Toplam yorum: 3.284.988
Bu ayki yorum: 6.494
E-Dergi
kanonsuz okur Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir başyapıt. Metne göre toprak yalnızca meta değildir, hatıralardır. Eşya yalnızca eşya değildir, kullananıyla ve anısıyla birer geçmiştir. Kutsal olan hayatın ve yaşayan herkesin kendisidir.
Ailenin kutsanmış bir esaret olarak anlatıldığı metnin arka planında kronolojik olarak 27 Mayıs darbesi ile başlayıp özel televizyonların çıkışı ile sonlanan toplumsal ve siyasi olaylar yer alıyor. Ancak metin, ilk kitap acemiliğini hissettiriyor. Yazar boşluk bırakmak yerine okuruna her şeyi anlatıyor, tüm karakterler aynı tonda konuşuyor, ilk sayfalardaki o büyük kelimeler ise sayfalar ilerledikçe sadeleşiyor.
Değişen yaşam tarzlarıyla paralel biçimde odaklanma süresi de bir hayli azalmış olan okuyucuyu yormadan ilerleyen metin, her yaştan ve her seviyede okurun ilgisini çekebilecek gibi görünüyor. Ancak metnin dili, kitapta işlenen spiritüel konulara tezat biçimde mekanik ve ruhtan yoksun duruyor. Bu durum amaçlanan düşünceyi dolaysız verme arzusuyla bilinçli bir şekilde yapılmış olabileceği gibi, bütünlükten yoksun bazı ifadeler nedeniyle hata izlenimi de uyandırıyor.
Kitapta toplumsal meseleler ve insanın acımasızlığı başat unsur. Satır aralarında doğanın tüm bileşenleri ve kızılbaş kültürü hissediliyor.
Kitapta anormal diyebileceğimiz insanlardaki eksikliklere değil, onlarda neyin var olduğunu bulmaya odaklanan bir nöroloğun vaka incelemelerini okuyoruz. Salt fizyolojik olmaktan öte, insan ruhuna da odaklanıyor. Freud’un var olmanın anlamını özetleyen “çalışmak ve sevgi” felsefesinden yola çıkarak tamamlanmış hissedeceğimizi söylüyor. Hastaları laboratuvar yaratığı gibi değil, hayatlarının doğal ortamında gözlemlemek gerektiğini belirtiyor.