Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-232193 Tarafından Yapılan Yorumlar

25.06.2008

Onur Öymen, ‘Dış Baskılara Karşı Tam Bağımsızlığı Korumak’ alt başlığını taşıyan ‘Çıkış Yolu’nda, Türkiye’nin maruz kaldığını savunduğu siyasî ve ekonomik dış baskıları anlattıktan sonra, bu baskılara karşı durabilmek için nasıl bir tavır takınılması gerektiğine odaklanıyor. Büyük devletlerin, klasik sömürgecilikten farklı olarak, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar üzerinden ülkelerin bağımsızlığını ortadan kaldırdığı sıkıntısı, günümüzde sıkça dillendiriliyor. Öymen çalışmasında, dünyada tanık olunan dış baskılardan ve bazı ülkelerin bu baskılara karşı geliştirdikleri direnişlerden örnekler vererek, Türkiye için de bu anlamdaki imkânları tartışmaya açıyor.
25.06.2008

Silinmiş Alkışlar İçinde’, tiyatrocu Mücap Ofluoğlu ile yapılan nehir söyleşiden oluşuyor. Ofluoğlu, 88 yıllık tiyatro hayatında, Hamlet’in Polonius’u ile Cyrano gibi karakterleri oynamış, Küçük Sahne ve Şehir tiyatrolarındaki oyunculuklarından sonra, İstanbul Oda Tiyatrosu ve Küçük Sahne Mücap Ofluoğlu Tiyatrosu ile kendi sanatını kurmaya çalışmış bir isim. Söyleşide bu ayrıntıların yanı sıra, Ofluoğlu’nun Orhan Kemal, Sait Faik, Orhan Veli, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Ümit Yaşar, Doğan Nadi, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali, Cahit Irgat,
Salih Tozan, Şirin Devrim ve Lale Oraloğlu gibi, Türkiye’nin önemli düşün insanlarına dair anıları da yer alıyor.
25.06.2008

Faruk Yalvaç, siyaset teorisi çalışması olan, ‘Rousseau ve Uluslararası İlişkiler’de, Rousseau’nun uluslararası ilişkiler anlayışını değerlendiriyor ve ardından düşünürün uluslararası ilişkiler, savaş ve barış konularında kaleme aldığı üç yazısını bir araya getiriyor. Toplumsal eşitsizliği, şiddetin ve devletler arası savaşların temeli olarak gören Rousseau, devletin de bir kurum olarak bu eşitsizliği yeniden ürettiğini söyler. Yalvaç’ın çalışması, düşünürün yukarıdaki kavramlara dair fikirlerinin en derli toplu yer aldığı ‘Savaş Durumu’, ‘Abbe de Saint Pierre’in Barış Projesi’nin Özeti’ ve ‘Sonsuz Barış Üzerine Yargı’ başlıklı yazılarını okuyucuya sunuyor.
25.06.2008

Ernest Gellner’in ‘Uluslar ve Ulusçuluk’u, ilk yayınlandığı 1983 yılından beri ulusçuluk konusunda en çok başvurulan eserlerden biri. Gellner, ulus-devlet inşasının, ulusçu fikir, duygu ve hareket süreçlerinin sanayileşme ile kesiştiği noktada gerçekleştiğini söyler. Yani Gellner, uluslar ve ulusalcılığın insanlık durumunun kalıcı özellikleri olmadığı için doğal olmadığını, sanayileşme ile ortaya çıktıklarını ve bu nedenle de, ulusçuluk ideolojisinin ürünü olarak inşa edildiğini savunur. İkinci baskısı yapılan kitap, John Breuilly’nin Gellner’den önceki ulusçuluk çalışmaları ile Gellner’in tezini değerlendiren bir sunuşu da barındırıyor.
25.06.2008

Güneydoğu’da, bir mayını etkisiz kılmaya çalışırken, mayının patlaması sonucu gözlerini kaybetti. Kendisinin ‘Gözlerimi İstiyorum Komutanım’ isimli bu anı kitabı da, o süreçte yaşadıklarına yer veriyor. Özlük’ün yaşadıklarını, bir askerden çok bir insan olarak dile getirmesi de, kuşkusuz kitabı daha ilgi çekici kılan başlıca unsur. “Yeter artık. Bu kanı durdurun. Bana gözlerimi geri veremezsiniz. Bari başkalarına bu acıları yaşatmayın...” diyen Özlük’ün kitabı, bu süreçte yaşadıklarını, olaydan sonraki rehabilitasyon aşamasını ve hayata yeniden tutunabilmek için verdiği olağanüstü çabayı anlatıyor. Kitap, benzer olayları yaşamış olanlar için de iyi bir moral kaynak olabilir.