Bir yazar romanını yazarken basit olayları kurgular ama içine kendine ait öyle olgular yerleştirir ki işte bu obu YAZAR yapar. Nobel ödüllü bir yazarımız da var,ama ben onu bundan önce de KARA KİTAP,BEYAZ KALE,BENİM ADIM KIRMIZI ile tanıdım.Ve bu kitap bambaşkabir tat.Roman karakterlerini farklı bir anlatımla dile getiriyor.Anlatılacılar Tipolojisi diye bir ders almıştık okuldayken.Orda yazarların eserlerini hangi açıdan anlattıklarını öğrendik.Ama ben Orhan PAMUK gibi anlatan bir tipoloji örneğini hatırlamıyorum.
Benim Adım Kırmızı adlı eserinde köpekten paraya her şeyi konuşturan yazar, bu eserinde karakterleri kendi iç dünyaları ile konuşturuyor.Ve kendisi ortalarda hiç yok.Kitapta yazara rastlamıyorsunuz.Her karakter kendini ve olayları anlatıyor.
Nobel aldı ve hep tartışıldı.Bir ülkenin aydınları konuşmalı,konuşmalı ki bir şeyler tartışılmalı.Orhan PAMUK bunu dedi. öbürü şunu dedi... Bize düşen onların dediklerini tartışıp doğruları bulmaktır.
Ortada büyük bir soru var: Bir gazeteciye ve her şeyin ötesinde bir insana kurşun sıkan ve bunu milli hislerle yaptığını söyleyen Ogün SAMAST mı daha ulusalcı, yoksa Türküye'yi ve bizi tüm unsurlarımızla anlatan,dünyaya tanıtan,Türkçemizi mükemmel kullanan,dilimizi zenginleştiren,kültürümüzü genişleten,dünyada Türk adını duyuran Orhan PAMUK mu daha ulusalcı???