Bu yıl okuduğum eserler içerisinde beni en fazla etkileyen kitaplardan biriydi diyebilirim..Dili son derece yalin,akici ve okumak için ayrica bir eğitim almanıza gerek yok;fakat çok seçenekli düşünmeniz gerekiyor.Albert Camus'un önsözüyle başlayan kitap,OrtaÇağ'da kurulan Engizisyon mahkemelerinin dini ideoloji kullanarak cadi kavramini insanlara kabul ettirdiğini;bugun ise bilimin gücü kullanılarak "deli" kavramının zihinlere dayatildiğini ikisi arasında çok çarpici benzerlikler ortaya koyarak bizlere sunuyor.Yazar, organik hastalıklarla akıl hastalıklarını birbirinden ayirt etmek için birbirinden güçlü tezler ortaya sunuyor.Örneğin Deutsch,Gregory Zillboorg gibi psikiyatristlerin Ortaçağ'da cadı ya da şeytan diye nitelendirilen insanlarin aslinda akıl hastasi olduklarını soyleyerek eskiden kalan teolojik devletlerinin cadiyi iyileştirici vaatlerinin yerini,bugun kurumsal psikiyatrinin bilimsel yontemleri çarpitarak yine akıl hastasi olarak tanımladıkları kişiler üzerindeki baskısı aldiğini çarpici bir şekilde sunuyor.Deli diye birşey olmadiğini,akıl hastalığı dediğimiz şeyin istenmeyen davranışlar bütünü olduğunu öne sürüyor..Sapmayi yaratan şeyin toplum olduğunu,sapma dediklerimizin toplumun kurallarin ihlali olduğunu gösteriyor.Böyle bakıldığında sapmanın bir davraniş bozukluğu değil diğer davraniş sahiplerinin düzenlediği bir metot olarak görülmesi gerektiğini düşünüyorsunuz..Yazarın aklıma kazinan şu sözleri dikkate almaya değerdir:"Psikiyatristlerin en büyük yalanı hastayı kendinden ve toplumdan koruduğudur,çünkü bu tıp dunyasinda özerk bir alanı tekelinde tutan psikiyatristin en önemsiz özelliğidir.Ne var ki bunun vurgulanması birçok çevrede hoş karşılanmıyor".Bütün bunlari ticari kaygı taşimayan ve sadece insanlarin kendi ruhsal durumundan rahatsiz olduklari,zorla kapatilmayi reddettikleri durumlarda onlara karşi uygun tedavi yonteminden yana olan doktorun ağzindan duymak çok ilgi çekici.Onun bu etik ve ayricaliği hakeden muhalif duruşu fikirlerine katilsak da katilmasak da dikkate değerdir.
Kitabın bir başka olumlu özelliği kategorilere ayrilmiş başlıklar altında yine bu konuyla ilgili önemli düşünürlerin sözlerinin yer almasi.Sarte,T.S.Eliot,Michel Foucault,Soren Kieergaard,Dostoyevski gibi ünlü yazar ve düşünürlerin konuyla ilgili sözlerine rastlamanız mumkun...
Deliliğin Tarihi,Kliniğin Doğuşu gibi eserleriyle bu konuya değinen ve çağa damgasını vuran Foucault'un yapitlariyla ilgilenenler bu kitabi mutlaka okumalılar.