Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

fatihakici Tarafından Yapılan Yorumlar

21.08.2008

Muhakkak okunması gereken bir roman -eğer okunabilirse!

Kitap çok ciddi bir denizcilik birikimini yansıtıyor, denizcilik terimlerini öğrenmek ilk sayfalarda okura çok eğlenceli geliyor. Fakat balıkçı ya da bahriyeci filan değilseniz hiç alakanızın olmadığı ve daha önce hiç duymadığınız o kadar çok denizcilik kavramı tıkıştırılmış ki ilerleyen sayfalara, boğuluyorsunuz, ilerleyemiyorsunuz!

Diline biraz ağır denebilir. Ancak ben bu dili kesinlikle ağır bulmuyorum, en fazla yüz yıl önceye giden bir dili var kitabın ki öz dedemizin ya da onun babasının dili demek oluyor bu dil. Dilin sürekliliğini sağlamak adına böyle Osmanlı Türkçesi ağırlıklı kitaplar yazılmalı ve okunmalıdır. Bunun yanında kitabın gerçekten eğlenceli ifadelere sahip güzel bir üslubu var.

Kitabın felsefi mülahazaları da akıllara kazınacak cinsten değerli. Sizi güzel felsefe kaynaklarına yönlendiriyor, özellikle Fisagor'a (evet, F).

Ah İhsan Oktay Anar, bu kadar denizcilik terimine boğmasaydın bu harika eseri de muhteşem üslubunu kana kana içseydik. Maalesef ben kitabı 40-50. sayfalarında bıraktım. Benden daha sabırlı olanları Amat ile başbaşa bırakıyorum.
20.08.2008

Türkiye'nin yakın tarihine baktığımızda iki Ergenekon görmekteyiz. Bunlardan biri, Erol Mütercimler'in Tümgeneral Memduh Ünlütürk'ten dinlediğini söylediği ancak pek de açıklamadığı, kapkaranlık bir derin devlet yapısı, diğeri ise bugünlerde konuştuğumuz biraz daha çetevari bir oluşum. Can DÜNDAR'ın Ergenekon kitabı bahsettiğim ilk yapıyı anlatıyor. 27 Mayıs'tan sonra kurdurulan ve ülkede çok sayıda faili meçhul cinayete imza atan, cinayetlerine vatan, bayrak, millet gibi kutsal değerlerimizi alet eden kirli oluşum...

Bu yapılanmaların sağ ya da sol kısım diye ayrılmasını doğru bulmuyorum, derin devlet dediğimiz yapı bir ülkede devlet üstü, hükümetler üstü bir yapı olup, büyük küresel aktörler tarafından kurdurulur (bkz. Can Dündar, Ergenekon syf. 84), üçüncü dünya ülkeleri bu karanlık yapılarını sorgulayamazlar, yargılayamaya güçleri yetmez. Bu yapılar kimi zaman sağ olur, kimi zaman sol, kimi zaman ulusalcı denen kaypak zeminli, ne idüğü belirsiz bir yapı olur. Hatta derin devlet bu ülkede hem ülkücülere silah verip faili meçhul cinayetler işletebilir hem de PKK, DHKP-C gibi sol-marksist örgütleri yönlendirebilir, hem de Hizbullah, Aczimendi, İsmailağa gibi yapıları içeriden yönetebilir, bu çok çeşitli yapıları birbiriyle kimi zaman çatıştırabilir, kimi zaman yanyana getirebilir.

Can Dündar'ın ilk olarak "40 Dakika" adıyla tv programı yaptığı, sonradan kitaplaştırdığı bu eser, Türkiye'de ilk eylemlerini 70'lerde başlatan, meşhur 1 Mayıs 1977 cinayetini işleyen, 9 Ekim 1978 Bahçelievler katliamını yapan, 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi'nin önünde kan deresi akıtan... ve sonunda 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta kördüğüm haline gelen Gladio uzantısı karanlık yapılanmayı bütün açıklığı ile anlatan, cesaretle sorgulayan ve akıcı bir üslupla bizlere gayrıresmi bir yakın tarih serüveni sunan güzel bir inceleme.

