Toplam yorum: 3.285.259
Bu ayki yorum: 6.785

E-Dergi

KY-232193 Tarafından Yapılan Yorumlar

03.04.2008

PTT'nin kablolu yayına başlamasından ve TRT vericilerinin PTT'ye devredilmesinden kısa bir süre sonra, 1989 martında Özal şöyle demişti: "Televizyonu 15-16 kanala çıkaracağım PTT vasıtasıyla... Ondan sonra kanallar açık artırmayla yurtdışından da gelsin... Kim daha çok parayı bastırırsa o alır... Yayını PTT'de bırakmak lazım... Teknoloji değişiyor." Yayın yetkisi belki PTT'de kalmadı, ama TRT'nin gerilemesi, kanal sayısının artması, parayı bastıranın TV kanalı alması, yurtdışı sermayenin televizyon alanına yatırım yapması ve teknolojinin değişmesi, Özal'ın öngördüğü gibi Türkiye'de televizyon yayıncılığının başlıca özellikleri arasına girdi. 'Medya Politikaları', başta iletişim ve siyaset olmak üzere insan ve toplum bilimlerinde öğrenim gören bütün öğrencilere olduğu kadar, 'sadece izleyici ve tüketici' sayılmaktan bıkan bütün televizyon izleyicilerine de hitap ediyor.
03.04.2008

Türkiye 2000 yılı Kasım ve 2001 yılı şubat aylarında yaşadığı iki krizle sarsılmasının ardından bunalım ekonomisi bir hayalet gibi ülkemizde de başıboş dolaşmaya başladı. Dün Asya'daydı, bugün Türkiye'de; yarın nereye gideceği ise merak konusu... Kendi krizimize ilişkin sağlıklı teşhis ve tespitleri yapabilmemiz, gelecekteki benzerlerini önlemek açısından yararlı olacağı düşünülerek yayımlanan bu kitap, değişik aktörleriyle Türkiye'nin küreselleşme karşısındaki duruşuna
çeşitli başlıklar altında değiniyor: Türkiye Krizi Üzerine Sağlıklı Yaklaşımlar, IMF ve Farklı Reçeteler, IMF Her Zaman Haklı mı?, Ahbap Çavuş Kapitalizmi bu konulardan bazıları. Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü tüm girişimcilerin, iktisatçıların, bankacıların, işletmecilerin ve bürokrasinin çeşitli kesimleriyle üst düzey görevlilerin ilgisini çekmeyi amaçlayan güncel bir çalışma
03.04.2008

A. Reza Arasteh'in yazdığı 'Aşkta Ve Yaratıcılıkta Yeniden Doğuş' Mevlana Celâleddin Rûmi'nin kişilik çözümlemesini yapıyor. Yazar, insan tabiatının ve aynı zamanda insanın ruhi rahatsızlıklarını tedavi etmeye çalışıp, insanın bağımsızlık ile özgünlüğe ulaşması için ona yardım etmeye çalışan bir araştırmacı olarak ele aldığı Mevlana'nın düşünce sistemini bir bütün halinde ortaya koymayı amaçlıyor. Kitap, Mevlana'nın düşüncesi ile psikanalizin
ilgelendiği konular arasında bir bağ kurarak, onun fikirlerine ve kişiliğine farklı disiplinlerden bir yaklaşım getiriyor. 'İran Kültürünün Tahlili', 'Aşkta ve Yaratıcılıkta Yeniden Doğuş: Mevlana'nın Analizi', 'İnsanın Durumu ve Kendini Gerçekleştirme', 'Mevlana'nın Çağdaş İnsanın Durumuna Katkısı' başlıklı dört bölümden oluşan kitap çağdaş düşünceyle Mevlana arasında karşılaştırmalara girişiyor.
03.04.2008

'Söz Uçar Yazı Kalır' yazar, sanatçı, kültür ve bilim insanlarıyla yapılmış söyleşileri içeriyor. İnceleme, eleştiri ve denemelerinde edebiyatımızın çağdaşlaşma serüveninden yola çıkan Andaç, söyleştiği kültür insanlarıyla ülkemizin edebiyat / düşün / sanat ortamının yüzyılda geçirdiği dönemleri, süreçleri irdeliyor. Yüzyılın son tanıkları olarak da adlandırılan bu çalışma yüzyıl biterken yazın ve düşünce yaşamımıza tanıklık ediyor. İçerisinde aklınızda düşünceleriyle saltanat kurmuş Aziz Nesin'den Necati Birsel'e, Feridun Andaç'tan Fakir Baykurt'a yok yok. Yazar Feridun Andaç, kitabının edebiyatla ilgilenen herkes için bir kılavuz niteliğinde olmasını diliyor.
03.04.2008

Nesrin Turhan, 'Elif Yağdı Ben Islandım' kitabında özel televizyonda haber programcısı olan iki insanın gelgitlerle dolu aşkını anlatıyor. Televizyon habercisi ve yaşamı kana kana içen Elif'le, devlet televizyonundan özel televizyona transfer olan haber programcısı Gürsu'nun ayakta kalmak için verdikleri reyting savaşlarında birbirleriyle savaşmayı nasıl göze alamadıklarını anlatıyor. "Parmak uçlarımızda hep yalnızlığın tuzlu tadı... Yalnızlıklarımız usulca dokunduğunda, bir garip 'biz' olurdu, bizden başkasının anlayamadığı... Kulağımda fısıltılar, soluğundan yakın... Dudakların hep uzakta. Gözlerin hep gözümde... Kim engel olabilir bakışların buluşmasına?
Biz beynimizle yüreğimizin orta yerinde, mantıkla duygunun itiştiği yerde, biliyorsun;
en çok, birbirimizden bile çok, sevişmekten de öte, sevmeyi sevdik.
Ve seninle Sonsuzluğu seçtik..."