Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar

04.01.2006

Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel
Her baharda gece gündüz her saniye
Seni seviyorum
Seni seviyorum
Seviyorum seni diyebilmek ne güzel

Bir kere sevdaya tutulmayagör
Ateşlere yandığının resmidir
Aşık dediğin mecnun misali kör
Ne bilsin alemde ne mevsimidir

Çünküsü yok nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde
Ve hasretin içimde
Seni seviyorum
Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak
Hiç kapatmamak telefonu
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe ...

ya fizik olarak ses olarak kişilik olarak bu kadar güzel bir insan olabilir mi. Bir de butüm bunların yanısıra harika bir şair çok duygulu hassar bir şiir işçisi. Haber spikerliği yaptığı dönemden tanıyorum Şebnem kısaparmağı. O zaten ne yapsa iyi yapıyor. Çünkü bir işi yapmak için değil hakkını vererek yapıyor. Bu tür sanatçılar herzaman desteklenmeli takdir edilmeli. Şiirlerinde çocukluğunun izleri var yer yer Gurbetçilere yönelik şiirleri de çok sayıda. Ben bir şiirde çok ağladım. O da asker mektubu görülmüştür idi. Bu kadar duygulu ve bu duyguyu da bu kadar hünerle yansıtabilirmi bir insan dizelerine tebrik ediyorum kendisini çok seviyorum
04.01.2006

Son osmanlı padişahlarından olan Vahdettin bize ilköğretim okulları ders kitaplarında hep vatan haini olarak gösterildi diyor yazar bu kitapta. Oysa o sadece dönemin koşullarına göre hareket etmek zorundaydı. Yani yazar Vahdettini haklı göstermiyor ama şartları o anki o ortamın koşullarında başka birşey yapılamayacağını anlatmak istemiş.
Beceriksizlik ve tecrübesizliğin nasıl bir milleti çöküşe götürdüğünü görmek ve ibret almak için harika bir eser. Yakın tarihin bilmediğimiz gerçeklerini yansıtan bir ayna olmuş kitap. Meraklılarına ...
03.01.2006

Evet bu hayvan çiftliginde domuzlar kendilerini yönetici seçtiriyorlar. Başta kendilerini hoş gösteren domuzlar her geçen gün biraz daha fazla imtiyaza sahip oluyorlar. Duvarda yazılan kuralları gece gizlice değiştirip diğer çiftlik sahiplerini birbirlerine vurduruyorlar. Menfaatleri uğruna her kuralı kendi lehlerine degiştirerek Çiftlikte herkes eşittir bazılara daha çok eşittir kuralını yürürlüğe sokuyorlar. Diğer çiftlik sakinleri de ayakta uyuyorlar. En sonunda herşeyi anladıklarında ise iş işten çoktan geçmiş oluyor.
Kitabın taşlamaları zamanımıza uyarlanırsa oldukça ilginç sonuçlar çıkarılabilir doğrusu..
31.12.2005

Adam Gibi



Ben seni hiç sevmedim ki
Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Birde yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip,
Gözlerinde tutulan.
Ben seni hiç sevmedim ki
Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi
Geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisan'a hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğün zaman kanayan yaralarını
Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim


Şiirleri kadar konuşması ve diksiyonu hatta ses tonu da çok güzel bir şairimiz İbrahim Sadri. Onu her yönüyle beğeniyor ve takdir ediyorum. Sadece bir programını izlemiştim saatlerce başından kalkamadım çok ilginçti. ama hepsi bir senaryodan bir şakadan ibaretmiş sonunda açıklamadılar. Kendimi aptal gibi hissettim. Keşke böyle birşeye alet olmasaydı. Bunun dışında dönemimiz gençlerine hitap eden bir şair olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kendini şair olarak görmese de
31.12.2005

BEN SANA MECBURUM BİLEMEZSİN

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu...


Ayrılık Sevdaya Dahil

Acilmis sarmasik gulleri kokulariyla baygin
En gorkemli saatinde yildiz alacasinin
Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis icimde kader
Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genc kadin
Ruzgar uzak karanliklara surmus yildizlari
Mor kivilcimlar geciyor daginik yalnizligimdan
Onu cok ariyorum onu cok ariyorum
Heryerimde vucudumun agir yanik sizilari
Bir yerlere yildirim dusuyorum
Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
Ay isigina batmis karabiber agaclari gumus tozu
Gecenin irmaginda yuzuyor zambaklar yaseminler unutulmus
Tedirgin gulumser
Cunku ayrilik da sevdaya dahil cunku ayrilanlar hala sevgili
Hic bir ani tek basina yasayamazlar

Yeni kaybettiğimiz şairn neredeyse bütün şiirleri meşhur. Hepsi çok seviliyor. Zaten çoğu şiiri de şarkı yapıldı. Türkiye gerçekten çok değerli bir şairini kaybetti. Şiirleri yanısıra hikayeleri ve çok meşhur olmuş film senaryoları da vardır. Kartallar yüksek uçar diye filmi izlenme rekorları kırmıştır. Kime sorsanaz Attilla İlhanı herkes tanır ama farklı anlatır. Bir çok özelliği vardır. Atilla İlhan yüzyılımıza imzasını atan, dünyayı çözmüş, yorumlamış ve ona çözümler üretmiş bir düşün adamıdır