Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

kanonsuz okur Tarafından Yapılan Yorumlar

31.03.2025

İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş ya, kitap acı acı güldürüyor okurunu. Kadınların hem baba hem de koca evindeki konumları, bir ülke panoramasını çiziyor.

Metindeki konuşma dili, direkt okura seslenme gücünü artırıyor. Her ne kadar roman olarak nitelendirilse de iç monologların yoğunluğuyla sahne havası sezdiriyor. Aynı kurgu içerisinde iki farklı son yazarak, postmodern anlatının kapısı aralanıyor.
31.03.2025

Kitapta evli olmadan hamile kalan ana karakter, bebeğinden haberdar olduğu andan itibaren hissettiklerini mektup şeklinde yazıyor. Çocuğu yaşama çabasının içine atıp atmamaktaki kararsızlığını anlatıyor, hiçlikten varlığa giden yolda çocuğun kararını nasıl bilebileceğini sorguluyor. Ama acı çekmeyi, hiçliğe yeğliyor. Var olmak, var olmamaya baskın çıkıyor. Kadın ya da erkek olarak değil, insanca var etmeyi arzuluyor. Çocuk sahibi olmayı bir seçim değil, bir boyun eğiş olarak görüyor.

Kadın olmak; cesaret isteyen bir serüven, bitmez tükenmez bir meydan okuma, sürekli bir ispat çabası. Peki ya anne olmak? Metin ile birlikte “Bir ayrıcalık mı, bir kısıtlama mı? Bir yumurta ne zaman can olur? Kürtaj bir cinayet mi?” sorularına cevap arıyoruz.
31.03.2025

Yazar serinin ilk kitabını bir iç dökme gibi, hayatının son yıllarında kaleme alıyor. Ta o zamanlarda ölüm düşüncesi zihninde yer edinmiş, ilk şiirleri yaşayamadıklarını anlatmış.

Çocukken, herkes gibi olduğunu göstermek için çok çaba sarf ediyor. Ama huzuru yalnızca kitaplarda buluyor; sığ muhabbetler, cinsellik-alkol-yaşama uğraşı arasında gidip gelen sarkacın rutini onu çok yoruyor. Çocukluğu uzasın istiyor çünkü para kazanma telaşesi onu kendinden uzaklaştırıyor.
Babanın sürekli kadın-erkek ayrımını vurguladığı, annenin melankolisi ile yaşadığı evden koca bir varoluş sancısıyla çıkıyor.
31.03.2025

Kitapta 1907–1914 senelerine karşılık gelen süre boyunca, savaş öncesi Avrupa uygarlığının ve onun hoşnutsuzluklarının panoramik bir görünümünü okuyoruz. Aydınlanmanın bir çeşit temsilcisi olan, eğitimin önemine inanan ve bütün gericilere savaş açmış olan Settembrini karakteri ile radikal bir gerici, demokrasi karşıtı ve Ortaçağ’ın dinî sentezlerini ön plana çıkaran Naphta karakteri aracılığıyla kıta tarihi, düşünce akımları, zaman, ölüm, tutku, doğa ve insan üzerine derin bir düşünme alanı sunuluyor.
31.03.2025

Serinin, umut saçan parçası. İlk kitabının basıldığı ana kadar uzayan hayat dilimini anlatıyor. İş hayatındaki savruluşlarını, hayata yalnız tutunma çabasını ve sanat dünyasına adım atışını okuyoruz.