Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar
Son dönem yaşanan internet aşklarının güzel bir yansıması olmuş kitap. Basit güncel bir dille yazıldığından okumak sıkmıyor.. Teknolojinin hızla gelişmesi hayatımızı nasıl kökten değiştirdiyse aşklarımızı da sanal ortamlara taşıdı.. Hiç görmeden yaşanan aşklar nasıl geçici oluyor ve ne çabuk elden kayıyor. Bu konunun analızi yazarlarca yapılmış ve gözler önüne serilmiş.. Çok eğitici değil ama keyifle okunabilecek bir kitap..
Öncelikle kitabı çok gerçekçi buldum. Çünkü bizlerde kitabın kahramanı Lamia gibi hayatımızda gel gitler yaşıyoruz. Her ne kadar itiraf etmesek de aşık olduğumuz insanı ve duygularımızı zaman zaman sorguluyoruz. Yani masallardaki gibi ölümsüz aşk yok.. Duygular geçici olabiliyor..Lamia nın yaşadığı fırtınalı hayat bir o kadar da duruluyor. Çünkü geçmişiyle hesaplaşıyor. Çocukluğunun geçtiği kasabaya gidiyor orada bıraktığı sorunları çözüyor.. Duygularını sorguluyor. Yarım kalan hesaplaşmasını yapıyor... en iyi karar karar vermeye karar vermektir. Yazar Lamiayı anlatırken ruh tahlillerini çok güzel yapıyor. Olaylar arasında uyumlu bir bağ var. Uzun olmasına rağmen oldukça sürükleyici bir kitap olmuş.
Aslında önyargılarım yüzünden hiç Duygu Asena kitabı okumamıştım. Uç bir yazar olduğunu düşünüyordum. Oysa o kadar güzel benim duygularımı düşüncelerimi anlatmışki sanki kendimi okudum.. Ayrıca ruh tahlilleri hiç sıkıcı değil dili oldukça akıcı ve üslubu çok hoşuma gitti. Sanki aynaya baktım ve beni tanıdım benim dünyamı öğrendim diyebilirim.. Ben çok beğendim.. İnsanoğlu yüzyıllardır aşkın tarifini ararken o aslında aşk da yok diyor..
Okuyunca göreceksiniz bunu demek te o kadar haklı ki... kesinlikle tavsiye ederim..
Daha çok küçükken anne ve babasını kaybederek teyzesi ve onun çocklarıyla birlikte yaşayan Lamia, hep ilgi ve hep sevgiyi arzulamaktadır. Onun için karşısına çıkan ve onu isteyen kişileri seviyorum sanarak, onları reddetmemektedir. Çocukluk aşkı olan kocası ile gençlik ilk aşkı olan turan arasında kalan Lamia aslında tam olarak ne istediğini kendisi de bilememektedir. Hiç bir zaman çocuğunun olmayacağını öğrenmesiyle girdiği bunalım onu yeni bir dönemece getirmiştir. Geçmişin külleri arasında aradığı ilk gençlik aşkı Turan'a kavuşabilecek mi yoksa ilk kez Ali de yaşadığı heyecan güven ve şevkat ile mi yetinecek. Heyecanlı olduğu kadar eski zamanları ve köy hayatını sergilemesi açısından hoş bir kitap olmuş. Zevkle okudum. Sonra da internetten Yeşilce beldesini ve çerkez tavuğunu araştırdım:)
Kitabı okuduğunuz zaman kitabın ismi gerçekten çok anlamlı geliyor çünkü atiye bütün hayatı boyunca hep küçük hanım olarak anılıyor ve öyle çağırılıyor. Bu da asıl adının atiye olduğunu unutturuyor.. Küçük hanım diye çağrılmasının sebebi ise Bir köy ağası olan küçük beyin kızı olması ve saray gibi bir konakta dünyaya gelmesi özel hocalardan ders alarak yetiştirilmesi.. Yani Küçük hanım doğuştan asil.. ve tüm ömrü boyunca da bunu sürdürecek.. Yaşadığı her çevrede farkını hissettirecek bazan insanları ezecek onun bu asil duruşu.. Çok çalışkan azimli asil bir atatürkçü kadına yakışmayan hazin bir sonu var küçük hanımın.. İnsanı gözyaşlarına boğan.. Kitap yüreklerde derin izler bırakacak türden.. Ençok Ruh ve sinir hastalıkları hastanesindeki durumu beni çok üzdü küçük hanımın.. Sevgiyi yüreğinde duyan ve karşılığı da başka yürekte olduğu halde kavuşamayan hazin bir aşk öyküsü bu aynı zamanda... Zaten yazarın dört adet kitabını okudum hiç birinde aşıklar kavuşamadılar..Ama sevmekten de vazgeçmediler.. Çok akıcı yazan bir yazar.. yeni kitaplarını bekliyorum...