Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

murat_oktay Tarafından Yapılan Yorumlar

25.07.2005

evet, itiraf ediyorum.. hayatımda ilk kez okumadığım bir kitap hakkında yorum yazıyorum. ama okumaya calısmadım da degil.. bir arkadaşımın ısrarıyla (hayatımda kitaba verdiğim paranın haddi hesabı olmaması ve bundan bir gram bile pişmanlık duymama ragmen) bir paket sigara karşılığı olan parayı içim acıyarak kitapcıya odeyip bu kitabı aldım ve okumaya basladım.. ve tam da tahmin ettiğim gibi ilk bir kac sayfadan sonra bir kenara fırlattım.. aslında ben boyle olacagını biliyordum ama arkadasa ayıp olmasındı maksat. Ahmet Altan kendi tipinde bir kac yazar gibi reklamla, televizyon programıyla gözönünde tutulmaya calısan; yabancı kitapları okumayı onlardan kendisine konu baslıgı ve baslıgın altındaki içeriği cıkarmayı bilen, okununca sinirlenilen okunmayınca hicbirsey kaybedilmeyen yazarlarımızdan birisi bence.. ve ısrarla iddia ediyorum ahmet altan aşkı bilmiyor... ben buna sadece ozenti diyorum.. biraz etrafındaki asıklardan, biraz Kundera' dan biraz ordan burdan... hepsi bu..
25.07.2005

Dostoyevski 'yi okurken ve yorumlarken diğer yazarlara göre çok ayrı bir yerde tutmak ve değerlendirmek gereği olduğunu düşünüyorum. Dostoyevski' nin ana karakteri coğu eserinde aynı karakteristiği göstermesine rağmen ondaki bu özgün kahraman tipi ,baska herhangi bir yazar ve eserinde bulamayacağınız zenginlik ve derinliktedir. Dostoyevski' nin kahramanı hırçındır, asidir, dünyaya meydan okur, bir anda bir kartal kadar yırtıcı olabilir, her sayfada her satırda yenilmez bir şövalye durur sanki karşınızda.. ama bu değildir kahramanımızı Dostoyevski karakteri yapan, ayırt edip farklı kılan bir Cyrano de Bergerac dan.. Bizim kahramanımız bu dikbaşlılığı, bu çılgın ani çıkışlarının ardından kendi kendini yer pişmanlıktan.. ezilir.. siner.. bir böcek kadar bile yer işgal etmek istemez dünyada utancından.. 1 saat önce küfrettiği, çıkıştığı, meydan okuduğu, kavga ettiği insandan nasıl özür dileyeceğini düşünür durmadan.. affedilmeyi bekler.. yaltaklanır sahibine yaranmaya çalışan bir kedi gibi utanmadan.. hayatınızda karşılaşabileceğiniz en hırçın şövalye bir anda bir sürüngene dönmüştür aniden.. bir insanın düşebileceği en kötü durumu eskilerin zillet diye tabir ettiği şekliyle Dostoyevski' nin karakterleri dışında bulmak pek mümkün değildir. çoğu yazar kahramanını bir asil gibi gösterir, ya da gururlu bi parya ya da bir aciz ya da bir züppe.. ama hiç kimse Dostoyevski kadar kahramanını utanç içinde boğup bu haliyle okuyucu karşısına cıkaramaz. çoğu insanın içten içe yaşadığı ama itirafı bile büyük bir cesaret isteyen bu ruh halini Dostoyevski kahramanına korkusuzca yükler. Çoğu okur ve eleştirmen bu karakterin aslında yazarın kendisini ifade ettiğini düşünür.. ben de bu düşünceyi olası bulurum.Yeraltından Notlar bir anlamda Dostoyevski' nin biyografilerde geçmeyen alternatif ruhsal yaşam öyküsüdür.Bu sebeple Dostoyevski'nin benim için değeri çok büyük olduğundan belki;onun kitaplarını sıkıcı bulan yorumları görmek beni çok şaşırttı. Özellikle de lise dönemimde beni belki de en çok etkileyen kitabını sıkıcı bulan yorumlar..
ama her okuyucunun her yazardan aldığı tat farklıdır. fakat ben sıkılsanız da dostoyevski okuyun derim. çünkü yazarın Yeraltından Notlar' da ifade ettiği gibi ' Zevkin en alası acıda gizlidir.' :)