Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

murat_tprkk Tarafından Yapılan Yorumlar

19.01.2026

Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ve Kiracıları adlı eseri, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’da geçen bir toplumsal gözlem romanıdır. Yazar, dokuz odalı bir apartmanda yaşayan farklı karakterler aracılığıyla dönemin insan ilişkilerini, ahlaki değerlerini ve toplumsal yapısını yansıtır.
Eserde yer alan kiracılar, toplumun farklı kesimlerini temsil eder. Çıkarcılık, ikiyüzlülük ve dürüstlük gibi insani özellikler, karakterler üzerinden doğal bir anlatımla sunulur. Bu yönüyle roman, küçük bir toplum kesitini yansıtan bir yapı kazanır.
06.01.2026

Emrah Serbes’in bu kitabında, kitabın adından da anlaşılacağı üzere anlatılan hikâyeler paramparçadır; fakat bu parçalanmışlık başıboş bir dağınıklık değildir. Hikâyeler kırık ve eksik gibidir; dolayısıyla bu dağınıklık bilinçlidir. Emrah Serbes, okuru edilgen bir konuma yerleştirmeyip dağınık puzzle parçalarını okurun önüne bırakırken, sanki okur bu parçaları birleştirmeyi özellikle istemiş gibi davranır. Anlam, metnin içinde hazır hâlde sunulmaz; okurdan tümevarım yapması, boşlukları kendi zihniyle doldurması beklenir, bu da biz okurları felsefi ve psikolojik (metin merkezli) okumalara yönlendirir.
29.12.2025

Steinbeck, dönemin sınıfsal farklarını, ekonomik sorunlarını, göçü ve adaletsizliği Joad ailesi üzerinden dile getiriyor. Toprak için, yaşamak için direnen bu insanların öyküsünü tematik olarak okuyor olsak da, perdenin görünmeyen kısmında asıl olarak yaşama tutunuşlarını ve birlik içinde gösterdikleri dayanma gücünü görüyoruz. Roman boyunca devam eden acılar ve zorluklar —bir nevi gazap— bireysel olmaktan çıkarak toplumsal bir acının temsiline dönüşürken, hayali kurulan üzüm bağlarının, aslında bir ailenin trajedisine işaret ettiğini kitabın adında dahi sezdirdiğini düşünüyorum. Bir insanın, hatta bir topluluğun hayalini kurduğu şey; ona ulaşma arzusu ve sonunda yaşadığı hayal kırıklıklarıyla birlikte okunmalıdır.
Kitapta işlenen tema bana Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üstünde romanını hatırlattı nedense. Mekân değişse de kader değişmiyor: Ezilen, hor görülen, toprağından koparılan insan her yerde var olmaya devam ediyor. Ha Çukurova sıcağında, ha Oklahoma ayazında…
14.12.2025

Emrah Serbes'ten distopik, stereoskopik, travmatik çocukluk dönemi öyküleri

Modern ve post-modern anlatım tekniklerini ve bireyin içsel çatışmalarını ve yine toplumsal kırılmaları fikirsel ve düşünsel bağlamda ortaya çıkaran Emrah Serbes'in sokak diliyle (bilinçli bir tercih) kaleme aldığı bu öyküleri herkesin okumasını salık veririm.
12.12.2025

Albert Camus’nun Veba romanı, Oran şehrine çöken görünmez bir gölgenin altında insan ruhunun sınandığı bir hikâyedir. Salgın, yalnızca bedenleri değil, insanların iç dünyalarını da kuşatan bir karanlık gibi belirir. Camus, bu karanlığı absürd felsefesinin ışığıyla çözer; hayatın anlamsızlığına rağmen insanın direnme gücünü gösterir.

Doktor Rieux’nun sakin ve yorulmak bilmeyen çabası, romanın kalbinde yanan küçük ama sarsılmaz bir umut gibidir. Ne kahramanlık taslar ne de büyük sözler söyler; sadece insan kalabilmenin ağır yükünü taşır. Tarrou’nun vicdanı, Paneloux’nun inancı, Rambert’in özgürlük arayışı… Hepsi salgının aynasında kendilerini görür.

Veba, bize kötülüğün hiçbir zaman tamamen kaybolmadığını hatırlatır; tıpkı bir yerlerde saklanan bir mikrop gibi fırsatını bulduğunda geri döner. Camus’nun dili sade ama keskindir; her cümle hem bir yara hem de bir uyarı gibi iz bırakır.