Kitapta ayrıyeten hoşuma giden bir husus da baskı ve kapak güzelliği ile kapağın kırılma şeridinin kalitesi. Özetle herşeyiyle güzel ve okunmayı hakeden bir kitap. Bu kitabı okumak Türkiye'ye daha sağlam bir zeminden, daha tutarlı bir bilgi birikimi ile bakmanızı sağlayacaktır.
19.08.2008

Güzel bir durum hikayesi örneği. Bu öyküde sanki Aytmatov'un Cemile'si ile Selvi Boylum Al Yazmalım'ını birlikte okuyorsunuz, bu iki şaheserden de izler var sanki bu romanda. Bu Elçin'den okuduğum ilk eser, oldukça da beğendim. Eserden beni cezbeden -biri felsefik, diğeri komik- iki sözü aktarmak isterim:

"Haksız yere kan akıtanlar böyleleri işte; kendi mevcudiyetleri delikli kuruş etmez, ama çocukları öksüz, kadınları gözü yaşlı bırakırlar."

Hanım Nine otobana çıkıp Bakü'ye giden otobüslere biniyor, yol üzerinde Bine'de iniyordu. Şoförler otobüsü otobanda durdurup Hanım nineyi alıyordu. Bu kez de karşıdan gelen beyaz karavan yaşlı teyzenin önünde durunca teyze bunun bir otobüs olmadığını görüp önce biraz şaşırdı: "A-a-a... Bu ne biçim bir araba böyle? Buzdolabı mı yoksa?.."

En fazla iki nefese okuyacağınız bu güzel romanı sizlere tavsiye ediyorum. Ben Elçin'in diğer eserlerinin peşine düştüm bile!
17.08.2008

Türkçe, çok uzun zamanlardır ve geniş cografyalarda konuşulan, zamana ve mekana yayıldıkça da zenginleşmiş olan bir dildir. Onu cumhuriyetimizden itibaren başlayıp yalnızca Anadolu'da konuşulan bir dil olarak anlarsak onun kıymetine ihanet etmiş oluruz diye düşünüyorum. Türkçe gibi büyük, güçlü ve zengin bir dile bu dar zaman ve mekan sınırlarını koymak, onu beslenmiş olduğu kaynaklardan kopararak ucube olmaya mahkum etmek ve konuşulduğu/etkileşim halinde olduğu coğrafyayı da daraltıp bir hapishaneye dönüştürmek olur. Kökü kopan ve etkileşim alanı daralan bir dil, Cemil MERİÇ'in ifadesiyle, medeni memlekeler argosundan daha büyük bir hızla değişecek, yarım okka esrar içen bir sarhoştan daha çılgınca hayal dünyalarında yaşayacaktır. O dili konuşanlar ise on senede bir değişen hafızasız nesillerin amalgamı haline gelecektir.

İşbu sebeplerden dolayı Türkçe "aman şu Arapça kökenlidir atalım, aman bu Farsça kökenlidir silelim, aman o Yunanca, Latince, Fransızca kökenlidir yasaklayalım" yasaları ile sansürlenemez, bu hakikati tam olması gerektiği gibi müşahade edip muhtaç ve hasret olduğumuz bir sözlük çalışması yapan Yaşar ÇAĞBAYIR'a hürmet dolu bir teşekkürü borç bilirim.

Türkçe'nin zamanları ve mekanları aşan güçlü bir dil olduğunun hakkını teslim eden, bu yönüyle tam ona layık olan bu harika çalışmayı herkese ısrarla tavsiye ederim.

İyi Türkçeler, efendim.
16.08.2008

Kitap, Robert B. DOWNS'ın "Books that Changed the World" adlı araştırma eseri olup, Prof. Dr. Erol GÜNGÖR tarafından Türkçemiz'e kazandırılmıştır. Fevkalade bir eserdir, batı medeniyetinin üzerindeki ölü toprağını temizleyen, onu uyandırıp yücelten temel kitapların özetini içerir. Kitapta özeti yapılan en temel eserler şunlardır:

İncil

Homeros- İlyada ve Odessa

Platon'un ve Aristo'nun bütün eserleri

Niccolo Macchiavelli- Hükümdar

Isaac Newton- Principia Mathematica

Adam Smith- Milletlerin Zenginliği

Thomas Malthus- Nüfusun Artışı Üzerine Deneme

Henry David Thoreau- Sivil İtaatsizlik

Harriet Beecher Stowe- Tom Amca'nın Kulübesi

Karl Marx- Kapital

Nicolaus Copernicus- Gök Kürelerinin Dönüşleri Üzerine

Charles Darwin- Türlerin Kökeni

Sigmund Freud- Rüyaların Yorumu

Albert Einstein - Özel ve Genel İzafiyet Teorileri

"Batı medeniyeti neden ileride?" sorusunun cevabı bu harika kitapta bulunabilir. Mutlaka okuyun.