Toplam yorum: 3.285.287
Bu ayki yorum: 6.813

E-Dergi

murat_tprkk Tarafından Yapılan Yorumlar

23.10.2025

Anadolu’nun eşsiz güzelliklerinin, masallarının ve en nihayetinde insanlarının destansı bir anlatımıdır Han Duvarları. Kitabı adını veren bu şiir bile başlı başına Anadolu’ya tanıklık eden bir belgedir adeta.

Faruk Nafiz Çamlıbel, hece veznini ustalıkla kullanırken bireyin içsel yolculuğunu Anadolu insanının kaderi ve kaderiyle birleştirir. Ülkü Tamer'in o meşhur eseri "Virgülün Başından Geçenler" adlı eseri alıp farklı noktaya koyuyor zannımca, "bir benlik arayışı içinde başından geçenleri" Anadolu insanıyla ilişkilendirip, ve tabii mükemmel doğa tasviriyle okuyucuya adeta bir anısal formda sunuyor.

Çamlıbel’in doğa tasvirlerindeki canlılık ve içtenlik, Anadolu’nun hem sertliğini hem de sıcaklığını duyumsatıyor. Şair, bireysel bir benlik arayışını, toplumun ortak hafızasıyla buluşturarak Türk şiirinde benzersiz bir anlatı kuruyor..
20.10.2025

Edip Cansever "Ben Ruhi Bey Nasılım"da nehir şiir örneğinin müstesna bir örneğini sunuyor okuyucuya

Bir karakter etrafında ilerleyen olay örgüsüyle anlatı şiirine yaklaşan şiir formu Ruhi Bey’in iç dünyasını, geçmişini, ilişkilerini, yalnızlığını ve topluma yabancılaşmasını anlatır. Sadece tek bir duygunun değil, bir yaşamın, bir “hikâyenin” şiirsel biçimde dile getirilmesine şahit oluruz.

Alışılagelmiş şiir dilinden çok tiyatro dilini ya da tahkiyeli bir şiirsel dili tercih ettiğini görüyoruz Cansever'in, bu yönüyle okur, kimi zaman sahnelenen bir oyunun izleyicisi, kimi zaman da Ruhi Bey’in hayatına tanıklık eden bir gözlemci konumuna geçer.

Ruhi Bey'in psikolojik, sosyolojik durumunu kendi derinliklerine anlatmasıyla başlayan şiirde, farklı seslerin ve biçimlerin bir arada olması, bir bütünsellik oluşturup, bu bütünlük de, yer yer dramatik monologlarla, çoğunlukla ise iç monolog ve bilinç akışı teknikleriyle derinleşir.
19.10.2025

Yeraltından Notlar'da anlaşılmak, fark edilmek isteyen insanın, toplumsal normlara, dayanılır olana ait olacakken yine toplumun kendi yarattığı normlara sırt çevirmesiyle beraber dayanılmaz olanı bir benlik meselesi haline getirmesini okuruz.

Duygularında bencil ve iki yüzlü olan ahlaksızlardan kurulu toplum, bireyin ister istemez kendisiyle illiyet bağı kurmasına neden olarak, onu da kendi çukuruna, kendi karanlık dünyasına çekmeye çalışır, fakat bu durum bireyin kendi yeraltına dünyasına çekilmesiyle sonuçlanır, buradan da anlarız ki mekanlar ve deneyimler farklı da olsa sonunda birey toplumun dışına çıkmaya çalışırken bile, yine toplumun biçimlendirdiği bir kişiye bürünür.

Dostoyevski’nin kurmacasında, bireyin kendisiyle ve toplumla olan hesaplaşmasını; öfkesini, çelişkilerini ve iç çatışmalarını roman tekniği bağlamında bakacak olursak eğer yoğun iç monologlar aracılığıyla izleriz.
17.10.2025

Tolstoy, Hacı Murat karakterinde bireyin özgürlük arayışı ile sistemin baskısı arasındaki çatışmayı irdeliyor.

Roman, savaşın kahramanlık değil, insanı yok eden bir mekanizma olduğunu gözler önüne sererek daha barışçıl bir yaşamak ait kesitler sunuyor bizlere.

Eserdeki doğa ve mekan tasvirleri, insan yıkımına karşı, yaşamın ve yaşamanın sürekliliğine dikkat çekiyor.

Tolstoy bu eserinde gerçek düşmanın, insanın içindeki tutkular (hırslar) ve iktidar arzusu olduğunu ifade ederek, okuyucu uçsuz bucaksız Kafkasya coğrafyasına götürüyor.
17.10.2025

Yozlaşan, farklı arayışlarla umuda tutunan, direnen ve yaşamaya çalışan insanların hikayesi Eskici ve Oğulları

Bu direnmenin içinde, yoksulluk içinde insanlığı, toplumsal adaletsizliği, emeğe verilen değeri ve kuşak çatışması gibi konuları Çukurova insanı özelinde görmek mümkün..

Orhan Kemal bu romanıyla bizlere, yoksulluğun içinde onurlu yaşamanın, insanı ayakta tutan şeyin emek, direniş ve umut olduğunu hatırlatıyor.