Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

ozgur05 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.05.2008

Kemal Tahir'in mahpushane hayatını yaşadığı Çankırı'dayken çevreye ait gözlemlerini bu kitaba olduğu gibi yansıtmış. Adeta okurken büyüleniyorsunuz. Osmanlı'nın çöküş döneminde Anadolu'nun ortasında unutulmuş bir köyde yaşanan olaylar çarpıcı ve mizahi bir dille anlatılıyor. Parparlar sülalesinden Çalık Kerim, romanın başkahramanı. Trablusgarp, Balkan Harbi, Büyük Savaş derken günden güne eriyip yok olan bir devlete bağlı köylü olayları kendi gözlemleriyle yansıtıyor. Öyle yorumlar yapılıyor ki adeta yanınızda konuşuluyor gibi. Aynı zamanda insanların menfaate dayalı ilişkilerini güzelce yansıtmış yazar. Vesselam, Kemal Tahir büyük bir yazar ve her kelimesi okunmaya değer.
12.05.2008

Memo, bir destan Dersim’de... Dersim dağlarının kokusunu, destanını, tarihini buram buram bize veren mükemmel bir eser. Ya Cemo... Cemo ile Memo kardeştirler zaten roman olarak. Memo, Cemo temeli üzerine kurulur. Cemo’da üç bölüm var: Cemo’nun babası Cano’nun anlattıkları, Cemo’nun anlattıkları, Memo’nun anlattıkları... Ama durum Memo’da değişir. Memo’da sadece Şıh Kızı Senem anlatır olanları. Memo iki aşk arasında kalır. Bir tarafta ilk sevdalandığı Sinem, diğer yanda da Cemo’su. Ben Cemo’yu daha çok sevdim Sinem’den. Ama Memo, Sinem ile birlikte kalır. Cemo’yu bulduğunda Cemo, Sinem’i öğrenir ve kendini dağlara vurur. Ayaklanmaların arttığı sıralarda Sinem, oğlunu Cemo’ya teslim eder ve erinin yanına döner.


Kemal Bilbaşar’ın bu güzel romanını öncelikle çok farklı açılardan ele almak gerektiği önemli bir gerçektir. Cemo ile bağlantısı, tarihsel olaylara bakış açısı, yörenin kültürünü ve dilini yansıtışı, Dersim bölgesi insanının olaylara yaklaşımı... Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, yazar; Dersim için yapılmak istenenleri Memo’nun ağzından bize haklı olarak gösteriri. Yıllardır şıh, seyit, ağa düzeniyle kanı emilen halkın artık kendi toprağının efendisi olarak daha rahat ve özgür yaşayacağı üzerinde durulur. Halktan cer, öşür, evlilik kirası, otlak kirası gibi adlar altında alınan paraların halkı ağalara mecbur kıldığı; halkın ağasız yaşamayacağı olgusunun onlara aşılanması bölgede yenilikleri engellemiştir. Ayrıca yapılmak istenenler ne kadar da iyi niyetli görünse de uygulanma aşamasında devlet görevlilerinin gösterdiği becerisizlikler de halkı yıldırmıştır. Ve sonunda da ayaklanma olmuştur.

Memo, bu ayaklanmalara karşı hep direnci sembolize eder. Oba oba dolanıp halka sözüyle, sazıyla gerçekleri anlatmaya çabalar ama iftiraya kurban giderek en sonunda o da asılır. Gerçekten de mükemmel bir roman. Elimde sayfa sayfa erirken bitmesine üzüldüm. Anadolu sevdalısı bir okura Anadolu’yu bu kadar güzel anlatan birkaç yazardan biridir Kemal Bilbaşar.
05.05.2008

Baldessera Embriaco adında birinin “yüzüncü ad” adlı kitabın ardından yola çıkmasıyla beraber başından geçen ilginç olaylar. Kitap ilk başta can sıkmakla beraber zamanla heyecanlanan konusu ve kahramanın başından geçen ilginç olaylarla kitaba bir renklilik geliyor ama sonunda yüzüncü adın açıklanmayışı bir hayal kırıklığı.
05.05.2008

Kemal Tahir’in birçok romanını okudum. Hepsi de ayrı bir tatta ve kıvamdaydı. Bir de hikâyelerinin tadına varalım dedim ve elime ilk geçen öykü kitabı Zehra’nın Defteri oldu. Bu öykü kitabı öncelikle basım olarak mükemmel. Zaten bu yayın evinin tüm Kemal Tahir kitapları basım olarak çok güzel. Kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci bölümde yazarın 12 hikâyesi var. İkinci bölümde ise “Tamamlanmamış Öyküler” başlığı ile yazarın 6 adet yarım kalmış öyküsü var. Ben en çok kitaba da adını veren “Zehra’nın Defteri” öyküsünü sevdim. Daha sonra “Hancı, Maceraperest, Adi bir Macera” öyküleri gelir.
05.05.2008

Yine bir Kemal Tahir mükemmelliği. Çorum, Çankırı bölgesinin köy yaşantısını görmek mümkün bu eserde. Köyde Mustafa adlı bir gencin sevdiği kız tarafından dışlanması ve başkasıyla evlenmesi sonucunda gurbete, Ankaraya, çıkıyor. Ve Ankara’da taş ustası olarak köyüne dönüyor. Onunla beraber gurbete çıkanlar hep sefil olurken Mustafa elinde birçok hediye ile köye döner. Bu arada eserde, köy yaşantısına ait gelenekleri de görüyorsunuz. Tılsımlı kemikleri kızlara sürerek yakınlık sağlamak, Başağa denilen sistemle köy delikanlıları arasında yaşatılan eski Ahi geleneği, köy düğünlerinde yaşananlar, ev ev kalbur(halbur) dolaştırarak düğün âdeti görmek, köye sayıma gelen memurlardan hayvan kaçırmak... Ayrıca gurbet duygusunun o zamanki insanlarımızda yarattığı ikilemeler de çok güzel anlatılmış. Yazarın bu yayınevinden çıkan tüm kitaplarının basımı oldukça iyi. Kemal Tahir’i okumak çok etkileyici.