Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
aziz_bilge Tarafından Yapılan Yorumlar
Baykuş Virane Sever, Faruk Duman'ın son öykü kitabının adı. İlk öykü kitaplarından başlayarak bir bütün halinde okudum Dumanı. Başlangıçta dildeki yeni bir arayış içerisinde oluşundan dolayı pek alışamadım. Ama pes etmeden son kitabına geldğimde pişman olmadım. Çünkü Baykuş Virane Sever o arayışın zirve noktasıdır. En yetkin ürünü diyebilirim özellikle dil noktasında. Farklı öykülerden oluşan Baykuş Virane Sever bu yılın iyi öykü kitaplarından birisi bence.
Kürt Sorunu, bu ülkenin en can yakıcı problemidir. Sorunu aşmak için yüzleşmeye ve empatiye çok ihtiyacımız var.
Malan Barkirin - Zorunlu Göç Öyküleri kitabı bu yönüyle bizi hem geçmişle yüzleşmeye hem de o insanlarla empati kurmaya davet ediyor aslında. Okudum ve çok etkilendim. Sarsıcı bir kitap. Keşke daha açık konuşanlar olsaydı ve daha gerçekçi hikayeleri de okusaydık.
Kavukçu’nun beşinci durağı Dört Duvar Beş Pencere. 1999’da basılan kitapta on iki öykü var. Özellikle Dört Duvar Beş Pencere öyküsü üzerinde durulmayı hak eden bir metin. Uzun bir öykü. Alt başlıkları var. Çocuk, dedesi, dayısı Tahsin, sonra başka birisi sırasıyla anlatıyorlar öyküyü. Dede ölmüş. Dükkanı meyhaneye (tabut)döner. Tahsin ölür, babasının mezarına gömerler. Sonra Ağır Abi, Tahsin’i anlatır, Kirpi’yi. Bu kitapta da esasında taşra var. Onların yalın hayatlarını, sudan bahanelerini, gırgırlarını capcanlı bir tarzla ve doğallığıyla ele alır. Yer yer argolu, içkili bir dünya.
Dört Duvar Beş Pencere’nin ortadan itibaren diğer öyküleri daha çok bireyselliği öne alan, yer yer kent insanını konu edinen öykülerden oluşmaktadır.
Temmuz Suçlu Kavukçu’nun daha önceki öykülerinin bir kitapta bir araya gelmiş halidir. Kitabın ilk baskısı 1990’da Varlık’tan yapılmış. Patika ve Temmuz Suçlu isimli iki bölümden oluşan kitapta toplam on dokuz öykü vardır. İlk bölüm Patika, 1987 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü almıştır. Patika’da kişiler kaçan, gizlenen, ıssızlıklara sığınan tipler. Evliler. Ama sadakat noktasınıda sıkıntılı tipler. Onları hayata bağlayan sıkı bağları yoktur. Hatta biraz maceraperest tiplerdir. Patika’da Tabanca öyküsü bir bürakrasi öyküsüdür.
Cemil Kavukçu yanılmıyorsam ilk kez bu kitabında di ve dini öğeler karşı tavır geliştiriyor. Mesela Patika’da “Sabah ezanlar/çocukluğumun kanlı kırbaçları”(32)geçen dizeler; Soğuma Günleri’nde geçen “Yapraksız kavaklar ve at kestaneleri dedikodunun orgazmına ulaşmış başörtülü mahalle kadınları gibiydiler.” benzetmesi; Gezintiler’de “Bu salak da kanmış ona. İnsanlıktan çıktı. Arada kendine gelir gibi oluyor, sakalını kesip camiyi namazı bırakıyor, işine dönüyor; sonra bir bakıyorsun o cüppe yine sırtında, suratında kapkara bir karış sakal.” cümleleri; Bozgun öyküsünde kurban olan koyundan bahsederken “iğrenç koyun kokusu”; babasından bahsederken “Babamın Aptıraman’ına göre ağdalı bir söyleyiş bu; r’leri oldukça ağır. İnsanı bezdiren bir ezgisi var. Kur’an okur gibi.” gibi ifadeler bence rencide edici.
Yalnız Uyuyanlar İçin, Kavukçu’nun ikinci öykü kitabı. 1996 tarihinde yayımlanmış kitapta on bir öykü bulunmaktadır. Genel olarak birinci kitabın devamı tarzında atmosfer bakımından. Yalnız ve içkili tiplerin hayatlarına ışık tutar yazar. İçkili olduklarından gerçekle sanrı/hayal arası gidip gelmeler, kendini farklı sanmalar(En Eski Güvercin’de hayat kadını Semiramis zanneder.); kadın-erkek ilişkileri, kıskançlıklar(Piknik); eşini aldatan ve sevgilisiyle zaman geçiren tipler(Çamurda);arkadaşından ilgi görmeyen ya da terk edilen tiplerin dünyasını(Malı Baba)içeren daha çok bireysel dünyalar anlatılır. Kuzeydeki Kum Kosterleri öyküsünde içkili biri arkadaşının anlattıklarının etkisinde kalıp sanrılar görür. Bu kitap daha çok içedönük tiplerin yer aldığı öykülerden oluşuyor. Dolayısıyla biraz karamsar bir atmosfer hâkim öykülere. Kitabın adı bu yönüyle metinlerin ortak temasını ele veriyor.