Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ozgur05 Tarafından Yapılan Yorumlar
Farklı kültürler çerçevesinde yetişmiş iki insanın hayatlarını birleştirmeleri sonucunda meydana gelen mutsuz bir evlilik; aşk, tutku, sadakat ve vefa kavramları çevresinde dönen olaylar kitabın konusunu teşkil etmektedir.
Neden köyü anlatmasıyla ilginç olsun ki? Diye düşünürseniz, o dönemi incelemeniz gerekir. Çünkü köyü ve Anadolu’yu anlatan kimse yok. Varsa yoksa İstanbul... Alın ve o dönemin Anadolu’suna bir göz atın.
Okuduğum ilk Kemal Tahir kitabı. Yazarın serisine başlamak niyetiyle bu esere başladım ve ne de haklı olduğumu gördüm. Çorum-Yozgat çevresinde yani Orta Anadolu bölgesinde geçen olaylar eşkıyalık temelinde dönüyor. Katır Adil, Kuru Zeynel, Maraz Ali, Uzun İskender, Çerçi Süleyman eserin başkahramanları. Bu kitabın, eşkıyalığı övdüğü söylenen Yaşar Kemal’in İNCE MEMED serisine atıf niteliğinde olduğu söyleniyor. Eserde daha çok eşkıyalığa bel bağlayan insanlar eleştiriliyor. Ve devrin artık değiştiğini, eşkıyalığın bittiğini vurguluyor. Vurgun yapıp yola düşen dört eşkıya, gece yağan yağmurla pusuya düşüyor ve planlarını gerçekleştiremiyorlar. İşte buradan da eserin adı RAHMET YOLLARI KESTİ çıkıyor. Aslında eserde tam bir hile düzeni var. Uzun İskender, Kavlak adlı eski bir eşkıyanın adamıdır. Ama eşkıyalığı bitirmiş ve Sungurlu’ya yerleşmiştir. Çerçi Süleyman adlı zengin birinin hilesine gelir ve Arif Dede adlı Alevi dedesinin evine baskın yaparlar. Yanına da eşkıya arkadaşları Katır Adil ile Kuru Zeynel’i alır. Ama evdeki hesap çarşıya uymaz ve sonunda yakalanırlar.
Eserde Orta Anadolu’nun şivesi oldukça usta kullanılmış. Yazarın Çorum’da hapiste kaldığı yıllarda çevresini çok iyi gözlemlediği buradan anlaşılıyor. Ayrıca bol bol da mizahi unsurlar var. Eseri okurken oldukça keyif alacaksınız. Konuşmalar sanki sizin yanınızda yapılıyormuşçasına size keyif vereceklerdir. Mutlaka okunmalısınız.
Ayrıca bir söz var ki, bu eserde beni çok etkiledi. III. Bölüme başlarken şöyle diyor yazar:
“İnsanoğlu topraktan yaratılmıştır. Suyun fazlası kendine iyi gelmez. Çamur olur.”
Eylül ayının mahzunluğu ve ölgünlüğünün çöktüğü üç kahraman ve bir aşk hikayesi...Yasak bir aşk,ama yasak olduğu kadar da temiz ve içten.Yazın başlayan bir aşk macerası ve Eylülde sararn bir sergüzeşt.Suad iki erkek arasında kalan bir kadın,Necip kuzeninin karısına aşık olan duygulu bir yürek,Süreyya ise bu aşktan habersiz bir koca...Suad ve Necip,Süreyyayı düşündüklerinden aşklarından vazgeçerler.Belki bu konuyu başka bir eserde okusanız itici gelebilir ama MEhmet Rauf,psikolojik unsurları çok iyi yakalamış ve kullanmış.Zaten bu açıdan da edebiyatımızın ilk psikolojik romanı.Okuyun,kesinlikle....
Eserin en sonunda kızın saçlarına dokunduğunda kız bağırmaya başlıyor ve kahramanlarımızdan iri yapılı olan,kız bağırmasın diye onun ağzını kapatıyor...O sahnede çok etkilenmiştim.Çiftliklerde devam eden bir hayat ve iki kafadarın romanı...