Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Kevser Ergül Tarafından Yapılan Yorumlar

10.12.2019

İyi Geceler Bay Tom, bizlere savaşın bambaşka bir yüzünü gösteren ve aldığı onlarda ödülleri sonuna kadar hak eden çok başarılı bir kitap.
Kötülüğün kol gezdiği ve savaş gerçeğinin olduğu bir dünyada, ufak bir kasabadaki insanların samimiyetlerinin ve iyi niyetlerinin yaralı insanlar üzerinde (hem fiziki hem ruhsal yaradan bahsediyorum) ne kadar iyileştirici bir etkisi olduğunu samimi ve sarsıcı bir kurgu ile anlatıyor.
Son derece sade bir anlatımla kaleme alınmış olsa da psikolojik ve sosyolojik yönleri bakımından okuyucuyu etkilemeyi başarıyor kitap.
Kitap bitse bile Bay Tom, Will ve Sammy başta olmak üzere kitaptaki bir çok karakter uzun bir süre aklınızdan çıkmayacak. Bir de kitap boyunca sık sık Will’e kocaman sarılmak isteyeceksiniz, benim gibi...
Genç yetişkin kategorisine dahil olsa da başta ortaokul ve üzeri öğrenciler olmak üzere, sevginin gücüne inanan tüm yetişkinlerin okumasını canı gönülden öneriyorum
10.12.2019

Gelirken Ekmek Al ile vedalaştık dün gece. Her bir öyküsüyle ayrı keyiflendim, ayrı hüzünlendim. Hiç bitmesin istedim...
Yarım kalmış aşkları, sevdasını dert diye yüklenenleri, aile içerisinde yaşanan kırgın ilişkileri, yalnızlıkları, küçük dünyasında mutlu olmaya çalışan koca gönüllü insanları, çocuklarını kendi hırslarına kurban eden ebeveynleri konu etmiş tam 18 öykü vardı.
Kitaba adını veren öykünün yanında, Bize Bi’ Çay, Sıcacık, Olanlar Oldu, Armağanın Hediyesi adlı öyküler güçlü kurgusuyla ve akışındaki minik sürprizleri ile en sevdiklerim oldu.
Şermin Yaşar’ın diğer iki öykü kitabına göre mizah oranının bir parça daha fazla olduğu bu kitabını gönülden herkese tavsiye ederim.
10.12.2019

Her yetişkinin çocuğu olsun olmasın mutlaka okuması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu kitap çocukları farklı bir bakış açısıyla görmenizi sağlayacak ve bir yetişkin olarak daha iyi bir neslin nasıl yetişebileceği ile ilgili size yol gösterecek.
12.11.2019

Bir haberin, bir olayın, bir hatıranın hafızadaki kırıntıları ile başlayan ve duygularla harmanlanan aforizmaların kitabı Kraliçenin Pireleri.
Yoğun söz oyunlarına bulanmış kısa kısa deneme benzeri yazılardan oluşuyor. Kurulan afili sözler ön planda olunca olay kurgusundan ziyade akılda kalan altı çizilesi cümleler oluyor.
Başrolde yoğunlukla kadınların, bulundukların fedakarlıkların, çektikleri çilelerin olduğu yazılarda erkekler bir parça geri planda kalmış. Ama zaten Tarık Tufan’ın deneme ve öykülerinde genel durum bu yönde olduğu için sorun yok.
Denemeleri okudukça yazarla yol alıp ilerlemek yerine, onun kafasındaki onlarca derde konuk olduğunuzu hissediyorsunuz. Bu kimi zaman çok keyifliyken, duygusunu yakalayamadığınız yazılarda ise bir adım geri planda kalmanıza sebep oluyor.
12.11.2019

Tüccarların ve bankaların kandırması sebebiyle topraklarından sürülen ve nereye giderlerse gitsinler bir lokma ekmeğe muhtaç bırakılan bir grup insanın yaşadıklarını okuyoruz Gazap Üzümleri'nde. Biz olayları Joad ailesine üzerinden okusak da kitap aslında 1929-1930 zamanı gerçekleşen ve binlerce insanı etkileyen Büyük Buhran'ın sebeplerini ve ağır sonuçlarını ele almakta.
Böyle söyleyince, sizi ağır bir okumanın ve zor ilerleyen bir hikayenin beklediğini düşünüyorsanız fena yanılıyorsunuz. 556 sayfalık hacimli bir kitabın her sayfasını bir sonraki sayfada ne olacak duygusuyla büyük bir merakla okudum.
Bu arada çevirisi gerçekten muazzamdı. Amerika'da geçen bir hikayeyi okuyor olsak da çeviride o kültür farklılığından kaynaklanabilecek yavan durum hiç yoktu.
Amerika toplumunu, elindeki gücü para uğruna kontrolsüzce kullananları, düzene boyun eğmek zorunda bırakılanları ve kapitalist sistemi ince ince şahane bir şekilde eleştiren kitabın özellikle son 30-40 sayfasını soluksuz okudum.