Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

....EsiLa ... Tarafından Yapılan Yorumlar

22.12.2005

SEVGİLERDE
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz.)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil 16 Nisan 1916 da İstanbul Fatih de doğdub. 63 yıllık yaşamına 13 adet şiir kitabı, muhtelif sayalarda mektup düzyazı radyo oynu çeviri ve çok sayıda ödül sığdırdı.
13 Aralık 1979 da geçirdiği bir rahatsızlık dolayısıyla Cerrahpaşa tıp fakültesinde hayata gözlerini yumdu.

Onun şiirlerinde dikkat ederseniz hiç abartı yoktur. Hayatın kendisini taşımıştır dizelere. Olduğu gibi açık seçik ve yalın bir şekilde. Duru ve kacı türkçesi sayesinde hiç eskimeyen bir şair olmuştur.
22.12.2005

Bizim de bir masal dünyamız var, uçsuz, bucaksız bir dünya bu. Keloğlanı da içine alır peri kızını da içine alır dev anasını da seni de içine alır beni de gene de bir kabuğuna sığar yedi dünyaya sığmaz Hani şu masal dünyasını bir dönüp dolanayım diye, demir çarık demir asa yola düşseniz dere tepe düz altı ayla bir güz gitseniz bir arpa boyu yol gidersiniz ancak! İyisimi gelin derelerden sel gibi tepelerden yel gibi geçecek lale sümbül derleyip soğuk sular içerek daha da yorulursanız Hızırın atına binerek bu masal diyarına hoşgeldiniiiiiz....
Hangimiz dinlemedik bu masalları büyüsüne kapılarak. O sihirli dünyada hayallerimizi hep gerçekleştirdik. Hayal gücümüz hep o ata yadigarımız masallar sayesinde gelşiti. Eflatun cem Güney de bu masalları masal anlat masal anlat diyen çocuklarına masal uydurmak zorunda kalan anne babalar için hazırlamış olsa gerek. Duru ve akıcı diliyle birbirinden güzel tekerlemelerle hep elinizin altındırda bulundurmanız gereken bir kitap olacak
21.12.2005

Dünya çocuk edebiyatında haklı yerini almış ve yıllarca eskimeyen Bonnels'ın yazdığı sürükleyici bir hikaye bu. Arı Mayanın dünyaya gözlerini açmasıyla başlıyor hikaye. Lafonten gibi Bonnels da hayvanları konuşturarak onlara birer kişilik kazandırıyor ve onların penceresinden hayali bir dünya kuruyor çocuklara.Bu sihirli dünyada da yok yok. Arı mayanın diğer arılarla ve kraliçe arıyla ilişkileri binbir çiçeklerle dolu bir ot ormanındaki maceraları, çekirge, cırcır böceği, kelebek, eşek arısı gibi daha nice hayvanla tanışması, tanışırken de çocuklara havyanları tanıtmasından oluşuyor öykü. Bonels çocukları eğlendirirken öğretiyor öğretirken düşündürüyor. Çocukların çevremizde uçuşup duran doğanın bir parçası olan hayvanları tanımaları ve onlara zalimce davranmaktan sakınmaları açısından bunun ötesinde de ön yargılı olmamayı öğrenebilecekleri bir öykü...
21.12.2005

Dünya çocuk klasiklerinden bir öykü kitabı daha; Karlar Kraliçesi...
Hans Kristion Andersen tarafından çocuklara hediye edilmiş bu kitap. Aslında bu öykü Gerda ile Kay'ın masallaşan arkadaşlık öyküsü. Soğuk kış günlerinde bile birbirlerinden ayrılmamanın yolunu isıttıkları madeni paraları buzlanmış pencereye yapıştırarak açılan delikten birbirlerini görebilmeyi sağlayarak bulan iki arkadaştır onlar.Bir gün şeytanını kötülük aynasını kırıp cam kırıklarını yeryüzüne serptiğinde bir cam kırığı da Kay'ın gözüne girer ve o günden sonra Gerdaya karşı davranışları değişir. Gerda bir gün gezinti esnasında Kay'ı kaybeder ve onu ararken kendisi de kaybolur Biri buzdan bir sarayda karlar kraliçesinin esiri olmuştur diğer bir büyücünün bahçesinde hapsedilmiştir. Acaba kurtulabilecekler midir?Çocuklar için enteresan olduğu kadar da fantastik bir öykü sayılabilir. Soluk soluğa okuyacaklar..
21.12.2005

Ünlü dünya klasiklerinden olan Stowe'nin yazdığı bu yapıtı ilkokul dördüncü sınıftayken okumuştum. ,geçenlerde elime geçti ve tekrar gözden geçirme fırsatı buldum. Efendilik ve kölelik üzerine yazılmış bir kitap. Zencilerin de birer insan oldukları unutulmuş, olmadık işkenceler yapılmış, para kazanma aracı görülerek alınıp satılmışlar. Sırf biraz daha fazla kazanmak için anne ile çocuğunu ayırmaya çalışan beyaz efendiler bir yanda çocuğundan ayrılmamak uğruna ölümü bile göze alan bir köle Elisa. Korkunç zulümlere uğrayan şiire ve güzelliğe ilgi duyan çok hassas duygulu ince bir insan olan tek suçu da zenci ve köle oluşu olan Tom Amca.Özellikle çocuklar içinIrkçılığın ve renklerinden dolayı insanlar arasında ayırım yapmanın ne kadar kötü bir yanlış olduğunu anlamaları açısınıdan vazgeçilmez bir öykü. Aslında bu eseriyle Stowe büyük küçük her kesimdeki okuyucuyu hedef almış.