Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

şark-ilm Tarafından Yapılan Yorumlar

15.01.2026

Kurgusu, üslubu, konunun işleniş tarzı çocuğa göreliği çok iyi yakalamış. Tekrar tekrar okunacak nitelikte. Kitapları sevdirdiği kadar akran zorbalığına karşı mücadeleyi işlemesi, kendine ait bir dünya oluşturmanın önemine vurgu yapması günümüz çocuklarına kazandırılması gereken önemli kazanımlar. Çocuk edebiyatında bu tür nitelikli kitaplara ihtiyaç duyuyoruz.
15.01.2026

Çocuklara onların hayal dünyasından yaklaşmak ve bu yaklaşım esnasında doğru metotları bilmek icap eder. Bu kitap ise bunu kotarmış. Alanda böyle terapötik hikayelere ihtiyaç var.
15.01.2026

Günümüz öyküleri yoluna hız kesmeden devam ediyor. Ancak bu kitapta birkaç öykü hariç yavan ve basit nitelikte geldi. Öyküde bizleri sarsan edebi dilin muktedirliğine, kurgunun ya da hadisenin zengin bir kutnu kumaşla ilmek ilmek işlenmesine, özgün bir üslup ve teknik ile de ben buradayım diyecek bir sese ihtiyaç duyuyoruz.
11.01.2026

Hasan Harmancı bu eseriyle kendine haiz bir üslup yakalamış diyebiliriz. Edebili dili gayet yerinde ve akıcı. Romanda Türkiye insanının panoramasına oldukça uygun bir tema karşılıyor bizi. Yer yer anlatıma giren rüyalar, kahramanımız Refik'in geçmiş ve gelecekle arasında mekik dokuduğu anılar, aile bağları, kendiyle olan mücadelesi, mistik bir havayla kendini gösteren Fahri Baba ve hayatını sil baştan değiştiren Fahriye... Bu konular çerçevesinde emektar insanların gayretlerine, merkez iş hanında her biri ayrı bir alem olan esnafların hayatlarına şahit oluyoruz. Sosyolojik portreler bizi içtimai hayatın canlı damarlarında seyre çıkarıyor. Rüzgardan rüzgara savrulan Refik, bir kasırga gibi hayatına giren Fahriye'nin tufanına uğrarken bizlere, insanoğlunun hatalarla kaim fıtratını telkin ediyor adeta. Kökleşmiş çınar gibi sağlam bir irade ve şuur olmadığında, önüne çıkan ufak bir melteme bile boyun bükmek, işin nihayetinde kendimi bulayım derken kaybetmek Refik'in kısa ve öz hülasası.
24.12.2025

Mustafa Kutlu unutulan, unutulmaya yüz tutan mazimizi, insani değerlerimizi, taşra hikâyesini bizlere aktarıyor. Betimlemeleri, Anadolu insanının toprakla ve bu bağlamda iyi-kötü karakterlerin çatışmasını, nihayetinde gelen pişmanlıkları, özlemleri, ahu vahları ustaca işliyor. Dilde sadeliği de muhafaza ederek yediden yetmişe herkese hitap edecek kült bir eser ortaya koyuyor. Yazdıklarına ve yazacaklarına minnettar olacağımız yegâne bir yazar. Allah razı olsun.