eser, nura dair de küçük bir hülasa hükmündedir.. İsminde de ifade edildiği üzere Nurdaki İman ve Küfür muvazene bahislerini ihtiva eder.
03.07.2001

Beni satırların arasında görebilirsiniz!

Hayatının son senelerinde, Emirdağ ve ısparta'da o şöyle sesleniyordu:

"Benimle görüşmek isteyen aziz kardeşlerime beyan ediyorum ki:

İnsanlarla görüşmeye zaruret olmadıkça tahammülüm kalmadığından, hem şimdi tesemmümden, za'fiyetten, ihtiyarlıktan ve hasta bulunmuş olmaktan dolayı fazla konuşamıyorum. Buna mukabil, kat'iyyen size haber veriyorum ki: Risale-i Nur'un herbir kitabı bir Said'dir. Siz hangi kitaba baksanız benimle karşı karşıya görüşmekten on defa ziyade hem faydalanır, hem hakikî bir surette benimle görüşmüş olursunuz. Ben şuna karar vermiştim ki; Allah için benimle görüşmek isteyenleri görüşmediklerine bedel her sabah okuduklarıma, dualarıma dâhil ediyorum ve etmekte devam edeceğim."

03.07.2001

Tarihçe-i Hayat; 1958'de hazırlanarak Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hz.'lerinin nazarından geçmiş, "Şahsıma ait bahislerden ziyade hizmet-i Kur'aniyeye müteallik kısımlar neşredilmeli" diye buyuran Üstad'ın, tashih ettiği şekilde neşredilmiştir.

Eserin içinde münderic "Ayet'ül Kübra" ve "Münacat" Risalelerin ilavesini ise, Bediüzzaman Hz.'leri bizat tensib etmiş ve Risale-i Nur Külliyatı'ndan ma'dud bu eser için "Yirmi mecmua kadar ehemmiyeti var" diyerek tavsiyede bulunmuştur.

Ali Ulvi Kurucu bu eserin mukaddimesinde şöyle der:

"Bugüne kadar âcizane yazdığım manzum ve mensur yazılarımın hiçbirisinde bu kadar acz ve hayret içerisinde kalmamıştım. Binaenaleyh, bu eseri derin bir zevk, İlâhî bir neşe ve coşkun bir heyecanla okuyacak olanlar, hayranlıkla görecekler ki; Bediüzzaman, çocukluğundanberi müstesna bir şekilde yetişen ve bütün ömrü boyunca İlâhî tecellilere mazhar olan bambaşka bir âlim ve mümtaz bir şahsiyettir. Ben, bu büyük zatı, eserlerini ve talebelerini inceden inceye tetkik edip de o nur âleminde hissen, fikren ve ruhen yaşadıktan sonra, büyük ve eski bir Arap şairinin bir beytiyle, çok derin bir hakikatı ifade ettiğini öğrendim. "Bütün âlemi bir şahsiyette toplamak Cenab-ı Hakka zor gelmez...

Gayesinin ulviyetinden, davâsının ihtişamından ve îmanının azametinden feyiz ve ilham alan bu kutbun câzibesine takılanların adedi günden güne çoğalmaktadır. Akıllara hayret veren bu ulvî hadise; münkirleri kahrettiği gibi, mü'minleri de şâd ve mesrur eylemekte devam edip gidiyor. İmanlı gönüllerde mânevî bir râbıta halinde yaşayan bu İlâhî hadiseyi büyük bir mücahid, kalbleri vecd içinde bırakan bir üslûbla bakınız nasıl ifade ediyor: "Ahlâksızlık çirkefinin bir tûfan halinde her istikamete taşıp uzanarak her fazileti boğmaya koyulduğu kara günlerde, Onun yâni Bediüzzaman'ın feyzini bir sır gibi kalbden kalbe mukavemeti imkânsız bir hamle halinde intikal eder görmekle teselli buluyoruz... Gecelerimiz çok karardı, ve çok kararan gecelerin sabahları pek yakın olur."
03.07.2001

Barla Lahikası

Bir Dava Te'sis Ediliyor..

Bu dava; ezelden gelip, ebede giden Rabbani ve Kur'ani davanın ahirzamanda temsili davası..

Bu dava; imana susayan ruhları, iman deryasına gark etme davası..

Bu dava; Nur-u Muhammedi' (a.s.m.) Güneşinin bu asırdaki aynası davası..

Bu dava; Gayya-yı cehil ve girdbad-ı inkar karanlığının yok edilmesi davası..

Bu dava; Fenler asrında Kur'an'ı Kainatla mezcettirip Allah'ı ilan davası..

Bu dava; azimle, iradeyle, sabırla mükemmel bir Zirve insan yetiştirme davası..

Bu dava; Allah'ın davası.. Bu dava; Resülullah'ın davası.. Bu dava; salih kulların davası..

Evet, işte böyle bir dava, bu cennet vatanımızda te'sis ediliyor...
03.07.2001

Asa-yı Musa

Hz. Musa; Meşhur asa'sını nereye vursa su çıkarıyordu. Kur'an'ın verdiği dersle tabiata bakan bir kimse de, gözünü nereye çevirse, orada Allah'ın varlık ve birliğine, Rahmet ve san'atına deliller bulmakta güçlük çekmez.

Risale-i Nur'un çeşitli eserlerinden, bu arada Meyve Risalesi ile Ayet'ül Kübra'dan seçmeleri içine alan Asa-yı Musa'da, etrafımızdaki varlıklar, böyle bir bakış açısından inceleniyor. Ayrıca İbadet, Gençlik, Ölümden sonre diriliş, Ahiret inancı ile dünyadaki mutluluk arasındaki ilişki de elealınır.

Asa-yı Musa'nın başında Üstadın şu cümleleri bu eseri bize ta'rife kafidir.

"Bu acib asırda ehl-i iman Risale-i Nur'a ve ehl-i fen ve mekteb muallimleri Asâ-yı Musa'ya şiddetle muhtaç oldukları gibi, hâfızlar ve hocalar dahi Zülfikar'a şiddetle muhtaçtırlar. Evet meselâ, i'caz-ı Kur'aniye bahsindeki ekser âyetlerin medar-ı şübhe ve itiraz olmuş aynı yerlerde, i'cazın lem'aları ve Kur'anın güzel nükteleri isbat edilmiş."