Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-232193 Tarafından Yapılan Yorumlar

25.06.2008

İspanyol yazar Jorge Semprun, edebiyatıyla olduğu kadar, politikacı kimliğiyle de bilinen bir isim. İspanyol Komünist Partisi’nin üyesi olarak siyasete atılan Semprun, hiçbir zaman siyasetle bağını koparmamış, sosyalist Felipe Gonzalez’in kurduğu İspanyol Hükümeti’nde kültür bakanlığına kadar uzanmıştı. Cortanze’ın Semprun biyografisi, yazarın edebiyatını ve siyaset hayatını ayrıntılarıyla sunuyor. Savaşta tanık olunan Buchenwald cehennemi, edebiyatının bu savaştan ne derece etkilendiği, kitapta anlatılan konulardan birkaçı.
25.06.2008

Keith Donuhue, fantastik romanı ‘Çalınan Çocuk’ta, ifritler tarafından kaçırılan Henry Day isimli çocuk karakterinin maceralarını hikâye ediyor. Evinden kaçan Henry Day, ormandaki bir ağacın kovuğuna saklanır. Çocuk, herkesten gizlenerek yaşayan tuhaf ifritler tarafından kaçırılır ve adı da Aniday olarak değiştirilir. Fakat ifritler aynı zamanda, Day’in ailesine de, onun kılığına girmiş bir arkadaşlarını bırakmışlardır. Böylece Day, bir yandan ailesini unutmamak, öte yandan yerine geçen ifritin geçmişini ve geleceğini çalmasının önüne geçmek zorundadır.
25.06.2008

Bizans İmparatorluğu konusunda saygın isimlerden Cyril Mango, Bizans ve Ortadoğu toplumlarıyla ilginç benzerlikleri örnekleriyle ortaya koyduğu bu çalışmasında, İmparatorluğu üç ayrı incelemeye tabi tutuyor. Mango ilkinde, Bizans’ı Roma tarihinin devamı olarak inceliyor; ikincisinde, Hıristiyan kültürünün oluşumundaki rolü çerçevesinden izliyor ve son olarak da, bir Doğu devleti ve toplumu olarak ele alıyor. Bizans’taki çok dillilik, ekonomik sistem, kentsel yapı, toplumsal düzen, eğitim kurumları ve Bizans’ın edebiyat ve sanat alanında ortaya koydukları, anlaşılabilir bir dille kaleme alınan kitapta yer alan konulardan birkaçı.
25.06.2008

Judith Butler, ‘Cinsiyet Belası’nda, Levi-Strauss, Freud, Lacan, Irigaray, Wittig ve Kristeva’nın metinlerini eleştirel okumaya tabi tutarak, toplumsal cinsiyet konusunu masaya yatırıyor. Feminist kuramın temel yapıtları arasında yer alan kitabın birinci bölümü, kadınların statüsünü ve cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını değerlendiriyor. Kitabın ikinci bölümünde, toplumsal cinsiyet kimliklerini heteroseksüel bir çerçevede dayatmaya çalışan mekanizma olarak ensest tabusu ele alınıyor. Kitabın son bölümünde ise, cinsiyet ve cinselliği kültürel olarak idare eden örtük normların, Kristeva’nın eserlerinde nasıl işlendiği gösterilmeye çalışılıyor.
25.06.2008

12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın, burada bulunduğu bir buçuk yıllık zaman dilimi içinde tuttuğu günlüğünden oluşuyor. Dolayısıyla günlük, kaleme alındığı zaman dilimi içerisinde, hem 12 Eylül darbesini hem de Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarının ortalarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatıyor. Okay’ın günlüğü, Türkiye’nin sıkıntılı yakın dönemine dair önemli ayrıntılar sunduğu kadar, aynı zaman diliminde, en çatışmalı dönemlerini yaşayan Güney Lübnan’daki Filistin kamplarında yaşananlara dair tanıklığını sunmasıyla da ilgi çekiyor