Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

NE-BU Tarafından Yapılan Yorumlar

03.05.2024

Simyacı, Santiago adındaki Endülüslü bir çobanın İspanya’dan başlayıp Mısır’da sona eren yolculuğunu konu ediniyor. Gördüğü bir rüya üzerine sahip olduğu her şeyi ardında bırakan Santiago’nun bu serüveni, onu düşlerine kavuşturduğu kadar hayatın hakikatine de ulaştırıyor. Simyacı’nın sayfalarını çevirdikçe siz de Santiago’yla birlikte kendi içinize doğru bir yolculuğa çıkacaksınız.
03.05.2024

İtfaiyecilerin yangın söndürmek yerine yangın çıkardığı, kitapların yok edildiği, teknolojinin üst düzey olduğu distopik bir eser. Kısaca bahsedecek olursam; itfaiyeci Guy Montag, kitapları merak edip yaşadığı düzeni sorgulamaya başlayacak. Kitap olmayan bir dünyayı bize anlatan, okurken ürküten bir kitap. Kesinlikle şans verilip okunması gerekiyor.
03.05.2024

İnsanin dünyadaki tek amacı bir anlam bulmak kendine . Acı bile anlam bulduğunda acıdır. Yoksa kuru acıyı çekmek boştur. Kitabın genel hatlarıyla şu cümlelerle özetlemek mümkün. Hayat sizin onu düşlediğiniz gibidir. Evet tam da öyle.
03.05.2024

97'de yazılmış kitabı 2020 'de okuduğum için kendime kızıyorum neden daha önce bu kitabı okumadım diye lakin tolstoy'un bisikleti aklıma gelince teselli buluyor ve hiç bir şey için geç değil diyorum.. İnsanlar para için çalışmayı öğrenirler ama asla parayı kendileri için çalıştırmayı öğrenemezler okulda da bu öğretilmez kimseye .. Artı parayı nasıl kazanacağından çok parayı nasıl kullanacağın , nasıl değerlendireceğin ne yaparsan sonuç alırsını ayrıntılı anlatan iyi ki okudum dediğim muhteşem kitap ... Para yönetimini örnekleriyle birlikte anlatmakta Bir tarafta Fakir eğitimli garantici baba , diğer tarafta zengin risk alarak birikimler yapan gayrimenkuller edinen bir baba, hayat hikayelerini hayata bakışlarını ayrıntılı olarak ele almakta.
Keyifli okumalar
03.05.2024

Okuduğum en sağlam distopik romanlardan biri oldu Otomatik Portakal. Çete başı Alex, kötülük kelimesinin karşılığı gibi bir çocuk. Arkadaşlarıyla beraber acı çektirdiği onlarca insan, yakıp yıktığı onlarca mekan var. Alex ve arkadaşlarının topluma olan bakış açısı bana “Gerçekten bu kadar kötü olunabilir mi?” dedirttti. Kitapta Alex’in anne babasıyla dahi duygusal bir ilişki kuramayışı bu düşüncemi destekler oldu. Kitap iyilik ve kötülük kavramını insana sorgulatır cinste. İnsan neden iyidir, neden kötüdür ya da nasıl iyidir, nasıl kötüdür çok düşündüm. Toplumun farklı kesimlerinin gayet sağlam eleştirisinin yapıldığı, “dikizlenildiği” bir dönemde anlatıcımız Alex’e kitabın başında katıksız kötü gözüyle bakarken kitabın sonuna doğru içim acıma duygusuyla doldu. Uzun zaman sonra okuduğum en akıcı, okurken beni dehşet içinde bırakan ama bir yandan da eşsiz bir okuma zevki sunan bir kitap oldu Otomatik Portakal.