Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
KY-232193 Tarafından Yapılan Yorumlar
"Taşlar, begonvillerin yavuklusu mudur? Değilse, kırmızı çiçeklerini neden serin taşların boynuna dolar durur sıcağın çiçekleri? Kim bilir? Kim yazar begonville taş duvarın aşkını da kimler okur?" Figen Ünal Şen, 15 yıllık gazeteci. İki yıl önce 'Sonbahar Yakın' adlı kitabı, sonbaharın hüzünlü kızıl yapraklarıyla bezenmişti. Yazar, Özgür Yayınları'ndan çıkan 'Bir Anı Paylaşmak' adlı ikinci öykü kitabında da bizleri çoğu zaman dışında durduğumuz 'kendi yaşamımıza' katıyor. An geliyor, Ay'ın şelalelerini billur yapıp savuruyor, sonra da geceye armağan ediyor. An geliyor, taş duvarlarla begonvillerin aşkını yazıyor. An geliyor, Toroslar'ın binbir renkli dağ çiçeklerini izleyip, okuyucularını da kendisiyle birlikte sonu görülmeyen patikalara vuruyor...
'Beni Rahat Bırak Anne' ve 'Canım Çok Sıkılıyor' adlı kitaplarıyla tanıdığımız Rosie Rushton tarafından yazılan bu kitap; Chelsea, Sumitha, Jon, Jemma ve Laura'nın yeni maceralarını anlatıyor. Chelsea, babasının kamyonuyla sokak sokak dolaşıp çorba satmasından son derece rahatsızken babası kamyonunu okulun önüne park eder. Ve dananın kuyruğu kopar. Jemma oyuncu olmak istemektedir ama ailesi onu desteklemez. Öbür yandan Sumitha'yı fen dersleri fena halde sarmaktadır ama sebep hiç sandığınız gibi değildir. Jon ise Sumitha'yı etkilemek istemektedir ama ırkçı babasının öğütleri ve 'Sumitha' adını bir türlü söyleyememesi bütün umutların suya düşürmektedir.
Kitap, Ermenistan'ın bağımsızlığını kazanmasından bugüne, Ermeni dünyasında yaşanan politik gelişmeleri ve fikirleri biraraya getiriyor. Ermeni siyasetindeki iki temel görüş, yani 'büyük devlet' hayalcisi milliyetçi ideologlar ve ülkenin tüm komşularıyla ilişkilerinin normalleştirilmesine yönelik ılımlı ve pragmatik politikaları savunanlar inceleniyor. Tarihçi İlber Ortaylı'nın deyimiyle 'ılımlı ve realist bir yazar' olan Libaridian'ın tahlil ve yorumlarına kayıtsız kalamayacak okurlar için, 'ötekinin' dilinden ilginç bir analiz.
Polisiye roman sever misiniz? Peki 'Operadaki Hayalet'i sevmiş miydiniz? Bu kitap, 1907 yılında; yani 'Operadaki Hayalet'ten önce yazılmış, Leroux tarafından. Konu kısaca şöyle: Bilim adamı, profesör Stangersin ve kızı, bilimsel çalışmalarını sürdürmek için Fransa'da bir şatoya yerleşirler. Bu şatodaki herkesin, onlar gibi kendine yönelik amaçları vardır ve hepsi yaşamdan elini eteğini çekmiştir. Ne yazık ki, profesörün kızı sarı odasında pek huzur bulamaz. Kimliği belirsiz birileri bütün güvenliği delerek odaya girmiş ve onu öldürmeye çalışmıştır. Bu olay, korku ve gerilimli günlerin başlangıcı olur ve defalarca tekrarlanır. Olayı çözmek için son umut bir dedektiftir.
Girard, beş büyük romancının (Cervantes, Stendhal, Flaubert, Proust ve Dostoyevski) yapıtlarını çözümleyerek 'üçgen arzu' romanı adını verdiği blli ber roman türünü tanımlamaya girişiyor. Romantik yanılsamanın en keskin eleştirilerinden birini içeren bu çalışma, edebiyatın kapsamının dışına çıkarak çağdaş yaşamın psikolojisini, moda, reklamcılık ve propaganda gibi olguları da inceliyor ve şu temel soruya yanıt arıyor: İnsanlar kendilerini nasıl anlatırlar ve ne zaman aldatamaz hale gelirler?