Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar
Bana kitabın adı çok güzel geldiği için aldım ama hiç Reşat Nuri Güntekin e yakışan bir kitap olmamış bence. Çalıkuşu olsun yaprak dökümü olsun hepsi ayrı bir şaheser ama bu kitabın ne konusundan birşey anladım ne de anlatış tarzından. Bir de eski dil kelime çok fazla olduğu için oldukça yorulmam da cabası. Sürekli medrese kültür ile softalıktan bahsedip laiklikle karşılaştırmış. Çok sıkıldım. Kapkara bir dünya anlatmış içim karardı. Hiç tavsiye etmem
ben duygularını bu kadar güzel ifade edebilen bu kadar samimi bir dille yazan bir başka yazar görmedim. Jülide Gülizar ikinci kitabı olan Ah Baba Ah da dedelirinin köklerinden başlamış anlatmaya. Annesinin babasının evlilğinden çocukluğundan kendi hayatına dair herşeyi açık seçik anlatmış. Ben de hep merak etmişimdir köklerimin nereye dayandığını Mesela anneannemle dedem nasıl evlendi babannem dedeme aşık olmuşmuydu ben doğduğumda neler hissettiler. Bu açıdan kendimi bulduğum bir kitap oldu. Hiç sıkılmadan okudum. Yalnız biraz Ayşe Kulin'in romanı olan Füreya'yı andırıyor. Belki de ikisini aynı zamanda okuduğum için öyle düşündüm. Belki de Füreya ilk kadın seramik sanatçımız Jülide Gülizar ise ilk kadın spikerlerimizden biri olduğu içindir. Sonuçta iki önemli bayana ait biyografi içeriyor. Durum böyle olunca da benzerlik gayet doğal.
Sonuç olarak Ah Baba Ah harika hiç sıkmayan bir kitap olmuş. yeni nesilin tanımadığı Jülide Gülizar kendini çok iyi anlatmış ve sevdirecek de eminim bu kitabı sayesinde.
Benim bu romanda en çok hoşuma giden romanın olağanüstü kurgusu. Bir hastanede ölümü bekleyen bir kadın var herkes uyuyor sanıyor ölümü bekliyor sanıyor oysa o düşünüyor zaman zaman görüyor ve bir yolculuğa başlamanın hazırlığı ve heyacanı içerisinide. Aklından tüm geçenleri ve anılarını onun ağzından dinliyoruz. Tüm hayatını acı ve tatlı her anını bazan gülerek bazan hüzünlenerek aktarıyor bize.
Ayşe Kulin i bu yüzden çok seviyorum. Ayşe Kulin'in belli bir zaman sıralaması yok. Hem şimdiki zamanı anlatıyor hem hemen şu anla bağlantısı olan geçmiş zamanı anlatıp müthiş bir bütünlük sağlıyor. Bu da romanı okumayı ayrı bir zevk haline getiriyor. Belki Füreya'nın çocukluğundan başlasaydı anlatmaya yavaş yavaş bu güne gelseydi daha az çekici bir roman olurdu. Ama hastaneden başlıyor ve bugünlere onu nelerin getirdiğini tek tek yeri geldikçe anlatıyor.
Önceleri bocalamama rağmen şimdi bu tarzı çok seviyorum. Ayrıca Füreya ilk kadın seramik sanatçımız olması yönünden ve yaşadığı gel gitler yüzünden oldukça merak uyandırıcı sıkmayan bir kitap olmuş..
Bu kitabında yer yer hüzünlü yer yer ilginç öykülere yer vermiş Ayşe Kulin. Her zamanki gibi sade dili ve akıcı türkçesiyle sanki Kulin'nin yazdıklarını okumuyorsunuz da öyküleri bizzat yaşıyorsunuz.
Ben Ayşe Kulin'' in en son Nefes Nefese adlı kitabını okudum ondaki nefes kesen heyacan ve serüveni bunda bulamadım Ama yine de bu kitabı okumak da vakit kaybı olmaz bence. Birbirinden güzel öykülerle zaman zaman başka hayat ökyülerini keşfetmek zaman zaman da kendinizi ve kendi hayatınızı bulmak oldukça cazip. Özellikle Foto Sabah resimleri adlı öyküde kendimi bulur gibi oldum. Çünkü ben de anneannemi yeni kaybettim. Sanki benim duygulraımı benim hislerimi yansıtmış satırlarında onun için çok heyecanlandım o öyküyü okurken.
Kitabın sadece yazarının adından bile albenisi var okunmaya değer
Atatürk'ün özel hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip olmayan ben bu kitapta Latife hanımla Atatürk'ün nasıl tanıştığı nasıl evlendikleri tartışmaları ve en sonunda boşanmalarını ilk kez okudum ve açıkcası hayrete düştüm. Çünkü ben boşandıklarını bilmiyordum. Atatürk'ün özell hayatına dair çok fazla yayın olmamasından olsa gerek ilk kez burda okudum. Hem üzüldüm hem garip duygular yaşadım . Bir milleti kurtaran vatanını geri ve daha güzel bir şekilde geri veren lider olan Atatürk kendi evliliğini belki de bu uğurda kaybediyor kurtaramıyor.
Yani Atatürk'ün kararlı cesaretli ve inatçı yönü evliliğinde de kendini göstermiş 2 yıl altı ay ve 4 gün süren evliliğini inatla ve kararlılıkla bir celsede bitirebiliyor. Belki vatanı uğruna belki de aşkı bittiği için ...Atatürk'e ne kadar çok şeyler borçlu olduğumuzu bir kere daha anladım