Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar

29.12.2005

Mehmet Öz bu kitabında batının tıp iliminden değil eski tıp bilgilerinden keşfe çıkıyor. Hastalarından duyduklarını da bizimle paylaşmayı ihmal etmiyor.
İki kalp nakli yapılan hastayı karşılaştırıyor. Biri sevgi desteği ile iyileşiyor diğeri kimsesi olmadığı için ölüyor. Kalbi üçe ayırıyor pisikolojik kalp ruhsal kalp duygusal kalp diye
İyileşeceğine inanan ve hayatı seven insanların daha çabuk iyileşebileceklerini savunuyor. Bence çok haklı. İnanmak ve ümid etmek herşeyin başı çünkü. İnsan hayalleri ümitleri olmayınca hele sevdikleri olmayınca yaşayamaz. Mehmet Öz çok güzel bir konuya değinmiş.
29.12.2005

Mükemmel bir kitap. Zaten Can Yücel'in mükemmel olmayan bir kitabını görmedim.
Çok duygulu satırlarla yüzyüze geldim. Atamız ne kadar çok sağlığından fedakarlık etmiş bizler için. Yurt dışından gelen hekimleri bile kabul etmiyor çünkü onun hasta olduğunu öğrenmelerini Tük milletinin korumasız kaldığını düşünmelerini istemiyor. Son gücüyle hasta olmadığını gösterircesine Hatay'ı almak için gururla ayakta duruyor. Ölüm döşeğinde bile Ankara'yı sayıklıyor. Herşey için teşekkürler Atam Sana layık olmaya çalşacağız ve seni hiç unutmayacağız sen yerinde rahat uyu...
29.12.2005

Kitap konu itibariyle harika bir konuya değinmiş. Ama eski dildeki kelimelerin fazlalaığı konuya konsantre olmaya engel oluyor. (Gerçi yayınevi düşünmüş eski dil kelimelerin anlamlarını altı çıkarmış .ama yine de konunun içine girmekte biraz zorlandım ilk başta sonra yavaş yavaş aalıştım sanırım)
Halide Edip Adıvar gerçekten çok güçlü bir kalem. Zaten Ateşten Gömlekte de bu belliydi. Vurun kahpeye dönemin Anadolusunda geçiyor. Biraz Çalıkuşunu andıran yerler sezinledim. Kasabadaki zengin ve fakir ayrımına karşı çıkıp adaleti sağlamaya çalışan bir öğretmeni konu almış bu kitabında yazar. Bu öğretmenik bir asker kızı olması sebebiyle ciddi gururlu onurlu bir öğretmen.Aliye. Her türlü baskınını karşısında cesurca yıkılmadan capcanlı ayakta duruyor. Ama sonu çok hazin. "Toprağınız toprağım eviniz evem burası için bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım vallahi ve billahi'' diyen herşeyden fedakarlık edip Anadolunun eski bakımsız güzelliklerden mahrum bir okuluna öğretmenlik yapmak için gelen dal gibi fidan gibi çiçeği burnunda gencecik bir kız Aliye ve tüm yaptığı fedakarlıklara karşı aldığı ödül ise çeşitli iftiralara uğramak ve en sonunda da taşlanarak öldürülmek. İşte bizim milletimiz cahil baskıcı ön yargılı bju kötü ala
ışkanlıklarıyla vatana hizmet için ad içmiş birine verdiği karşılık bu oluyor. Bütün bu yanlışlar ancak eğitimle ve okumakla düzelecek inşallah
27.12.2005

Ortaokul öğrencileri kendi aralarında Gökkuşağı adında bir çete kurmuşlardır. Öğretmenleri okullarının 100. Yıl kutlamalarında her sınıftan ayrı bir fikir üretmelerini ister. Bu çetenin bulunduğu sınıf da okula bir kütüphane yapılması fikrini önesürer. Bu kütüphane içinse okulun arka bahçesinde bulunan harabeyi önerirler. Bu fikir Müdür yardımcısının ve bahçıvanın hiç hoşuna gitmez. Çünkü orada kaçakçılık işlerini sürdürmektedirler. Gökkuşağı bu olayın üzerine gider ve bu kaçakçılık çetesini ortaya çıkartıp suçluların adalete teslim edilmesini sağlarlar. Kütüphane fikirleri de 1. olarak ödül alır. Bu ödülü kütüphaneye bağışlarlar. Ama artık yaşadıkları bu kadar tehlikeden sonra normal yaşantılarına dönmeleri kolay olmayacaktır.
İpek Ongun'un bu kitabı buram buram macera kokuyor. Saf temiz ve cesur çocukların elele vererek tüm zorlukların nasıl üstesinden geldiğini arkadaşlık ve dostluğun ne kadar önemli değerler olduğunu bir kez daha vurguluyor.
27.12.2005

Bence toplumumuzdaki çarpıklakları kavramak açısından bu roman mutlaka okunmalı .
Tefecilik yaptığı için bir çok aileyi sefalete götüren tefeci bir kadını öldüren sonra da bir kadını daha öldürmek zorunda kalan Raskolnikov'un içindeki duygu savaşları. Kanundan kaçışı. Bu sırda aşkı tadışı ve o aşkın tesiriyle teslim oluşu. Daha sonra teslim olduğu için ve daha önceki iyi hali için az bir cezaya çarptırılması ve aşık olduğu kızla mektuplaşması konu edilmiş. Önce suçu ve suça iten nedenleri işlemiş Dostoyevski sonra suçluluk duygularını kaçma ile teslim olma arasındaki psikolojik travmaları ve sonra da işlenen bir suçun cezasının çekilerek vicdanını az da olsa rahatlamasını konu ediyor. Akıcı ve sürükleyici bir kitap