Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar

22.03.2007

Yalan söylemek, ille ağzımızdan çıkan kelimeler değildir. Hile yapmak, dolandırmak, kalpazanlık yapmak ve daha bir çok şeyi yapmak yalanın diğer branşları olmaktadır. Politikacılar, sanatçılar, bilim adamları kısacası tüm meslek dallarında rastlayabiliriz yalan ve yalancılara. Örneğin; kuduz aşısını Pasteur’ un bulmadığını, Toussaint adında rakibi olan bir başka veterinerin deneyleri sonucunda elde ettiği aşıyı, kendi bulmuş gibi gösterdiğini ve bunun sonucu olarak ta Toussaint’ in birkaç ay sonra, sinir krizi geçirerek öldüğünü biliyor muydunuz?. Kitapta bu ve buna benzer örneklerin her meslek dalında çoğaltılabileceği vurgulanmıştır.

Kitap konu itibari ile çok ilginç. Yalancılığın psikoljisi incelenmiş. İlginç araştırma sonuçları bulunmuş. Gerçekten neden yalan söylüyoruz hem de ta Adem ve Havva dan beri ... Kitap bu soruya cevap arıyor...
22.03.2007

Öznenin çoğul olduğu bir cümlede; özne insansa, yüklem de çoğul; özne insan değilse yüklem tekil olmalıdır.Eğer insansa özne ve yüklem tekil kullanılırsa bir aşağılama söz konusu oluyormuş çok ilginç bunu bu kitaptan öğrendim gerçekten yararlı bir bilgi. Dilbilgisine ve öz dilimiz olan türkçeye şuanda çok duyarsızız yazara katıldığım çok nokta var neden her programa şirkete sürekli yabancı isimler koyuluyor lütfen türkçemize sahip çıkalım o bizim ana dilimiz biz sahip çıkmazsak kim çıkacak?...
22.03.2007

Etik ahlakın temellerini inceleyen felsefe dalıdır. Bir kimsenin davranışlarına temel olan ahlak ilkelerinin tümüne denir. Bu kitapta bu kavramların eğitim üzerindeki etkisi anlatılmaktadır. Eğitim; bir çocuk ya da ergenin yetiştirilmesinin yönlendirilmesidir. Bir kimsenin herhangi bir etkinlik alanında yetiştirilmesi; bu alanda bir kimse ya da bir grupça edinilen ahlaksal, kültürel, entelektüel ya da teknik bilgiler bütünüdür. Yeni eğitim anlayışında öğrenci artık, konuların belirlenmesine, uygulanacak yöntemlerin seçiminden derslerin işlenmesine ve ölçme değerlendirmeye kadar kendi öğrenim sürecinin bütün aşamalarında sorumluluğunu yüklenen kişidir. Öğretmen yine de öğretimin vazgeçilmez bir ögesidir. Ancak bilginin tek kaynağı değildir; üstlendiği rol yol göstericiliktir.
22.03.2007

Gasson Diyor ki:
• “Kitabımı okuyup ta kendi vaziyetine uyan teşhisleri gören, ve gösterilen çarelere sarılmayan bir insan kurtarılmasına imkan kalmamış bir zavallıdır. Ben öylelerine gömülmemiş ölüler, derim.”
Tahammül Her Şeyin Üstündedir.
• Gazetelerde insanın hayattaki rolü hangi yaşta biter diye birçok anketlere şahit oldum. Bence bu sorunun cevabı şudur: Bir insan rolünün hangi yaşta biteceğine inanıyorsa, rolü o yaşta biter.
Kitapta gassona ait daha bir çok güzel söz ve düşünce var oldukça faydalı bir kitap olduğuna inanıyorum
Her büyük başarı, büyük bir mücadelenin neticesidir. Mücadelenin zor tarafı fedakarlıktadır. Fedakarlık başlı başına bir mücadeledir. Hem canının her istediğini yapacaksın, hem de başarılı olacaksın; bu mümkün değil. Yükselen ağaç rüzgarın kamçısıyla iyice pişer, kuvvetlenir. Zorluklar hayatımızın bile taşıdır. İşte zengin çocuklarının ekseriya zayıf kalmalarının başlıca sebeplerinden biri de, bunların üstesinden gelmeye çalışacakların zorlukların olmamasıdır. Bunlar ağızlarında altın kaşıkla doğmuşlar, zavallılar kuvvetlenmek için hiç bir fırsat bulamamışlardı.

Kitap zorluklarla mücadele edebilmek için güzel bir rehber olacak nitelikte
22.03.2007

En zor meslek olduğu halde hiçbir eğitime tabi tutulmayan ana babaların bu kitapta yalnızca yöntem ve becerileri öğrenmekle kalmayacağı aynı zamanda onları ne zaman ve hangi amaçla kullanacakları da anlatılıyor.

E.A.E.nin başarılı olması anne ve baba tarafından birlikte tatbik edilmesiyle mümkündür.

Ana baba kabaca üç gruba ayrılabilirler;Birinci gruptakiler her zaman haklı olduklarını ve güç ve otoriteleriyle çocuğu kurallara uymaya zorlayanlar; gerekirse ceza vermekle korkutan ve ceza verenler; ikinci gruptakiler çocuklarına fazla özgürlük tanıyan ve çocuğun gereksinimlerinin yerine getirilmemesinin zararlı olduğuna inananlar; üçüncü gruptakiler ise bocalayanlar.

Bugünün ana babaları çocuk yetiştirmede ben kazanayım sen kaybet veya sen kazan ben kaybedeyim metodundan başkasını bilmezler E.A. E. programının yöntemi ise "Kaybeden yok"diye adlandırılıyor.

Her alanda eğitim şart olduğu gibi en çok da anne ve babaların eğitimi şart. çünkü gelecek nesiller olan çocuklarımız kendilerini bildikten itibaren kendilerine model olarak anne ve babayı görüyor onları örnek alıyorlar