Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
ozgur05 Tarafından Yapılan Yorumlar
Düşünce ve eylem yönünden halk tarafından yapılmayan, gerçekleri sadece aydınların görebilidiği, Atatürk’ün halkın ona olan güveni sayesinde gerçekleştirdirdiği devrimin, bilinçli ve bilinçsiz halk kitleleri tarafından nasıl yorumlandığını anlatıyor. Türk Devrimi’nin, Atatürk Devrimi’nin temelleri daha sağlam bir yere oturmuş değildir. Devrimin karşılaştığı tehlikeler vardır. Yüzeysel tedbirlerle yada aldatmacalarla Devrimin gerektiği kadar kök saldığını sanmak, bir aldanmadır.
de kişilerin beklentileri. Barış ve adaletin sağlanmasında gereken herşey yapılmalıdır. Adalet ve barış bir hükümdarın en öndegelen sorumluluğudur. Bu kitapta da Ramses’in adalet ve barış adına yaptıklarından, bunları yaparken karşılaştığı olaylardan bahsedilmiştir. Kitap boyunca Ramses’in Hititlilerle yaşadığı olaylar, ayrılıkcı Lbyalıların isyanları, Urhi-Teşup ve yandaşlarının planları işlenmektedir. Hitit prensesinin kraliçe olması, Hattşil’in Mısır’ı ziyareti, Pi-Ramses…Kitap hala tam olarak bilinmeyen Mısır’ı anlatmaya çalışmıştır. Genelde uslup ve tarz olarak, konu olarak çok güzel bir kitap. Fakat, olayları birde Museviler tarafından dinleyecek olursak Ramses’in o kadar da adaletli bir hükümdar olmadığı anlaşılabilir. Bir kitapta bir kişinin kitap boyu bu kadar övülmesi bence hatalıdır. Ramses serisi hayal ürünlerinin de katıldığı popüler tarih anlayışında bir üründür.
Kitap, M.Ö. 13. yy.da Mısır firavunu I. Seti’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu II. Ramses’in firavunluk döneminde ülkesinde ve çevresinde dönen entrikaları ve Mısır’ı tehdit eden Hititlilerle yapılan Kadeş savaşını anlatmaktadır.
Ağabeyi ve düşmanları tarafından engellenmek istenen II. Ramses’in hayat serüveni boyunca yaşadıklarını ve Mısır'a kazandırdıklarını anlatmaktadır.
Her ne kadar kitapta bir tarihi olay ele alınıyor olsa da, eser bir tarih kitabı veya bilimsel araştırma şeklinde ele alınmıştır. Kitap durağan ve tasvirlerle bezenmişti. Buna ek olarak tam bir subjektiflikle anlatılmıştır. Zaman zaman zor sıkılan okurların bile sınırlarına dayandığını söylemeliyim.
Birbirinden bağımsız gibi görünen bir sürü olayın kitabın sonunda kesişmesi ise kitabın üslubuna ayrı bir renk katmış. Kitap öyküsü ve sürükleyici serüveni açısından oldukça başarılı olmuş. Fakat çeviri bir kitap olmasından kaynaklandığını düşündüğüm büyük bir boşluk kendini hissettirmiş.
Sinekli Bakkal Mahallesinde oturan Rabia ve Ailesinin başından geçenler. Gerçeklerden kaçmamalı zorluklarla yüzleşmeye kendimizi hazır tutmalıyız. Kitap son derece sürükleyicidir. Olaylar gerçekçi bir anlatımla ifade edilmiştir. Karakterleri günümüzde karşılaşacabileceğimiz tiplerdendir.
BM taburunda binbaşı olarak görev yapan Albert Knag’ın okullarda verilen felsefe eğitimi yetersiz ve toplumun felsefenin önemini yeterince brnimsememesinden dolayı Sofi adındaki bir kızın felsefe tarihi içindeki heyecanı ve bir o kadar da düşündürücü olan serüvenini yer aldığı felsefe tarihi üzerine bir roman yazıp bunu onbeşinci yaş gününde kızı Hilde’ye armağan etmesi anlatılmaktadır. İnsanlar dünyayı oldukları gibi kabullenmeyip var oluşlarını, kim olduklarını, neden ve nasıl yaşamaları hakkında düşünmelidir. Felsefeye ilgi duymayanlar için sıkıcı olmaktan öteye geçemeyen fakat ilgi duyanlar için ellerinden düşüremeyeceği, felsefe tarihi üzerine yazılan bu romanda yazar kitabın gençlere de hitap etmesi için ağır bir dil kullanmahtan kaçınmıştır. Kitabın felsefeyle uğraşmaya yeni başlayanlar için yararlı olacağına inanıyorum.