Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

NİLMAVİSİ Tarafından Yapılan Yorumlar

26.12.2019

Bu şiir kitabını zahmet edip Ahmet Telli' ye adıma imzalatıp yolladığı için Aslı Töremiş'e teşekkür ederim.
25.12.2019

" Zamanın muktedir olduğu tek şey var, o da alıştırmak. Her şeye alıştığı gibi, içindeki bu acıyla yaşamaya da alışır işte insan. Ve her alışkanlık gibi, bu da uyuşturur bizi duyarsızlaştırır. "

"Her hayat, insanın dış dünyaya çizdiği ve mutlak sınırla mühürlediği bir mektuptur. Ondan başkası okuyamaz ! "

" Tam şu anda, kimbilir, kaç kişi acı içinde kıvranırken, dünya umarsızca dönüyordu."

Beklenmedik bir acı kayıp. ..
Bu acı sonrası 4-5  günlük süre içerisinde kendisiyle iç hesaplaşmasını konu alan bir kitap okudum.

Sade bir dille yazılmış, kolay anlaşılır, yer yer gecmişle şu an arasında gidiş gelişlerin olduğu bir hesaplaşma yolculuğu.


22.12.2019

Kitabı okurken bir an için gözlerinizi kapatıp o dönemde yaşıyor gibi hissedebilirsiniz kendinizi. O günleri yaşayan bire bir şahit olan insanların  " Bizim zamanımızda Beyoğlu daha bir nezihti."  diyenlerin ne demek istediğini bu kitabı okuyunca çok iyi anlıyorsunuz...

Farklı toplulukların bir arada dostça, saygı çerçevesinde yaşadığı o güzel dönemleri okuyunca aklımdan bir an için şu düşünceler gecti.
"Aynı topluma mensup insanlar bile şu an geçinemiyoruz, yazık bize... Neyi paylaşamıyoruz ki ? "
Çok güzel tarihî bilgilerin olduğu nostaljik bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız muhakkak okuyun derim.

ALINTI :

" Ne oldu diyorum bu şehre, bu Beyoğlu'na böyle, fena kokulu  bir rüzgâr mı esti, yoksa gün mü karardı birdenbire aydınlığın içinden!..
Ne oldu ? "
18.12.2019

Stefan Zweig'dan dört kısa roman; "yaşadım" diyebilmek, delice bir tutkunun damarlarında dolaştığını hissedebilmek için bütün bir yaşamlarını ateşe veren dört kadın… Yaşamın o tutkulu özüyle dolu tek bir an için her şeyi göze  alan kadınlar...
Müge İplikçi'nin önsözü eşliğinde...

ZWEİG yazmışsa okunur derim.
14.12.2019

1921’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen bir eser " Kırmızı Zambak "
Yazarın kendi hayatından esinlenerek bu eseri yazdığına dair söylentiler var.

Dönemin Floransa'sında geçen tutkulu bir aşk kitabın ana konusunu oluşturuyor. Bu tutkulu aşkın yanı sıra dönemin Fransa'sındaki yaşama, soylu kesimin ahlak, devlet idaresi ve sanat gibi konulardaki görüşlerine de yer verilmiş.

Ben kısaltılmış metin olarak farklı yayınevinden okudum. Klasikleri belli yayınevlerinden okuma taraftarıyım ama elimde bu varken okuyayım dedim.

Sanırım tam metini okusam sıkılırdım. Bunun nedeni aşk romanlarını sevmemem olsa gerek.
Fransız edebiyatını, aşk romanlarını sevenlere tavsiye ederim.