Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
izzetfigenkaplan Tarafından Yapılan Yorumlar
Türkiye'de yaşanan eşcinsel ilişkiler nasıldır,nereye gitmektedir..vs.gibi ilgilisine hitab eden güzel bir çalışma.Lânetlenen,aşağılanan,şiddet için geçerli bir mazaret olan,para karşılığı satılan,bizzat erkeklerce istismar edilen eşcinselliğin;2 binli yılların Türkiye'sinde nasıl tanımlandığı ve nasıl yaşanmaya çalıştığını kendi ağızlarından ve klavyelerinden(çünki bazıları internet üzerinden gerçekleşmiş) tanık oluyoruz..
Kutluğ Ataman'ın kitaplaştırılmış bir çalışması.Konu çok enteresan,konuşulan insanlar da öyle.Vücutta uzayıp giden yolduğumuz,boyadığımız ,kazıdığımız,şekillendirdiğimiz vs.'kıl' ile ilgili bir çalışma.Çok basitleştirmedim umarım :)Kadınlar bu çalışma için seçilmiş;erkekler ise bir gizli gölge gibi konu içinde dolaşıp duruyor.Saç kadının başının tacıdır diye bir söz okumuştum.Acaba bundan dolayı mı bir iktidar arayışının manipüle edilebilir aracı haline geldi!Galiba kabak hep kadınların başına patlamakta :) Ülkemizde bir dönem '28 Şubat'krizlerine bile yol açan ünivesite kapılarında gösterilere yürüyüşlere neden olan;şu aralar batı dünyasında da tartışılan örtülsün mü açılsın mı..vs tartışılan;kan davasına dönen saç mevzuu...Kitaplaştırılmış bu çalışma ayrıca 'vcd' formatında da bizlere ulaştırılabilirdi.Buradan Metis Yayınevi'ne yollanmış bir öneridir..K.Ataman'ı bu çalışması için tebrik ederim..
'Mistik Irmak' sinemadaki ismiyle 'Gizemli Nehir' çocuklukta başlayan ve talihsiz bir olay sonucu kopan bir arkadaşlığın öyküsü.Jimmy,Dave ve Sean ;kitapta bu üç kişinin bir cinayet sonrası hayatla ve geçmişiyle hesaplaşmasını okuyoruz.Her kahraman kendini ve yaşadıklarının üzerindeki etkilerini ifade ediyorlar.Buna çevrelerindeki insanlar da dahil oluyor.Kitap polisiye bir olay sonrası bu üç arkadaşı biraraya tekrar getiriyor ve bir nevi ırmağa benzetebileceğimiz hayatta sürüklenişlerini dramatize ediyor.
Şu an yayınlanmayan Öküz dergisindeki Mehtap Kandemir'in yazıları kitap haline getirilmiş.İlginçtir ki kitabın yazarının okuması ve yazması yok.Kendini 'Hayat Kadını' olarak adlandıranlara hak veriyorsa da
diyerek noktayı koyuyor.O,baskılara,arkadaşlarının yalnız bırakmasına ve ölümle tehdit edilmesine rağmen emeklilik hakkını almak için hukuk mücadelesi yapmış ilk genelev kadını.Bunu da başarmış.Ne yazıkki,O'nu isyan ettiren bir detay var emeklilik sonrası geçimini sağlayamayacak bir emeklilik maaşı alacak olması.Parantez Yayınları'na ve Mehtap hanıma teşekkür ederim.
''İlk kez üçüncü değil ,birinci şahıs olma isteği,biricik olma isteği,sevme sevilme,merak edilme,bağlanma,kendini verme,hayatını teslim etme,bir ömür birlikte olma,birlikte yaşlanma hayali...''Erhan böyle anlamlandırmaya çalışıyor yaşadığı,sınandığı,sonrasında 37 yıllık hayatının muhasebesini yapmasına vesile olan aşkı.İnterneti saymazsak hikâyeyi oluşturan iki dünya var.Biri İstanbul'un gece hayatından 'marjinal' denilen insanlar ve Beyoğlu; diğeri de anlatıcı konumundaki 'Erhan'ın iş ve aile hayatındaki 'normal' diye adlandırılan insanlar.Gerçekten arka kapak yazısında yazıldığı gibi yalın bir üslûp tercih edilmiş ve hüzünle biten kırık bir aşk hikâyesini anlatmış 'Üçüncü Tekil Şahıs'.