Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
aziz_bilge Tarafından Yapılan Yorumlar
İngiliz yazar George Orwell’in Hayvan Çiftliği dünya edebiyatının klasikleri arasında önemli yer tutar. Celâl Üster çevirisi ise oldukça başarılı. Kitabın alt başlığı bir hayvan masalı. Bu başlık başlangıç ta eserin çocuklara hitap ediyor imasında bulunabilir. Ancak çocuklar ya da gençler tarafından okunabilecek ve okuyanı mutlu edebilecek bir kitap. Ancak esas kitle büyükler. Romanı okurken gözümün önüne ülkem geldi her haliyle. İnsanların olumlu ve olumsuz davranış ve düşüncelerinin evrenselliğini düşündüm. İngiliz bir yazar bir Türk okuru düşündürüyor, ona “Sanki adam bizi anlatmış.” dedirtiyor. Sanatın ve edebiyatın evrenselliği, büyüklüğü, etkileyiciliği bu işte.
On bölüm ve yüz elli iki sayfadan oluşan eser ara ara yapılan resimlendirmelerle daha hoş olmuş. Bir roman içinde pekâlâ bir resim olabilir, diye düşündüm. Romanda olaylar “Beylik Çiftlik”te başlar, devam eder ve biter.
Acı Gösteri, Remzi Karabulut’un ikinci öykü kitabıdır. Sel tarafından yayımlanan eserde on yedi öykü var. Acı Gösteri’de ilk on öykünün yer aldığı metinlerde ortak bazı yönler dikkati çeker. Geri kalan öyküleri yazar “Ve Öbürleri” şeklinde ayırma lüzumu hissetmişler.
İlk on öyküde Karabulut karşımıza aslında çok da tanıdık tipleri çıkarır. Bunlar tanıdıktır ama sanki hayatın içinde değilmiş gibi duran deliler. Yılancı Yusuf, Deli Sakkur, Coni Eko ve diğerler deliler. Ayrıca toplumun bu insanlara bakışını okuruz bu öykülerde. Bazen alaya alınan, bazen koruyup kollanan, bazen espri kaynağı olan insan insanları öyküsünü Karabulut, akıcı ve sade bir dille anlatmıştır. Acı Gösteri’deki öykülerin en tipik özelliklerinden biri hiç şüphesiz kolay yazılmış hissini uyandırmasıdır.
Keje, Emine Uçak Erdoğan’ın ilk öykü kitabı. Yedi öykünün yer aldığı Keje açıkçası ismini duyduğum anda beni heyecanlandıran, ancak okuduktan sonra beni pek tatmin etmeyen kitap oldu. Ülkenin en can acıtan probleminin öyküye yansımış olmasını ve bu konuda yazılmış ürünlerin artmasını önemsiyorum. Köyleri basılan, geceleri yiyeceklerini örgüt üyeleriyle paylaşmak zorunda kalan, huzurları kaçan, evleri yakılan, örgütle asker arasında tercih yapmak zorunda kalan ve her iki durumda da zararlı çıkan insanları ve eski neşelerini, oyunlarını, özgürlük alanlarını kaybeden çocukların öykülerini yazmış Erdoğan.
Ekmek ve Zeytin
2011 yılı Sait Faik Hikâye Armağanı’nı alan Ahmet Büke’nin Ekmek ve Zeytin’i iyi öykü kitaplarından biriydi hiç şüphesiz. Otuz kısa öykünün yer aldığı Ekmek ve Zeytin’de öykülerde en öncelikli dikkatimi çeken duyarlılık oldu. Bu, Büke’nin dünyada olup bitenlere salt yaşanan olaylar gözüyle bakmadığının, bir sanatçı olarak tanıklık görevini yerine getirdiğinin göstergesi. Kitap “ekmeği ve zeytini öğreten” anneye ithaf edilmiş. Ayrıca içindekiler bölümünden sonra Çiğdem Madak’a ait “Şimdi mucizevî bir yerdeyim.” alıntıya yer verilmiş. Ekmek ve Zeytin’de yazar daha önceki kitaplarına nazaran farklı insanlar ve dünyalardan yola çıkarak oluşturmuş öykü dünyasını. İlk öykülerde ağırlıklı olarak işkenceler, ölümler varken sonraki öykülerde özellikle işsizlik, yoksulluk ve açlık sıkça işlenen temalardır.
Kediler Güzel Uyanır
Yekta Kopan’ın yedinci kitabı Kediler Güzel Uyanır, Can yayınlarından çıktı. Bulutlar Konuşurken, Düşmüş Bir Harf ve Yarın Sabah Öp Beni isimli üç bölümden oluşan kitapta kırk bir kısa metin var. Özellikle ikinci bölümdeki metinlerin daha kısa ve yazar bu kısımda farklı tarzlar denemiştir. Kısa öyküler okuyucuyu kendisine bağlamıyor doğrusu. Okunup bitiyor birkaç dakika içerisinde. Sizi büyüleyen, sarsan bir öykü hangisi havada kalıyor bu tarz öykülerin olduğu kitaplarda. Kediler Güzel Uyanır’da özellikle üçüncü bölümdeki öyküler diğerlerine nazar daha uzun ve güzel öyküler. Kopan’ın öykülerinde şehrin her türlü hali var öykülerinde. Duvar resimleri, reklamlar, insanlara dair ayrıntılar, rüyalar, korkular, anlık durumlar, gözlemler, hatırlamalar, geçmişe duyulan özlem, anımsamalar öykü olarak karşımıza çıkıyor karşımıza.