Aşağıda kitabın yazarı Hakan Evrensel ile yapılmış bazı söyleşilerden alıntılar mevcut.
''Roman tamamen kurgusal. Ama romanin içerisindeki her olayin, birbirinden farkli yerlerde, birbirinden farkli kisiler tarafindan tamami yasanmistir. Bunlari birlestirmek bana düstü. Bu açidan kurgusal diyorum ama tümü yasanmistir.''
.......
''Romanda anlattiginiz olaylar ne kadar gerçek?
Yüzde 100'ü gerçek. Ama bu bir roman, olaylari, kisileri birbirine bagladim yani bir kurguyla anlattim.''
.......
''..romandaki köy baskini gerçektir. Ama çatisma sonrasi askerlerin, PKK'lilarin oldugu yerlere girdim. Karsilastigim manzarayi anlatmama gerek yok sanirim. Köy baskininda öldürülen 85 yasindaki dedenin hikayesi gerçek. Bir komutanim anlatti. Yazarken en zorlandigim bölümdü...''
Kitabı okurken abilerinin terörist olması yüzünden evin bütün sorumluluğunun omuzlarına yüklenmesinden ve gitmekle kalmak arasında yaşadığı çelişkilerden dolayı köy bakkalı temiz yürekli Salman'a acıdım. Hiç haketmediği bir sona uğramasına çok üzüldüm. Tayfun Yüzbaşıyı çok sevdiği eşi ve doğacak bebeği ile görevi arasında yaptığı seçimden dolayı takdir ettim, askerlik becerisene hayran oldum, yaşadığı sona ise kahroldum. Terörden zarar gören çaresiz bölge halkı adına ağladım. Ancak her Türk vatandaşının okuması gereken, ülkemizin son çeyrek yüzyıldır yaşadığı sorunları böyle açıkça ve içten anlatan bu kitabın bu kadar az yorum almasını ise hiç anlayamadım!!!! Bu kitabı bu kadar az kişi mi okudu? bu derece mi duyarsızlaştık????