"Bilginin sahibi yoktur. tapusu,efendisi yoktur.Emanettir bilgi,kendinden öncekilerden alır; çoğalır,sağaltır ve kendinden sonrakilere verirsin."(s:15) diyor yazar.
Kitapta da en çok bilgi paylaşaımlarının yapıldığı bölümleri everek okudum.Tolstoy'un eşi Sofie'den tutun da dünya edebiyatında nam kazanmış kadın yazarlara kadar geniş bir yelpazede bilgi sunuluyor.Roman yazmann teknikleri üzerinde de durulmuş aynı zamanda.
"Bir roman yazmak,zaman zaman içinde tek bir AN'ı seçip kopartarak giriş-gelişme-sonuca bağlayıncaya kadar ince ince işlemek demektir. An'dan Zaman doğurma sanatıdır. Hakikati bozmaktır bir anlamda. SAMİM SAHTEKARLIK..."(S:29)
Shakespeare'nin kız kardeşi(Judith) ve Fuzuli'nin kız kardeşi(Firuze) olarak hayal edilen kahramanların yer aldığı bölüm (s:49-56) özellikle hoşuma gitti.
Ve İÇ SESLER(s:67)...Belki de roman denilen bu kitapda elle tutulan birkaç husustan biri.Güzel bir kurgu olmuş.
Genel olarak ise eser hoşuma gitmedi.Çok ön plana çıkartıldı ve bize reklamın kötüsü olmayacağını bir kez daha ispatladılar.Daha önce okuyan birinden tavsiye almış olsaydı veya daha sonraları okumayı planlasaydım(o zaman fikir edinirdim işte) elime almazdım gibime geliyor. Elif ŞAFAK'ı severim ama bu eseri beğenmedim.Neden:
1-Sadece bayanlara hitap ediyor.
2-Roman değil roman yapılmaya çalışılmış.
3-Annelik benim dışımda bir konu.
Ama yine de bardağa dolu tarafından bakacak olursak, sevdiğim bir yazarın bunca yıldır KİTAP DOĞURMASI ile ÇOCUK DOĞURMASI arasındaki hayatına tanıklık etmiş oldum.