Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ozdmrhkmt Tarafından Yapılan Yorumlar
Maktul tıpkı önceki üç kurban gibi sırtüstü uzatılmıştı yere; yağmur yüklü bir rüzgârın usulca kıpırdattığı saçlarının aksine, donuk gözleri gökyüzündeki aya takılı kalmıştı.
Evet, yine oradaydı, günlerdir peşimi bırakmayan O gizemli ay. Yine tam üstümüzde.
Biraz daha büyümüştü, çok sürmez, bir iki gün içinde mükemmel çevrimine ulaşır, devasa bir gözbebeği olarak süzmeye başlardı bizi karanlıkların arasından. Bir an gökyüzünden bizi izlemekte olan bu davetsiz misafirle cinayetler arasında bir bağ olabileceğini düşündüm.
Ürperdim, tüylerim diken diken oldu ama bu kanımı haklı gösterecek hiçbir kanıt yoktu tabii.
Yatağında uyumak isteyen bir adam. Onun başının ardındaki saklandığı yerden çıkmak isteyen bir fare. Adam farenin gürültüsünü duyduğu için uyuyamaz, fare de adamın gürültüsünü duyduğu için çıkamaz. Biri uyanık kalır, öteki de beklerken mutsuzdur, ama adamın uyuduğunu, farenin de deliğinden çıktığını varsayarsak, ikisinin de mutluluklarını kesinleyebiliriz
Oysa biz artık orta düzeydeki insanların çağında yaşıyoruz. Orta düzeydeki insan sıkıcı, renksiz, aptal gibi görünür... Fakat ölümsüz tekdüzeliğine devam eder...hiç bıkmaz. Amipler her zaman kaplanlardan çok yaşar. Çünkü durmadan bölünür, yenilenirler. O ölümsüz tekdüzelikleriyle.
Ben Londra'yım Usame, ben bütün dünyayım. Beni bombalarınla katlet seni zavallı yalnız herif ama ben kendimi yeniden ve daha güçlü inşa ederim. Doğrusunu bilemeyecek kadar aptalım ben kendi enkazı üzerine inşa edilmiş bir kadınım.
Sen gençsin ufaklık. Biz yaşlıyız. Sen de bizim kadar yaşlı olsan, kederden başka bir şey olmadığını bilirdin. Baksana. Hepimiz, sen, ben, Çocuk imparatoriçe, hepimiz neden ölmeyelim? Her şey yalnızca bir görüntüdür zaten, hiçlikte bir oyun yalnızca.